This family guide is currently available in Turkish only.
Epilepsi Ne Kadar Sık Görülür?
Yeni bir tanıyla karşılaştığınızda hissedilen en yalnızlaştırıcı duygulardan biri “Bu sadece bizim başımıza mı geldi?” sorusudur. Bu bölümdeki sayılar, kesinlikle yalnız olmadığınızı gösterecek.
Dünyada ve Türkiye'de Epilepsi
Epilepsi, dünya genelinde en sık görülen ciddi nörolojik hastalıklardan biridir. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre dünyada yaklaşık 50 milyon insan epilepsi ile yaşamaktadır. Genel toplumda epilepsi sıklığı yaklaşık yüzde 0,5 ile 1 arasındadır; yani her 100 kişiden yaklaşık birinde epilepsi görülür.
Epilepsi her yaşta ortaya çıkabilir; ancak iki yaş grubunda daha sıktır: çocukluk çağı ve ileri yaşlar. Çocukluk, epilepsinin en sık başladığı dönemlerden biridir. Bu, bir yandan üzücü olsa da bir yandan umut vericidir: Çocukluk çağı epilepsilerinin önemli bir kısmı, beyin olgunlaştıkça geriler ve iyi seyirlidir.
Sayılarla düşünürsek
Ortalama büyüklükte bir ilkokulda, büyük olasılıkla birden fazla epilepsili öğrenci vardır.
Bu, çocuğunuzun sınıfında, mahallesinde, hatta ailenizin geniş çevresinde benzer deneyimler yaşayan başka aileler olduğu anlamına gelir. Yalnız değilsiniz.
Çoğu Çocuk İçin Haberler İyidir
Belki de bu bölümde bilmeniz gereken en önemli bilgi şudur: Epilepsili çocukların yaklaşık üçte ikisi, uygun ilaç tedavisiyle tamamen nöbetsiz hale gelir. Bu çocukların önemli bir kısmında nöbetler, ilk denenen ilaçla ya da ikinci bir ilaçla kontrol altına alınır.
Dahası, birçok çocukluk çağı epilepsisi kendini sınırlayan türdendir; yani belirli bir yaşa gelindiğinde nöbetler kendiliğinden kesilir ve ilaç bırakılabilir. Kalan üçte birlik grupta nöbetler ilaçlarla tam kontrol altına alınamayabilir; buna ilaca dirençli epilepsi denir. Bu grup için bile bugün ketojenik diyet, epilepsi cerrahisi, sinir uyarımı ve yeni ilaçlar gibi pek çok seçenek mevcuttur. Bu seçenekleri ilerleyen bölümlerde tek tek ele alacağız.
Erkek-Kız, Kalıtım ve “Kimin Başına Gelir?”
Epilepsi kız ve erkek çocuklarda hemen hemen eşit sıklıkta görülür; belirgin bir cinsiyet farkı yoktur. Pek çok ailenin ilk sorularından biri de “Bu bizden mi geçti?” olur. Bazı epilepsi tiplerinde kalıtsal (genetik) bir yatkınlık rol oynayabilir, ama bu, epilepsinin doğrudan anne ya da babadan “miras” alındığı anlamına gelmez. Çoğu durumda tek bir “suçlu gen” yoktur; birçok faktörün birleşimi söz konusudur. Genetik konusunu tanı bölümünde daha ayrıntılı ele alacağız.
Suçluluk duygusuna dair
Pek çok anne ve baba, çocuğuna epilepsi tanısı konduğunda “Ben ne yaptım da böyle oldu?” diye kendini sorgular. Lütfen bu yükü taşımayın.
Çoğu durumda epilepsi, anne-babanın yaptığı ya da yapmadığı bir şeyin sonucu değildir; kendinizi suçlamanıza gerek yoktur. Enerjinizi geçmişi sorgulamaya değil, çocuğunuzun geleceğini desteklemeye ayırın.
Bu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.