🚧 Bu site test (deneme) aşamasındadır — içerik ve özellikler geliştirilmektedir.
BTProf. Dr. Burak TatlıÇocuk Nörolojisi ve Gelişim
الفصل 3 · Genel Giriş

Tanı Süreci ve İlk Değerlendirme Yaklaşımı

Intended for healthcare professionals

Nörokütan hastalıklar embriyonik dönemde nöroektoderm ile ortak köken paylaşan doku sistemlerini birlikte etkilediğinden, deri bulguları çoğu olguda santral sinir sistemi tutulumundan önce fark edilebilen en erken ve en erişilebilir tanısal penceredir. Bu nedenle şüpheli olguya yaklaşım, sistematik bir deri muayenesiyle başlayıp nörolojik, oftalmolojik ve antropometrik değerlendirmeyle genişleyen, ardından hastalığa özgü tanı ölçütleri ve bazal tetkik paneliyle tamamlanan basamaklı bir süreç olarak kurgulanmalıdır. Bu yapılandırılmış yaklaşımın amacı, gereksiz tetkik yükünü sınırlarken hafif seyirli, segmental ve mozaik olguların gözden kaçmasını önlemektir.

Dermatolojik Muayene: Tanısal Pencere

İlk değerlendirme, tüm vücut yüzeyini kapsayan sistematik bir deri muayenesini gerektirir. Hipomelanotik maküller gibi açık renkli lezyonlar normal aydınlatmada, özellikle açık tenli çocuklarda gözden kaçabilir; Wood lambası (uzun dalga boylu ultraviyole) altında bu lezyonların çevre deriden kontrastı belirginleşerek görünürlüğü artar. Muayene yalnızca lezyonların varlığını değil; sayısını, boyutunu, dağılımını (Blaschko hatları, segmental veya dermatomal yerleşim) ve zamanla değişimini de belgelemelidir, çünkü birçok bulgu yaşla ortaya çıkar veya belirginleşir.

  • Hipomelanotik makül (ash-leaf / dişbudak yaprağı): tüberoskleroz kompleksinin en erken deri bulgusu; Wood lambasıyla belirginleşir.
  • Kafe-au-lait makülü: nörofibromatozis tip 1'in erken göstergesi; ayrıca tüberoskleroz kompleksi, Legius sendromu ve McCune-Albright sendromunda da görülebilir.
  • Fasiyal anjiyofibrom ve şagren plağı (kollajenoma): tüberoskleroz kompleksine özgü, genellikle çocukluk çağında beliren bağ dokusu lezyonları.
  • Ungual / periungual fibrom (Koenen tümörü): tüberoskleroz kompleksinin sıklıkla adölesan dönemde ortaya çıkan geç bulgusu.
  • Port-wine lekesi (kapiller malformasyon / nevus flammeus): trigeminal dağılımda yerleştiğinde Sturge-Weber sendromu açısından uyarıcıdır.
  • Aksiller veya inguinal çillenme (Crowe belirtisi): nörofibromatozis tip 1 için oldukça özgül bir bulgudur.
  • Nörofibrom (kutanöz veya pleksiform): nörofibromatozis tip 1'in karakteristik tümörleridir; pleksiform tip malign transformasyon açısından izlenmelidir.
  • Blaschko hatlarını izleyen lineer lezyonlar: inkontinensiya pigmenti, hipomelanozis of Ito ve epidermal nevüs sendromlarında görülen mozaik dağılım paternidir.
Klinik İnci
  • Wood lambası muayenesi karartılmış bir odada yapıldığında hipomelanotik maküllerin duyarlılığı belirgin biçimde artar; açık tenli bebeklerde bu maküller tek tanısal ipucu olabilir.
  • Deri bulgularının Blaschko hatları boyunca ya da segmental dağılım göstermesi, altta yatan somatik mozaisizmi düşündürür ve kan bazlı genetik testin negatif çıkabileceğini öngörür.

Nörolojik Muayene ve Gelişimsel Değerlendirme

Deri muayenesini ayrıntılı bir nörolojik muayene ve yaşa uygun gelişimsel değerlendirme izlemelidir. Gelişimsel basamaklar, kas tonusu, derin tendon refleksleri, kraniyal sinir muayenesi ve fokal nörolojik bulgular sistematik olarak kaydedilmelidir. Epilepsi birçok nörokütan hastalıkta erken ve sık görülen bir bulgu olduğundan, nöbet öyküsü — özellikle süt çocukluğu döneminde infantil spazm ve fokal nöbetler — titizlikle sorgulanmalıdır. Bilişsel, davranışsal ve nöropsikiyatrik boyutlar (örneğin tüberoskleroza bağlı nöropsikiyatrik bozukluklar spektrumu) da baştan değerlendirme kapsamına alınmalıdır.

