BTProf. Dr. Burak TatlıÇocuk Nörolojisi ve Gelişim
5. Bölüm · Temelleri Anlamak

Otizm Spektrum Bozukluğu Nasıl Sınıflandırılır? DSM-5 Ölçütleri ve Şiddet Düzeyleri

Prof. Dr. Burak Tatlı
Yazan ve tıbbi inceleme
Prof. Dr. Burak Tatlı

Çocuk Nörolojisi ve Gelişimsel Pediatri Uzmanı

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi · Nörogender Derneği

Son güncelleme:

Bu bölümde, hekiminizin ve terapistlerinizin OSB tanısını koyarken ve şiddetini tanımlarken kullandığı resmi çerçeveyi -Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı'nın (DSM-5) ölçütlerini- sade bir dille açıklayacağız. Dünya Sağlık Örgütü'nün ICD-11 sınıflandırma sistemi de büyük ölçüde benzer bir çerçeve kullanır; iki sistem arasında pratik açıdan önemli bir fark yoktur.

DSM-5 Tanı Ölçütleri: İki Ana Alan

DSM-5'e göre OSB tanısı için, aşağıdaki iki ana alanda belirtilerin bulunması ve bu belirtilerin erken gelişim döneminde ortaya çıkmış olması, günlük işlevselliği belirgin biçimde etkilemesi gerekir:

  • A) Sosyal iletişim ve sosyal etkileşimde kalıcı güçlükler — karşılıklı sosyal-duygusal etkileşimde, sözel olmayan iletişimsel davranışlarda (göz teması, mimik, jest) ve ilişkiler geliştirip sürdürmede güçlükleri kapsar. Tanı için bu üç alt alanın tümünde bulgu aranır.
  • B) Sınırlı, tekrarlayıcı davranış örüntüleri, ilgi alanları veya etkinlikler — basmakalıp/tekrarlayıcı hareketler veya konuşma, aynılığa ısrar/rutinlere bağlılık, çok kısıtlı ve yoğun ilgi alanları, duyusal girdilere aşırı veya az tepki verme gibi dört alt maddeden en az ikisinin bulunması gerekir.

Bu iki alandaki bulgular, kitabın İkinci Kısmında (6-9. Bölümler) her biri ayrı ayrı, somut örneklerle ele alınacaktır. DSM-5 ayrıca belirtilerin erken gelişim döneminde bulunmuş olması gerektiğini, ancak sosyal talepler kapasiteyi aştığında tam olarak ortaya çıkabileceğini (örneğin okula başlama veya kalabalık bir ortama girme gibi) belirtir; bu, bazı çocukların neden 3-4 yaşına kadar "fark edilmeden" kaldığını açıklar.

Şiddet Düzeyleri: "Ne Kadar Destek Gerekiyor?"

DSM-5, OSB'yi tek bir kategori olarak değil, her iki ana alan için ayrı ayrı belirlenen üç şiddet düzeyiyle tanımlar. Bu düzeyler, çocuğun "ne kadar otistik olduğunu" değil, günlük yaşamda ne düzeyde destek gerektirdiğini gösterir ve zaman içinde, özellikle uygun destekle, değişebilir.

Düzey 1 — Destek Gerektirir

Sosyal iletişimde belirgin güçlükler fark edilebilir olsa da çocuk, destekle sosyal etkileşim başlatabilir ve bazı ilişkiler sürdürebilir. Rutinlerdeki değişikliklere uyum sağlamakta zorlanabilir, organizasyon ve planlama becerilerinde güçlük görülebilir, ancak bu zorluk günlük işlevselliği ağır biçimde kısıtlamaz. Örnek: Okul çağındaki bir çocuk, sınıf arkadaşlarıyla iletişim kurabilir ama karşılıklı sohbeti sürdürmekte, konu değiştirmede veya ince şakaları/imaları anlamada zorlanabilir; teneffüste yalnız kalmayı tercih edebilir.

Düzey 2 — Belirgin Destek Gerektirir

Sözel ve sözel olmayan sosyal iletişim becerilerinde belirgin eksiklikler vardır; destek olmadan sosyal etkileşim başlatma nadirdir. Tekrarlayıcı davranışlar ve/veya aynılığa ısrar, sıradan bir gözlemci tarafından da kolayca fark edilir ve çeşitli ortamlarda işlevselliği etkiler. Örnek: Bir çocuk sınırlı sayıda kelimeyle iletişim kurabilir, günlük rutinindeki küçük bir değişiklik (farklı bir yol, farklı bir tabak) yoğun sıkıntıya yol açabilir.

