Neurologjia dhe Zhvillimi i Fëmijëve
Një adresë e besueshme për shëndetin neurologjik dhe zhvillimin e fëmijës suaj
Prof. Dr. Burak Tatlı ofron diagnozë, trajtim dhe ndjekje të rregullt të zhvillimit për epilepsinë, vonesën në zhvillim, autizmin dhe gjendjet neurologjike të fëmijërisë. Punon krah për krah me familjet në klinikën e tij në Shishli, Stamboll.
Ky sajt është vetëm për informim; për ekzaminim dhe trajtim nevojitet një takim.
Ekzaminimi dhe ndjekja
Procesi
- Anamnezë e detajuar dhe ekzaminim neurologjik
- Planifikimi i analizave të nevojshme (EEG, MRI, gjenetikë)
- Plan trajtimi i bazuar në diagnozë
- Ndjekje e rregullt e zhvillimit dhe trajtimit
Familjet vijnë këtu jo vetëm për një diagnozë, por për një shoqërues rrugëtimi.
Vlerësimi neurologjik ecën me një histori të kujdesshme, një ekzaminim të hollësishëm dhe analizat e duhura kur nevojiten. Vendimet për diagnozën dhe trajtimin merren gjithmonë nga Prof. Dr. Burak Tatlı pas ekzaminimit klinik.
Njoftime
Vlerësim paraprak zhvillimor në shtëpi para ekzaminimit
Në programin tonë të ri që fillon më 1 shtator, aftësitë e zhvillimit, komunikimit, lëvizjes dhe jetës së përditshme të fëmijëve të përshtatshëm vëzhgohen në shtëpinë e tyre nga specialistë të fushave përkatëse; gjetjet shndërrohen në një raport të integruar vlerësimi paraprak para ekzaminimit të mjekut. Vlerësimi në shtëpi nuk është një ekzaminim mjekësor; vendimet për diagnozën, ekzaminimet, mjekimin dhe trajtimin/rehabilitimin merren nga Prof. Dr. Burak Tatlı pas ekzaminimit klinik. Shërbimi ofrohet fillimisht në Stamboll dhe së shpejti do të zgjerohet në İzmir, Kocaeli, Sakarya, Edirne dhe shumë rajone të tjera të vendit, me kontributin e specialistëve me të cilët kemi punuar më parë dhe vlerësimeve të të cilëve u besojmë.
Më shumëVlerësim paraprak dhe ndjekje më gjithëpërfshirëse
Nga muaji gusht po fillojmë një proces më të detajuar vlerësimi paraprak dhe ndjekjeje si për pacientët që ndjekim, ashtu edhe për ata që i shohim për herë të parë. Kur është e përshtatshme, pacientët mund të vlerësohen edhe përmes konsultimit dhe referimit me mjekë me përvojë në fushat përkatëse (epilepsi rezistente ndaj barnave ose kriza të shpeshta; autizëm i dyshuar dhe i diagnostikuar; paraliza cerebrale dhe sëmundjet gjenetike). Si gjithmonë, ekzaminimi i parë, kontrolli dhe ndjekja e çdo pacienti kryhen nga Prof. Dr. Burak Tatlı; vendimi përfundimtar për diagnozën dhe trajtimin i takon atij. Qëllimi ynë është të ndjekim fëmijën tuaj më thellë dhe më rregullisht.
Portali i Familjes së shpejti
Me Portalin e Familjes që hapet së shpejti, do të mund të aksesoni të dhënat mjekësore të fëmijës suaj, trajtimet aktuale dhe rezultatet nga kompjuteri, tableti ose telefoni në shtëpi, dhe të na kontaktoni më shpejt për pyetje urgjente. Të dhënat tuaja janë private vetëm për ju; askush që nuk e keni autorizuar nuk mund t'i shohë (të mbrojtura sipas ligjeve për mbrojtjen e të dhënave).
Aile Rehberleri
Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından, sade bir dille yazılmış kapsamlı aile rehberleri.
Çocuk Gelişimi ve Sorunları
Gelişim basamakları, yaşa göre kırmızı bayraklar, DEHB, öğrenme güçlükleri, uyku, beslenme — 21 bölüm.
Çocuklarda Otizm Spektrum Bozukluğu
Otizm nedir, tanı süreci, nedenler ve DSM-5 ölçütleri — sade dille.
Çocuklarda Epilepsi
Nöbette ilk yardım, tanı, tedavi ve günlük yaşam — 45 bölüm, 12 ek ve sözlük.
Serebral Palsi
Serebral palsi nedir, eşlik eden sorunlar, rehabilitasyon ve yeni tedaviler — 28 bölüm.
Genetik Nörogelişimsel Sendromlar
Genetik tanı, kalıtım ve izlem; Rett, Angelman, Dravet, Fragile X ve tuberoz skleroz dahil 20 sendrom — 25 bölüm.
Nörokutan Hastalıklar
Tuberoskleroz, nörofibromatozis, Sturge-Weber ve diğerleri; cilt bulguları, çok organlı izlem ve tedavi — 1. bölüm yayında.
Çocuklarda Travmatik Omurilik Yaralanması
Yaralanma nedir, acil dönem, iyileşme ve rehabilitasyon, evde bakım, kök hücre-eksozom için dürüst çerçeve, SCIWORA ve uzun dönem izlem — 11 bölüm.
Si funksionon?
Udhëtimi i ekzaminimit
Nga kontakti i parë te ndjekja e rregullt — katër hapa.
