🚧 Bu site test (deneme) aşamasındadır — içerik ve özellikler geliştirilmektedir.
BTProf. Dr. Burak TatlıÇocuk Nörolojisi ve Gelişim
43. Bölüm · Özel Konular

Zorlayıcı Davranışlar: Öfke Nöbetleri ve Kendine Zarar Verme

Bu bölümde, ailelerin en çok endişe duyduğu ve en çok yıprandığı konulardan birini -yoğun davranış patlamalarını ve öz-yaralayıcı davranışları- anlayışlı ama dürüst bir çerçevede ele alacağız.

Davranışın Ardındaki İletişimi Anlamak

38. Bölümde ele aldığımız "dolan bardak" benzetmesini hatırlayın: yoğun davranış patlamaları (bazen "meltdown" olarak adlandırılır), çoğunlukla kötü niyetli veya kasıtlı bir davranış değil, biriken duyusal, duygusal veya iletişimsel yükün taştığı anlardır. Uygulamalı davranış analizinde (21. Bölüm), bu davranışların dört temel işlevden birine hizmet ettiği kabul edilir: bir şeyden kaçınma/kurtulma (istenmeyen bir görevden, sesten, talep edilen bir şeyden), bir şeye erişim (istenen bir nesne veya aktivite), dikkat çekme, veya duyusal/içsel bir ihtiyaç (kendini düzenleme, uyarılma arayışı).

Bilgi Kutusu — Davranışın "İşlevini" Sormak

Bir davranışla karşılaştığınızda, "bu davranış nasıl durdurulur?" sorusundan önce "bu davranış hangi ihtiyacı karşılıyor?" sorusunu sormak, çok daha etkili ve kalıcı çözümlere götürür. Bu yaklaşım, davranışsal terapistlerin "işlevsel davranış değerlendirmesi" (functional behavior assessment) adı verilen sistematik sürecinin de temelini oluşturur.

Tetikleyicileri Tanımak ve Önlemek

42. Bölümde önerdiğimiz gelişim günlüğü, davranış patlamalarının örüntülerini (hangi saatte, hangi ortamda, hangi olaydan sonra) fark etmenize yardımcı olabilir. Sık görülen tetikleyiciler arasında duyusal aşırı yüklenme (8. Bölüm), beklenmedik geçişler/değişiklikler (7. Bölüm), iletişim güçlüğü nedeniyle ihtiyacını ifade edememe (9. Bölüm), yorgunluk, açlık veya altta yatan bir ağrı/rahatsızlık (28. Bölüm) sayılabilir. Tetikleyicileri önceden tanımak, davranışı "söndürmekten" çok daha etkili bir stratejidir.

Kriz Anında Ne Yapmalı?

  • Sakin kalın: Sizin sakinliğiniz, çocuğunuzun düzenlenmesine yardımcı olan en güçlü araçlardan biridir
  • Ortamı güvenli hale getirin: keskin/kırılabilir nesneleri uzaklaştırın, gerekirse daha sakin bir alana geçin
  • Aşırı konuşmaktan ve talepte bulunmaktan kaçının; bu an, öğretme veya tartışma anı değildir
  • Çocuğunuzun önceden belirlenmiş, işe yaradığı bilinen sakinleştirme stratejisini (derin basınç, sevdiği bir nesne, sessizlik) sunun
  • Patlama geçtikten sonra, çocuğunuz hazır olduğunda, ne olduğunu sakin bir dille birlikte değerlendirin

Öz-Yaralayıcı Davranışlar

Baş vurma, ısırma veya kendini çimdikleme gibi öz-yaralayıcı davranışlar, bazı OSB'li çocuklarda, özellikle sözel iletişimi sınırlı olanlarda görülebilir. Bu davranışlar da genellikle bir işleve hizmet eder: yoğun duyusal veya duygusal yükü boşaltma, ağrı veya rahatsızlığı ifade etme (28. Bölüm, altta yatan tıbbi nedenleri dışlamanın önemi), veya iletişimin başka bir yolu olmadığında bir ihtiyacı bildirme. Bu davranışlar sıklık, şiddet veya süreklilik açısından endişe verici düzeydeyse, mutlaka bir davranış uzmanı ve çocuk nörolojisi/gelişimsel pediatri uzmanı tarafından birlikte değerlendirilmelidir.

Dikkat / Danışılması Gereken Durum

Öz-yaralayıcı davranışlarda ani artış, yeni başlangıçlı öz-yaralayıcı davranış veya ciddi yaralanma riski taşıyan davranışlar, vakit kaybetmeden kapsamlı bir değerlendirme gerektirir; bu değerlendirme hem davranışsal işlevi hem de altta yatan olası tıbbi nedenleri (ağrı, nöbet, ilaç yan etkisi) kapsamalıdır.

İpucu / Pratik Öneri

Çocuğunuzla, sakin olduğu bir zamanda, ihtiyacını ifade etmesinin alternatif bir yolunu birlikte belirleyin (bir kart göstermek, belirli bir işaret yapmak, bir kelime kullanmak). Bu "işlevsel iletişim eğitimi", zorlayıcı davranışların yerine geçebilecek, çok daha etkili bir uzun vadeli stratejidir.

Bu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.