Düzey 3 — Çok Belirgin Destek Gerektirir

Sözel ve sözel olmayan sosyal iletişim becerilerinde ağır eksiklikler, günlük işlevsellikte çok belirgin bozulmalara yol açar; sosyal etkileşim başlatma son derece sınırlıdır. Rutin değişikliklerine uyum son derece güçtür ve tekrarlayıcı davranışlar günlük yaşamın tüm alanlarına belirgin biçimde müdahale eder. Örnek: Bir çocuk çok az sözel iletişim kurabilir veya hiç konuşmayabilir, güvenliğini tehdit edebilecek düzeyde rutin değişikliklerine tepki gösterebilir ve neredeyse tüm günlük aktivitelerde yoğun destek gerektirir.

Dikkat / Danışılması Gereken Durum

Şiddet düzeyi, bir "etiket" olarak değil, o anki destek ihtiyacının bir özeti olarak düşünülmelidir. Bir çocuğun düzeyi, gelişimiyle birlikte değişebilir; aynı çocuk farklı ortamlarda (örneğin evde ile kalabalık bir sınıfta) farklı düzeyde destek ihtiyacı gösterebilir. Bir raporda yazan "Düzey 2" ifadesi, çocuğunuzun geleceği hakkında kalıcı bir yargı değildir.

Ek Belirleyiciler

DSM-5, şiddet düzeylerine ek olarak hekimin tanıya şu ek belirleyicileri de eklemesini önerir:

  • Eşlik eden bir zihinsel yetersizlik olup olmadığı
  • Eşlik eden bir dil bozukluğu olup olmadığı (ve varsa, işlevsel dilin ne düzeyde olduğu)
  • Bilinen bir tıbbi/genetik durum veya çevresel faktörle ilişkili olup olmadığı
  • Eşlik eden başka bir nörogelişimsel, ruhsal veya davranışsal durum olup olmadığı (DEHB, anksiyete, epilepsi gibi)
  • Katatoni ile ilişkili olup olmadığı

Bu ek bilgiler, tam bir klinik tablo oluşturarak tedavi planının kişiselleştirilmesine yardımcı olur. Örneğin "OSB, Düzey 2, eşlik eden dil bozukluğu ile, bilinen genetik durum (Fragile X sendromu) ile ilişkili" şeklindeki bir tanı ifadesi, tek başına "otizm" demekten çok daha fazla klinik bilgi taşır ve tedavi ekibine yol gösterir.

Ayırıcı Tanı: OSB ile Karıştırılabilecek Durumlar

Bazı gelişimsel ve davranışsal durumlar, OSB ile yüzeysel benzerlikler taşıyabilir ve deneyimli bir klinisyen tarafından dikkatle ayırt edilmelidir: Sosyal (pragmatik) iletişim bozukluğu (tekrarlayıcı davranışlar olmaksızın yalnızca sosyal iletişim güçlüğü), işitme kaybı (sosyal geri çekilme ve dil gecikmesine yol açabilir), ağır dil bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, ağır erken çocukluk anksiyetesi ve nadiren, çok erken başlangıçlı gelişimsel bozukluklarla seyreden bazı genetik sendromlar. Bu ayırıcı tanı süreci, kitabın Üçüncü Kısmında ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Bilgi Kutusu

Tanı, iki ana alanda (sosyal iletişim; tekrarlayıcı davranış/kısıtlı ilgi) bulgu gerektirir.

Şiddet düzeyi (1, 2 veya 3), her alan için ayrı belirlenir ve zamanla değişebilir.

Tanıya eklenen ek belirleyiciler (eşlik eden zihinsel yetersizlik, dil bozukluğu, bilinen genetik durum vb.), tam bir klinik tablo oluşturur.

OSB'ye benzeyen ancak farklı yaklaşım gerektiren durumlar mutlaka ayırt edilmelidir.

Bu sınıflandırma sistemi, bir sonraki kısımda ele alınacak olan tanı sürecinin (öykü, gözlem, standart ölçekler) temelini oluşturur.

Bölüm Özeti — Birinci Kısmın Kapanışı

Bu ilk kısımda; beynin nasıl geliştiğini, OSB'nin nörobiyolojik temelini, yaygın yanlış inançları, güncel sıklık verilerini, genetik ve çevresel nedenleri ve resmi tanı sınıflandırmasını ele aldık. Bu temel bilgiler, İkinci Kısımda otizmin günlük yaşamda nasıl göründüğünü -sosyal iletişim güçlüklerinden duyusal duyarlılıklara, erken belirtilerden eşlik eden durumlara kadar- çok daha somut ve ayrıntılı biçimde anlamanız için gerekli zemini oluşturuyor.

Bu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.