Vlerësimi paraprak
Takim me familjen dhe, për fëmijët e përshtatshëm, vlerësim paraprak zhvillimor në shtëpi para ekzaminimit.
Ekzaminimi
Histori e hollësishme dhe ekzaminim neurologjik; kur nevojitet planifikohen EEG, imazheria dhe analizat gjenetike.
Plani personal
Plan trajtimi, analizash dhe rehabilitimi sipas fëmijës; informim i thjeshtë dhe i ndershëm për familjen.
Ndjekja e rregullt
Kontrolle, ndjekje e zhvillimit dhe përditësim i planit kur nevojitet.
Të rejat
Rrjedha e informacionit dhe trajtimet aktuale
📡 Rrjedha ditore e informacionit
30 Mayıs 2026
Muayenehane bilgilendirme
Randevular için WhatsApp veya telefon ile ulaşabilirsiniz. EEG randevuları hafta içi sabah saatlerinde planlanmaktadır.
Aile portalı
Aile portalı yakında hizmete açılacaktır; aşı, ilaç ve gelişim takibinizi buradan izleyebilecek, ev ölçümlerinizi paylaşabileceksiniz.
Not
Bu alan, Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından güncellenen bir bilgilendirme akışıdır.
30 Mayıs 2026
Muayenehane bilgilendirme
Randevular için WhatsApp veya telefon ile ulaşabilirsiniz. EEG randevuları hafta içi sabah saatlerinde planlanmaktadır.
Aile portalı
Aile portalı yakında hizmete açılacaktır; aşı, ilaç ve gelişim takibinizi buradan izleyebilecek, ev ölçümlerinizi paylaşabileceksiniz.
Not
Bu alan, Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından güncellenen bir bilgilendirme akışıdır.
💊 Trajtimet aktuale & lajme
Pharmacotherapies for Co-Occurring Stimulant Use Disorder and Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder: A Network Meta-Analysis.
Eş zamanlı stimulan kullanım bozukluğu (StUD) ve DEHB olan yetişkinlerde 6 çalışmayı içeren network meta-analize göre, yüksek doz stimulan bazlı tedaviler (özellikle MPH ve MAS) plaseboya göre üstün sonuçlar sağlamış. Sürekli yoksunlukta MAS 80 mg en etkili seçenek olarak öne çıkarken (OR=8.45), DEHB semptom şiddetinde en büyük iyileşme MPH 180 mg ile görülmüş (SMD=-0.59). Güvenlik profilleri plasebo ile karşılaştırılabilir bulunmuş; bu sonuçlar, StUD ve DEHB birlikteliğinde stimulan tedavisinden kaçınma yerine optimize edilmiş yüksek doz stimulan kullanımının düşünülebileceğini destekliyor, ancak daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.
The Impact of Untreated Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder on Motor Vehicle Accidents: A Systematic Review and Meta-Analysis.
Tedavi edilmeyen DEHB'li sürücülerde trafik kazası riski genel sürücü popülasyonuna göre %93 artmış bulunmuş; bu artış kanabis kullananlardaki (%85) ve opioid/benzodiazepin kullananlardaki (%53) risk artışına yakın, uykulu/yorgun sürücülerdeki (%162) artıştan ise düşük. Bulgular, tedavi edilmeyen DEHB'nin araç kazası riski açısından iyi bilinen diğer risk faktörleriyle kıyaslanabilir düzeyde önemli olduğunu ve DEHB tedavisinin sürüş güvenliği üzerinde olumlu etkisi olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle ergen/yetişkin DEHB hastalarına sürüş güvenliği ve tedavi uyumu konusunda danışmanlık verirken bu veriler kullanılabilir.
Optimizing exercise interventions for motor skills enhancement in attention deficit hyperactivity disorder: Evidence from meta-analysis.
21 çalışmayı (850 katılımcı) içeren bu meta-analize göre fiziksel egzersiz, DEHB'li çocuk ve ergenlerde hem kaba motor becerileri (Hedge's g=0.62) hem de ince motor becerileri (Hedge's g=0.72) orta düzeyde iyileştiriyor; lokomosyon, nesne kontrolü, denge, el becerisi, el-göz koordinasyonu ve el yazısı gibi alt bileşenlerde de anlamlı gelişme görülmüş. Daha uzun seans süresi (>45 dk) ve daha yüksek sıklık (≥haftada 3 seans) daha fazla fayda ile ilişkili bulunmuş; ince motor beceriler için kaba motor becerilere göre daha fazla kümülatif egzersiz maruziyeti (yaklaşık 1350 dk'ya karşı 810 dk) gerekiyor gibi görünüyor. Bu bulgular, DEHB'li hastalarda motor beceri hedeflerine yönelik kişiye özel egzersiz reçetelemesinin klinik ve eğitim uygulamalarına entegre edilmesini destekliyor.
Pediatric developmental epileptic encephalopathies treated with cenobamate: Real-world outcomes across etiologies, syndromes, and seizure types.