Oftalmolojik Değerlendirme

Oftalmolojik muayene, dilate göz dibi incelemesi ve görme alanı değerlendirmesini içermelidir; optik sinir ve görme yolu tutulumu birçok nörokütan hastalıkta erken ve sessiz seyredebilen önemli bir bulgudur. Nörofibromatozis tip 1'de optik yol gliomu, Lisch nodülleri ve güncel görüntüleme yöntemleriyle saptanabilen koroidal anomaliler; tüberoskleroz kompleksinde ise retinal hamartomlar aranmalıdır. Görme keskinliği ve görme alanındaki değişiklikler, radyolojik ilerlemeden önce klinik uyarı verebilir.

Dikkat
  • Nörofibromatozis tip 1'de optik yol gliomları çoğunlukla erken çocukluk çağında ortaya çıkar ve başlangıçta asemptomatik olabilir; bu nedenle düzenli oftalmolojik izlem, semptom beklenmeden yürütülmelidir.
  • Trigeminal dağılımlı port-wine lekesi bulunan olgularda glokom ve leptomeningeal tutulum riski nedeniyle oftalmolojik ve nörolojik değerlendirme birlikte planlanmalıdır.

Antropometrik İzlem ve Baş Çevresi

Baş çevresi ölçümü ve büyüme eğrileri üzerinde seri takibi, ilk değerlendirmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Makrosefali hem tüberoskleroz kompleksi hem de nörofibromatozis tip 1'de sık karşılaşılan bir bulgudur ve izole bir gözlemden çok, eğri üzerindeki eğilimiyle yorumlanmalıdır. Baş çevresindeki hızlanma ayrıca yapısal bir lezyonu (örneğin obstrüktif hidrosefaliye yol açabilen subependimal dev hücreli astrositom) düşündürebileceğinden, antropometrik veriler nörolojik ve radyolojik bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.

Aile Öyküsü ve Ebeveyn Muayenesi

Ayrıntılı bir aile öyküsü yalnızca tanı almış bireyleri değil; açıklanamayan epilepsi, öğrenme güçlüğü, deri lezyonları, böbrek kistleri veya erken yaşta gelişen kardiyak tümörler gibi ilişkili fenotipik ipuçlarını da kapsamalıdır. Bu hastalıkların çoğu otozomal dominant kalıtım gösterdiğinden, hafif seyirli veya mozaik ebeveynler tanı almamış olabilir; bu nedenle anne ve babanın hedefe yönelik deri muayenesi (Wood lambası dahil), taşıyıcı ebeveynin belirlenmesi ve kalıtsal / de novo ayrımının yapılması açısından değerlidir.

Dikkat
  • Ebeveyn muayenesinin ve öykünün tümüyle normal olması hastalığı dışlamaz; olguların önemli bir kısmı de novo varyantlarla ortaya çıkar.
  • Bulguların vücudun bir bölümüyle sınırlı (segmental / mozaik) olması, gonadal mozaisizm nedeniyle sonraki gebelikler için yinelenme riski taşıyabileceğinden genetik danışma gerektirir.

Tanı Ölçütlerinin Uygulanması

Klinik değerlendirmenin ardından, şüphelenilen tabloya özgü tanı ölçütleri sistematik biçimde gözden geçirilir. Ölçütlerin doğru uygulanması, hem gereksiz tetkiklerin önlenmesi hem de gerçek olguların atlanmaması açısından belirleyicidir. Tüberoskleroz kompleksinde 2012 uluslararası konsensus ölçütleri majör ve minör bulguları tanımlar ve tanının bu bulguların belirli kombinasyonlarıyla konulmasını sağlar. Bu ölçütlerin ayırt edici bir özelliği, moleküler tanının klinik bulgulardan bağımsız bir ölçüt olarak tanımlanmış olmasıdır.

Tanı Ölçütü
  • Tüberoskleroz kompleksi (2012 uluslararası konsensus) — Kesin tanı: 2 majör bulgu VEYA 1 majör bulgu ile birlikte en az 2 minör bulgunun varlığı.
  • Olası (possible) tanı: 1 majör bulgu VEYA en az 2 minör bulgunun varlığı.
  • Patojenik bir TSC1 veya TSC2 varyantının saptanması, klinik bulgulardan bağımsız olarak tek başına kesin tanı için yeterli ölçüttür.
  • İstisna: yalnızca lenfanjiyoleiyomiyomatoz ile anjiyomiyolipomun birlikte bulunması, ek bir bulgu olmaksızın iki majör ölçüt olarak sayılmaz.