İspanya'da 17 merkezde 152 pediatrik DEE hastasında (%27.6 LGS, %58.6 sınıflandırılamayan DEE, medyan 9 önceki ASM) sennobamat ile retansiyon 3-6-12. aylarda %88-90-93, yanıt oranı (≥%50 azalma) %64-73-79 olarak bulunmuş; ancak Dravet sendromunda sürdürülebilir fayda sınırlı kalmış. Yapısal etiyolojide 12 aylık yanıt oranı (%93) nonstrüktürelden (%68) belirgin yüksek, tonik ve bilateral tonik-klonik nöbetlerde yanıt en iyi, absans nöbetlerinde en düşük (%54) bulunmuş. Sodyum kanal blokörleri yan etki riskini artıran ana faktör olarak saptanmış (OR=2.10); yavaş kilo-bazlı titrasyon ve eşzamanlı sodyum kanal blokörü/klobazam sadeleştirmesinin fayda-risk dengesini optimize edebileceği vurgulanmış. Dravet'te sennobamatın diğer DEE'lere göre daha sınırlı etkili olabileceği klinik açıdan önemli bir ayrım.
Impact of novel anti-seizure medications on status epilepticus in Dravet syndrome: a multicenter real-world cohort study.
61 Dravet hastasında (1033 status epileptikus atağı) yapılan çok merkezli gerçek-yaşam kohort çalışmasında, ilk basamak benzodiazepin tedavisi ataklarin %95.8'inde nöbeti sonlandırmada oldukça etkili bulunmuş. Fenfluramin kullanımı SE insidansında belirgin azalmayla ilişkilendirilmiş (IRR 0.19), stiripentol ise SE süresini anlamlı şekilde kısaltmış (yaklaşık 5 dakika azalma); ayrıca her ek ASM eklenmesi hem SE insidansını hem süresini kümülatif olarak azaltmış. Bulgular, Dravet sendromunda yeni nesil ASM'lerin (özellikle fenfluramin ve stiripentol) uzun dönem tedavide SE yükünü ve şiddetini azaltmaya katkı sağlayabileceğini destekliyor.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik dirençli epilepside RNS (responsive nörostimülasyon) kullanımına ilişkin 39 çalışma/413 hastayı içeren bu meta-analizde, hastaların yaklaşık %65'inde nöbetlerde ≥%50 azalma (yanıt), %28.4'ünde ≥%90 azalma (süper-yanıt) sağlanmış; nöbetsizlik oranı ise düşük (%2.9) bulunmuş. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çoğunlukla stabil kalmış veya iyileşmiş. Tek anlamlı prediktör daha uzun takip süresi olup yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrod yerleşimi yanıtı öngörmemiş — bu veriler RNS'nin pediatrik dirençli epilepside seçilmiş olgularda off-label kullanımını destekliyor.
Multidomain neuropsychiatric outcomes after epilepsy surgery: A systematic review and meta-analysis of depression, psychosis, cognition, and psychosocial adjustment.
Erişkinlerde epilepsi cerrahisi sonrası depresyonda küçük-orta düzeyde iyileşme saptanmış (SMD=-.24), bu iyileşme nöbetsiz hastalarda belirgin (-.47) iken nöbetleri devam edenlerde anlamlı değil. Ameliyat sonrası yeni psikiyatrik bozukluk hastaların %16.3'ünde ortaya çıkmış (en sık depresyon %9.8, anksiyete %7.1, psikoz %2.7); epilepsiyle ilişkili psikoz oranı ameliyat öncesi %17.5'ten sonrası %4.2'ye düşmüş. Temporal lob cerrahisi sonrası verbal bellek gerilemesi %17-37 oranında görülse de nöbetsizlik sağlandığında yaşam kalitesini bağımsız etkilemiyor; nöbetsiz hastalarda yaşam kalitesi 5 yıl boyunca sürekli artıyor. Bulgular, cerrahi öncesi psikiyatrik tarama ve ameliyat sonrası uzun süreli izlemin önemini destekliyor.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
Dirençli idiyopatik generalize epilepsi (GTKS'li) hastalarında santromedyan talamusa yönelik responsive stimülasyonun (RNS benzeri, talamik hedefli) değerlendirildiği NAUTILUS çalışması, IGE'de yapılan ilk randomize kontrollü nöromodülasyon çalışması. Primer etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKS'e kadar geçen süre) anlamlılığa ulaşmasa da, post-hoc analizde aktif stimülasyon grubunda GTKS azalması sham gruba göre anlamlı bulunmuş (%61 vs %49, p=.030); 18. ayda medyan %76.8 GTKS azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik oranı elde edilmiş. Güvenlik profili kabul edilebilir bulunmuş (ciddi cihaz-ilişkili yan etki oranı %6.9, kognisyon/mood/uyku üzerinde olumsuz etki yok) ve hasta/hekimlerin büyük çoğunluğu klinik iyileşme bildirmiş. Bu sonuçlar, medikal tedaviye dirençli IGE hastalarında talamik responsive stimülasyonun yeni ve güvenli bir palyatif tedavi seçeneği olabileceğini destekliyor.
Epilepsy with fever-sensitivity in patients with ATP6V0C pathogenic variants.
Ateşe duyarlı nöbet/epilepsisi olan çocuklarda yapılan genetik taramada (721 hasta, 53'ü ateşe duyarlı epilepsi), patojenik/olası patojenik varyantların %30'unda ATP6V0C geni saptanmış ve bu gen kohortta en sık implike edilen genlerden biri olarak öne çıkmış. İlişkili fenotip; erken başlangıçlı ateşle tetiklenen motor nöbetler, başlangıçta normal olup sonra multifokal anormalliğe dönüşen EEG, normal MR ve sonradan gelişen nörogelişimsel bozukluk ile karakterize. Bu bulgu, SCN1A-negatif ateşe duyarlı nöbet/epilepsi olgularında ATP6V0C'nin de genetik tanı panellerinde akılda tutulması gerektiğini gösteriyor.
Impact of Postpandemic Pediatric Infection Rebound on Febrile Seizures: A Nationwide Cohort Study, 2013-2023.
Japonya'da 2013-2023 yıllarını kapsayan 5.5 milyon kişi-yıllık ulusal kohort çalışmasında, 6 ay-5 yaş arası çocuklarda febril nöbet insidansı 2013-2018'de 1000 kişi-yılda 58.6-69.2 iken 2020'de %59.9 azalmış, 2023'te ise 71.7'ye çıkarak pandemi öncesi düzeyi aşmıştır. Nöbet/enfeksiyon oranı 2023'te pandemi öncesiyle aynı bulunmuş; yani artış, çocukların enfeksiyona daha duyarlı hale gelmesinden değil, toplumdaki pediatrik enfeksiyon sıklığının eski düzeyine dönmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bulgu, febril nöbet vaka yükü ve hastane kaynak planlamasının toplumdaki enfeksiyon sürveyansına göre şekillendirilmesi gerektiğini destekliyor.
Two-Year Outcomes of a 211 Care Coordination Trial.
21-42 aylık 499 çocukla yapılan RCT'de, 211LA çağrı merkezi tabanlı bakım koordinasyonu müdahalesi hizmete kayıt oranlarını artırmış olsa da, 24 ay sonunda PEDS-DM-AL (gelişimsel kilometre taşları) ve CBCL (davranışsal) ölçümlerinde usual care koluna göre anlamlı bir fark saptanmamış. Yazarlar bunu, müdahale grubunda göçmen/İngilizce yeterliliği sınırlı ailelerin fazla temsil edilmesi, kullanılan gelişimsel değerlendirme aracının performansının yetersiz olması ve pandemi koşullarının çalışmayı etkilemiş olabileceğiyle açıklıyor. Klinik mesaj: sadece hizmete yönlendirme/koordinasyon artışının doğrudan gelişimsel sonuçları iyileştirmesi garanti değildir; hizmetin niteliği ve süresi de önemli olabilir.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik ilaca dirençli epilepside RNS uygulamasını değerlendiren en kapsamlı meta-analizde (39 çalışma, 413 hasta), nöbet yanıt oranı (≥%50 azalma) %64.8, süper-yanıt oranı (≥%90 azalma) %28.4, tam nöbetsizlik oranı ise sadece %2.9 olarak bulunmuş. Yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrot yerleşimi nöbetsizliği öngörmezken, sadece daha uzun takip süresi nöbetsizlik olasılığını anlamlı şekilde artırmış. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çıktıları genellikle stabil veya iyileşmiş bulunmuş. Bulgular, pediatrik hastalarda RNS'nin seçilmiş vakalarda makul bir off-label seçenek olabileceğini destekliyor ancak prospektif çok merkezli uzun dönem verilere ihtiyaç var.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
NAUTILUS çalışması, ilaca dirençli idiopatik jeneralize epilepsi (jeneralize tonik-klonik nöbetli) hastalarında santromedian talamusa bilateral derin elektrot yerleştirerek responsive stimülasyon uygulamasını sham kontrolüyle karşılaştıran ilk randomize çalışmadır. Birincil güvenlik hedefi karşılanmış (SADE oranı %6.9, hedefin belirgin altında) ve kognisyon, mood veya uykuda olumsuz etki görülmemiştir; önceden belirlenen birincil etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKN'ye kadar geçen süre) anlamlı çıkmasa da, post-hoc analizde orijinal aktif grupta GTKN azalması sham gruba göre anlamlı derecede daha fazla bulunmuştur (%61 vs %49, p=.030). 18 aylık takipte medyan %76.8 GTKN azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik elde edilmiş; hasta ve hekimlerin büyük çoğunluğu genel iyileşme bildirmiştir. Bu çalışma, ilaca dirençli IGE'de cerrahi/nöromodülasyon seçeneklerinin sınırlı olduğu bir alanda yeni ve klinik olarak anlamlı bir adjuvan tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır.
Monoallelic loss-of-function variants in ZNF536 are associated with a neurodevelopmental disorder with prominent behavioral features.
ZNF536 genindeki monoallelik (heterozigot) fonksiyon kaybı varyantlarının, gelişimsel gerilik, otizm spektrum bozukluğu, entelektüel yetersizlik, hiperaktivite, agresif davranış, anksiyete ve hiperfaji ile karakterize yeni bir nörogelişimsel bozuklukla ilişkili olduğu gösterilmiş. 21 hastalık kohortta varyantların çoğu de novo saptanmış; epilepsi ve uyku bozuklukları da sık eşlik ediyor. Fare modeli, azalmış kortikal kalınlık ve otizm benzeri davranışlarla insan bulgularını destekliyor; bu nedenle nedeni açıklanamayan otizm/gelişimsel gerilik olgularında genetik tanı panellerine ZNF536'nın eklenmesi düşünülebilir.
Recurrent Sterile Polyserositis Reveals an Underrecognized Autoinflammatory Phenotype in MECP2 Duplication Syndrome.