Nörofibromatozis tip 1 için 2021 yılında revize edilen tanı ölçütleri, klasik klinik bulgulara ek olarak moleküler tanıyı ve modern görüntülemeyle saptanan koroidal anomalileri ölçüt setine dahil etmiştir. Ölçütler, hastanın etkilenmiş birinci derece bir akrabası bulunup bulunmamasına göre farklı eşikler tanımlar.

  • En büyük çapı prepubertal dönemde 5 mm'nin, postpubertal dönemde 15 mm'nin üzerinde olan altı veya daha fazla kafe-au-lait makülü.
  • Aksiller veya inguinal bölgede çillenme (Crowe belirtisi).
  • Herhangi tipte iki veya daha fazla nörofibrom ya da bir adet pleksiform nörofibrom.
  • Optik yol gliomu.
  • Yarık lamba muayenesinde iki veya daha fazla Lisch nodülü ya da uygun görüntülemede iki veya daha fazla koroidal anomali.
  • Distinktif kemik lezyonu (sfenoid kanat displazisi, uzun kemik anterolateral eğrilmesi veya psödoartroz).
  • Normal dokuda saptanan heterozigot patojenik NF1 varyantı.
  • NF1 tanı ölçütlerini karşılayan birinci derece bir akraba.
Tanı Ölçütü
  • Nörofibromatozis tip 1 (2021 revize ölçütler) — NF1'li ebeveyni olmayan bireyde tanı için yukarıdaki ölçütlerden en az ikisinin karşılanması gerekir.
  • NF1 tanısı almış birinci derece akrabası bulunan bireyde, ölçütlerden en az birinin varlığı tanı için yeterlidir.
  • Yalnızca kafe-au-lait makülleri ve çillenme bulunan olgularda ayırıcı tanıda Legius sendromu göz önünde bulundurulmalı ve moleküler doğrulama düşünülmelidir.

Bazal Tetkikler ve İlk Değerlendirme Paneli

Klinik tanı konulduğunda ya da güçlü şüphe varlığında, hastalığa özgü bazal tetkikler planlanır. Bu panelin içeriği ve tekrar sıklığı tanıya ve klinik seyre göre kişiselleştirilir; aşağıdaki incelemeler ilk değerlendirmede sık kullanılan çekirdek tetkiklerdir. İzlem tetkiklerinin yaşa göre zamanlaması ve sıklığı, ilerleyen bölümlerdeki hastalığa özgü izlem takvimlerinde ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

  • Kontrastlı kraniyal manyetik rezonans görüntüleme: kortikal tuber ve subependimal nodül / SEGA (tüberoskleroz kompleksi), optik yol gliomu ve parankimal sinyal değişiklikleri (nörofibromatozis tip 1) ile leptomeningeal anjiyomatoz (Sturge-Weber) gibi yapısal lezyonların değerlendirilmesi.
  • Elektroensefalografi: özellikle süt çocukluğu döneminde subklinik / elektrografik epileptiform aktivitenin ve infantil spazm riskinin saptanması.
  • Oftalmolojik muayene: dilate göz dibi incelemesi ve görme alanı; retinal hamartom, Lisch nodülü ve koroidal anomalilerin araştırılması.
  • Ekokardiyografi: tüberoskleroz kompleksinde kardiyak rabdomiyomların değerlendirilmesi (prenatal ve neonatal dönemde en belirgin olabilir).
  • Böbrek görüntülemesi (ultrasonografi veya manyetik rezonans): anjiyomiyolipom ve renal kistlerin taranması.
  • Genetik test: tanının moleküler doğrulanması, aile danışmanlığı ve uygun olgularda prenatal / preimplantasyon değerlendirme.
  • Mozaik hastalık şüphesinde etkilenmiş dokudan (örneğin deri lezyonundan) örnekleme.
Klinik İnci
  • Kan lökositlerinden yapılan genetik testin negatif olması, özellikle segmental / mozaik fenotiplerde hastalığı dışlamaz; tanısal verim etkilenmiş dokudan yapılan örneklemeyle artabilir.
  • Moleküler tanı, klinik ölçütleri henüz karşılamayan erken veya oligosemptomatik olgularda tanıyı öne alarak izlem ve danışma sürecinin erkenleştirilmesini sağlayabilir.

Nörokütan hastalıkların ilk değerlendirmesi, tek bir uzmanlık alanının sınırlarını aşan, çok disiplinli ve zaman içinde tekrarlanan bir süreçtir. Deri, nörolojik, oftalmolojik ve sistemik bulguların bütüncül yorumlanması, tanı ölçütlerinin doğru uygulanması ve moleküler doğrulama; hem tanının erken konulmasını hem de hastaya özgü izlem planının oluşturulmasını sağlar. Bu bölümde tanımlanan çerçeve, ilerleyen bölümlerde hastalığa özgü izlem takvimleri ve tedavi yaklaşımlarıyla ayrıntılandırılmaktadır.

Bu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.