MECP2 duplikasyon sendromlu (MDS) hastalarda açıklanamayan tekrarlayan plevral/perikardiyal efüzyonlarla seyreden steril polyserozit, altta yatan bir otoinflamatuar mekanizmayı düşündürüyor. Bu hastalarda ayrıca hipogamaglobulinemi ve anormal T/B hücre profilleri gibi immün disregülasyon bulguları saptanmış. Antimikrobiyal tedavi ve drenaja rağmen efüzyonlar sebat ederken, immünomodülatör tedavilerle düzelme gözlenmiş; erken başlanan immünomodülasyon daha hızlı iyileşme ve daha az morbiditeyle ilişkili bulunmuş. MDS hastalarında açıklanamayan poliserozit gelişirse otoinflamatuar süreç ve erken immünofenotipleme/immünomodülatör tedavi seçeneği akılda tutulmalı.
A phenotypic paradigm for cerebral palsy genetics.
Literatürde CP ile ilişkilendirilmiş 515 gen bildirilmiş olsa da, bu çalışmanın istatistiksel analizine göre bunların yalnızca 89'u için CP ilişkisi anlamlı olarak doğrulanabiliyor. Shriner Children's network'te genom dizilemesi yapılan 460 CP'li çocuğun %15.8'inde 60 farklı gende patojenik/olası patojenik varyant saptanmış, ancak bu 60 genden sadece 16'sının literatürde CP ile anlamlı ilişkisi bulunmakta. Yazarlar, genetik varyantlara CP nedenselliği atfederken stratifiye (kanıt düzeyine dayalı) bir yaklaşımın, hastalarda daha isabetli precision genomik tıp uygulamalarını destekleyebileceğini öne sürüyor. Bu çalışma, CP tanısı alan hastalarda genetik test sonuçlarının yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini ve "CP mimic" ile gerçek CP-ilişkili genetik nedenler arasındaki ayrımın önemini vurguluyor.
Magnesium sulphate for women at risk of preterm birth for neuroprotection of the fetus.
34. gebelik haftasından önce preterm doğum riski taşıyan kadınlarda antenatal magnezyum sülfat uygulaması, plaseboya kıyasla 2 yaşına kadar serebral palsi riskini (RR 0.71, NNTB 60) ve ölüm veya SP riskini (RR 0.87, NNTB 56) anlamlı azaltıyor (yüksek kesinlikli kanıt) — bu, magnezyum sülfatın fetal nöroprotektif etkisine dair mevcut uluslararası öneriyi güçlü şekilde destekliyor. Ancak okul çağında yapılan takiplerde SP, ölüm veya majör nörogelişimsel bozukluk açısından anlamlı fark bulunmamış (düşük kesinlikli kanıt), yani erken dönem yararının okul çağına kadar sürüp sürmediği belirsiz. Anne tarafında ciddi yan etkiler (ölüm, kardiyak/respiratuar arrest) açısından fark yokken, tedavinin kesilmesini gerektirecek şiddette yan etkiler magnezyum grubunda anlamlı derecede daha fazla görülmüş (RR 3.21). Bulgular, magnezyum sülfatın preterm doğum riskindeki kadınlarda fetal nöroproteksiyon amacıyla kullanımını yüksek kesinlikli kanıtla destekliyor, ancak uzun dönem (adölesan/erişkinlik) etkiler ve düşük-orta gelirli ülkelere genellenebilirlik için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Phenotypic and transcriptomic characterization of biallelic RNU2-2 developmental and epileptic encephalopathy.
Dokuz aileden 14 bireyde, konservatif 5' bölgede kümelenen biallelik RNU2-2 varyantlarının, ağır-derin entelektüel yetersizlik, yürüyememe/iletişim kuramama, hiperkinezi ve dirençli nöbetlerle giden yeni bir resesif gelişimsel-epileptik ensefalopatiye yol açtığı gösterilmiş. En sık nöbet tipleri infantil spazm ve tonik nöbetler olup Lennox-Gastaut benzeri fenotip sık görülmüş; bu nedenle açıklanamayan West sendromu/infantil spazm olgularında genetik tarama panellerine RNU2-2'nin eklenmesi düşünülebilir. Fibroblast dokusunda anormal splicing gösterilmiş olup kan örneklerinde bu bulgu saptanamadığından, gelecekte varyant doğrulaması için fibroblast bazlı RNA sekanslama yöntemi önerilmiştir.
Phelan-McDermid sendromu sanılandan daha sık: yaklaşık her 7.300 kişide bir
Mount Sinai'deki Seaver Otizm Araştırma ve Tedavi Merkezi bilim insanlarının Autism Research dergisinde yayımladığı yeni bir araştırma, Phelan-McDermid sendromunun (PMS) yaklaşık her 7.300 kişide bir görüldüğünü — yani önceki tahminlerden belirgin biçimde daha yaygın olduğunu — ortaya koydu. PMS, çoğunlukla 22q13 bölgesindeki SHANK3 geninin kaybı ya da değişimiyle ilişkili nadir bir genetik durumdur; tıbbi, bilişsel ve davranışsal güçlüklere yol açabilir ve hastaların büyük çoğunluğu otizm spektrum bozukluğu ölçütlerini de karşılar. Çalışma, on bağımsız kaynaktan genetik testi yapılmış yaklaşık 180.000 otizmli bireyin verisini inceledi ve binlerce kişinin — büyük ölçüde genetik testin yeterince kullanılmaması nedeniyle — muhtemelen tanı almadığını buldu. Bu sonuç, otizmli çocuklarda genetik değerlendirmenin (tüm ekzom/tüm genom gibi) önemini bir kez daha vurguluyor: altta yatan bir sendromun belirlenmesi izlem ve aile danışmanlığını değiştirebilir. Bulgular, hâlihazırda birden çok PMS klinik çalışmasının sürdüğü kritik bir dönemde geldi.
Angelman sendromunda GTX-102 (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonlanım noktalarına ulaşamadı
Ultragenyx, Angelman sendromu için geliştirilen araştırma amaçlı antisens oligonükleotid (ASO) GTX-102'nin (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonuçlarını açıkladı. Çalışma, birincil sonlanım noktasına (Bayley-4 bilişsel ham puanında başlangıca göre değişim) ve ana ikincil sonlanım noktasına (Çok Alanlı Yanıt İndeksi — MDRI'da net yanıt) ulaşamadı; yani ilaç önceden belirlenen etkinlik hedeflerini karşılamadı. Ultragenyx (Emil Kakkis, MD, PhD) ve Angelman dernekleri (FAST ve Angelman Syndrome Foundation) sonucu hayal kırıklığı olarak nitelendirip araştırmaya katılan ailelere teşekkür etti; firma bir topluluk webinarı planladığını ve basın bültenini yayımladığını bildirdi. Klinik bağlam: Angelman sendromunda halen ruhsatlı, hastalığı değiştiren bir tedavi bulunmuyor; bu sonuç, gen susturma/ASO temelli yaklaşımların umut verici olmakla birlikte henüz kanıtlanmadığını ve araştırmaların sürdüğünü hatırlatıyor. Hâlihazırda bir Ultragenyx çalışmasına katılan aileler, soruları için çalışmayı yürüten hekime (PI) veya patientinquiry@ultragenyx.com adresine başvurabilir.
Yeni etki mekanizmalı antiepileptik azetukalner: Faz 3 X-TOLE2 olumlu sonuçlandı
Xenon'un geliştirdiği azetukalner (Kv7 potasyum kanal açıcısı — yeni bir etki mekanizması) fokal başlangıçlı nöbetlerde erişkinlerde yürütülen Faz 3 X-TOLE2 çalışmasında birincil son noktaya ulaştı: 25 mg dozda aylık nöbet sıklığında medyan %53,2 azalma sağlandı (plaseboda %10,4). Nöbetlerinde en az %50 azalma görülen hasta oranı 25 mg grubunda %54,8, 15 mg grubunda %37,6 idi (plaseboda %20,8). İlaç genel olarak iyi tolere edildi (en sık baş dönmesi, baş ağrısı, uyku hali, yorgunluk). Çalışmaya çoğunlukla dirençli epilepsili (ortalama beş önceki ilaç denenmiş) hastalar alındı. Xenon, ABD FDA'ya ruhsat başvurusunu 2026'nın 3. çeyreğinde planlıyor; onaylanırsa azetukalner epilepside ilk Kv7 potasyum kanal açıcı ilaç olacak. Veriler Nisan 2026'daki AAN kongresinde sunulacak. (Erişkin çalışması; araştırma aşamasındadır, henüz ruhsatlı bir tedavi değildir; bilgilendirme amaçlıdır.)
Angelman için ION582 (REVEAL): Faz 3'te ilk kohortun alımı tamamlandı
Ionis'in Angelman sendromu için geliştirdiği antisens oligonükleotid (ASO) tedavisi ION582'nin Faz 3 REVEAL çalışmasında ilk kohortun (Kohort 1) hasta alımı tamamlandı (Temmuz 2026). Angelman topluluğunun görüşleri doğrultusunda tasarlanan REVEAL çalışması, tedavinin etkinliğini ve güvenliliğini değerlendirmek üzere planlandı. ION582, UBE3A geninin normalde susturulmuş olan babadan gelen kopyasını yeniden etkinleştirmeyi hedefler. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Rett gen tedavisi TSHA-102: pivotal çalışmada dozlama tamamlandı
Rett sendromu için araştırma aşamasındaki gen tedavisi TSHA-102'nin REVEAL pivotal çalışmasında dozlama tamamlandı. Faz 1/2 Part A uzun dönem verilerinde katılımcıların tamamı ince motor, kaba motor ve iletişim alanlarında en az bir gelişimsel basamak kazandı veya yeniden kazandı; kazanımlar 12 ay ve üzerinde birikmeye devam etti. Genel olarak iyi tolere edildi; tedaviyle ilişkili ciddi advers olay veya doz-kısıtlayıcı toksisite bildirilmedi. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Yeni ilaç denemesi: ION337 (ASCEND)
Ionis'in ION337 ilacı için ASCEND çalışması başladı: Dravet sendromlu 2–12 yaş çocuklarda güvenlilik ve tolerabilite değerlendiriliyor. Açık etiketli çalışma hâlen katılımcı alıyor (NCT07531745).
Genetik hedefli tedaviler ilerliyor
SCN1A'yı hedefleyen antisens tedavi (zorevunersen) Faz 3 çalışmada; erken verilerde nöbet azalması ve gelişimsel kazanım bildirildi.
ASO tedavileri Faz 3'te
UBE3A'nın sessiz babadan gelen kopyasını yeniden açmayı amaçlayan antisens tedaviler (GTX-102, ION582) geç aşama çalışmalarda.
İlk ilaç + gen tedavisi
Trofinetid Rett için onaylı ilk ilaç; MECP2 gen tedavileri (TSHA-102, NGN-401) ruhsatlandırma çalışmalarında.
Erken tedavi seyri değiştiriyor
Nusinersen, risdiplam ve gen tedavisi (onasemnogene) ile erken başlanan tedavi sonuçları belirgin iyileştiriyor; yenidoğan taraması kritik.
Dizileme tanı oranını artırdı
Tüm ekzom/genom dizileme, açıklanamayan epilepsi ve gelişim geriliğinde tanı oranını belirgin yükseltti; hassas (kişiye özel) tedavinin kapısını açıyor.
Yeni antiepileptik seçenekler
Senobamat, fenfluramin, kannabidiol ve ganaksolon gibi yeni ilaçlar dirençli epilepsi ve Lennox-Gastaut'ta seçenekleri genişletiyor.
Pharmacotherapies for Co-Occurring Stimulant Use Disorder and Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder: A Network Meta-Analysis.
Eş zamanlı stimulan kullanım bozukluğu (StUD) ve DEHB olan yetişkinlerde 6 çalışmayı içeren network meta-analize göre, yüksek doz stimulan bazlı tedaviler (özellikle MPH ve MAS) plaseboya göre üstün sonuçlar sağlamış. Sürekli yoksunlukta MAS 80 mg en etkili seçenek olarak öne çıkarken (OR=8.45), DEHB semptom şiddetinde en büyük iyileşme MPH 180 mg ile görülmüş (SMD=-0.59). Güvenlik profilleri plasebo ile karşılaştırılabilir bulunmuş; bu sonuçlar, StUD ve DEHB birlikteliğinde stimulan tedavisinden kaçınma yerine optimize edilmiş yüksek doz stimulan kullanımının düşünülebileceğini destekliyor, ancak daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.
The Impact of Untreated Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder on Motor Vehicle Accidents: A Systematic Review and Meta-Analysis.
Tedavi edilmeyen DEHB'li sürücülerde trafik kazası riski genel sürücü popülasyonuna göre %93 artmış bulunmuş; bu artış kanabis kullananlardaki (%85) ve opioid/benzodiazepin kullananlardaki (%53) risk artışına yakın, uykulu/yorgun sürücülerdeki (%162) artıştan ise düşük. Bulgular, tedavi edilmeyen DEHB'nin araç kazası riski açısından iyi bilinen diğer risk faktörleriyle kıyaslanabilir düzeyde önemli olduğunu ve DEHB tedavisinin sürüş güvenliği üzerinde olumlu etkisi olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle ergen/yetişkin DEHB hastalarına sürüş güvenliği ve tedavi uyumu konusunda danışmanlık verirken bu veriler kullanılabilir.
Optimizing exercise interventions for motor skills enhancement in attention deficit hyperactivity disorder: Evidence from meta-analysis.
21 çalışmayı (850 katılımcı) içeren bu meta-analize göre fiziksel egzersiz, DEHB'li çocuk ve ergenlerde hem kaba motor becerileri (Hedge's g=0.62) hem de ince motor becerileri (Hedge's g=0.72) orta düzeyde iyileştiriyor; lokomosyon, nesne kontrolü, denge, el becerisi, el-göz koordinasyonu ve el yazısı gibi alt bileşenlerde de anlamlı gelişme görülmüş. Daha uzun seans süresi (>45 dk) ve daha yüksek sıklık (≥haftada 3 seans) daha fazla fayda ile ilişkili bulunmuş; ince motor beceriler için kaba motor becerilere göre daha fazla kümülatif egzersiz maruziyeti (yaklaşık 1350 dk'ya karşı 810 dk) gerekiyor gibi görünüyor. Bu bulgular, DEHB'li hastalarda motor beceri hedeflerine yönelik kişiye özel egzersiz reçetelemesinin klinik ve eğitim uygulamalarına entegre edilmesini destekliyor.
Pediatric developmental epileptic encephalopathies treated with cenobamate: Real-world outcomes across etiologies, syndromes, and seizure types.
İspanya'da 17 merkezde 152 pediatrik DEE hastasında (%27.6 LGS, %58.6 sınıflandırılamayan DEE, medyan 9 önceki ASM) sennobamat ile retansiyon 3-6-12. aylarda %88-90-93, yanıt oranı (≥%50 azalma) %64-73-79 olarak bulunmuş; ancak Dravet sendromunda sürdürülebilir fayda sınırlı kalmış. Yapısal etiyolojide 12 aylık yanıt oranı (%93) nonstrüktürelden (%68) belirgin yüksek, tonik ve bilateral tonik-klonik nöbetlerde yanıt en iyi, absans nöbetlerinde en düşük (%54) bulunmuş. Sodyum kanal blokörleri yan etki riskini artıran ana faktör olarak saptanmış (OR=2.10); yavaş kilo-bazlı titrasyon ve eşzamanlı sodyum kanal blokörü/klobazam sadeleştirmesinin fayda-risk dengesini optimize edebileceği vurgulanmış. Dravet'te sennobamatın diğer DEE'lere göre daha sınırlı etkili olabileceği klinik açıdan önemli bir ayrım.
Impact of novel anti-seizure medications on status epilepticus in Dravet syndrome: a multicenter real-world cohort study.
61 Dravet hastasında (1033 status epileptikus atağı) yapılan çok merkezli gerçek-yaşam kohort çalışmasında, ilk basamak benzodiazepin tedavisi ataklarin %95.8'inde nöbeti sonlandırmada oldukça etkili bulunmuş. Fenfluramin kullanımı SE insidansında belirgin azalmayla ilişkilendirilmiş (IRR 0.19), stiripentol ise SE süresini anlamlı şekilde kısaltmış (yaklaşık 5 dakika azalma); ayrıca her ek ASM eklenmesi hem SE insidansını hem süresini kümülatif olarak azaltmış. Bulgular, Dravet sendromunda yeni nesil ASM'lerin (özellikle fenfluramin ve stiripentol) uzun dönem tedavide SE yükünü ve şiddetini azaltmaya katkı sağlayabileceğini destekliyor.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik dirençli epilepside RNS (responsive nörostimülasyon) kullanımına ilişkin 39 çalışma/413 hastayı içeren bu meta-analizde, hastaların yaklaşık %65'inde nöbetlerde ≥%50 azalma (yanıt), %28.4'ünde ≥%90 azalma (süper-yanıt) sağlanmış; nöbetsizlik oranı ise düşük (%2.9) bulunmuş. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çoğunlukla stabil kalmış veya iyileşmiş. Tek anlamlı prediktör daha uzun takip süresi olup yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrod yerleşimi yanıtı öngörmemiş — bu veriler RNS'nin pediatrik dirençli epilepside seçilmiş olgularda off-label kullanımını destekliyor.
Multidomain neuropsychiatric outcomes after epilepsy surgery: A systematic review and meta-analysis of depression, psychosis, cognition, and psychosocial adjustment.
Erişkinlerde epilepsi cerrahisi sonrası depresyonda küçük-orta düzeyde iyileşme saptanmış (SMD=-.24), bu iyileşme nöbetsiz hastalarda belirgin (-.47) iken nöbetleri devam edenlerde anlamlı değil. Ameliyat sonrası yeni psikiyatrik bozukluk hastaların %16.3'ünde ortaya çıkmış (en sık depresyon %9.8, anksiyete %7.1, psikoz %2.7); epilepsiyle ilişkili psikoz oranı ameliyat öncesi %17.5'ten sonrası %4.2'ye düşmüş. Temporal lob cerrahisi sonrası verbal bellek gerilemesi %17-37 oranında görülse de nöbetsizlik sağlandığında yaşam kalitesini bağımsız etkilemiyor; nöbetsiz hastalarda yaşam kalitesi 5 yıl boyunca sürekli artıyor. Bulgular, cerrahi öncesi psikiyatrik tarama ve ameliyat sonrası uzun süreli izlemin önemini destekliyor.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
Dirençli idiyopatik generalize epilepsi (GTKS'li) hastalarında santromedyan talamusa yönelik responsive stimülasyonun (RNS benzeri, talamik hedefli) değerlendirildiği NAUTILUS çalışması, IGE'de yapılan ilk randomize kontrollü nöromodülasyon çalışması. Primer etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKS'e kadar geçen süre) anlamlılığa ulaşmasa da, post-hoc analizde aktif stimülasyon grubunda GTKS azalması sham gruba göre anlamlı bulunmuş (%61 vs %49, p=.030); 18. ayda medyan %76.8 GTKS azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik oranı elde edilmiş. Güvenlik profili kabul edilebilir bulunmuş (ciddi cihaz-ilişkili yan etki oranı %6.9, kognisyon/mood/uyku üzerinde olumsuz etki yok) ve hasta/hekimlerin büyük çoğunluğu klinik iyileşme bildirmiş. Bu sonuçlar, medikal tedaviye dirençli IGE hastalarında talamik responsive stimülasyonun yeni ve güvenli bir palyatif tedavi seçeneği olabileceğini destekliyor.
Epilepsy with fever-sensitivity in patients with ATP6V0C pathogenic variants.
Ateşe duyarlı nöbet/epilepsisi olan çocuklarda yapılan genetik taramada (721 hasta, 53'ü ateşe duyarlı epilepsi), patojenik/olası patojenik varyantların %30'unda ATP6V0C geni saptanmış ve bu gen kohortta en sık implike edilen genlerden biri olarak öne çıkmış. İlişkili fenotip; erken başlangıçlı ateşle tetiklenen motor nöbetler, başlangıçta normal olup sonra multifokal anormalliğe dönüşen EEG, normal MR ve sonradan gelişen nörogelişimsel bozukluk ile karakterize. Bu bulgu, SCN1A-negatif ateşe duyarlı nöbet/epilepsi olgularında ATP6V0C'nin de genetik tanı panellerinde akılda tutulması gerektiğini gösteriyor.
Impact of Postpandemic Pediatric Infection Rebound on Febrile Seizures: A Nationwide Cohort Study, 2013-2023.
Japonya'da 2013-2023 yıllarını kapsayan 5.5 milyon kişi-yıllık ulusal kohort çalışmasında, 6 ay-5 yaş arası çocuklarda febril nöbet insidansı 2013-2018'de 1000 kişi-yılda 58.6-69.2 iken 2020'de %59.9 azalmış, 2023'te ise 71.7'ye çıkarak pandemi öncesi düzeyi aşmıştır. Nöbet/enfeksiyon oranı 2023'te pandemi öncesiyle aynı bulunmuş; yani artış, çocukların enfeksiyona daha duyarlı hale gelmesinden değil, toplumdaki pediatrik enfeksiyon sıklığının eski düzeyine dönmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bulgu, febril nöbet vaka yükü ve hastane kaynak planlamasının toplumdaki enfeksiyon sürveyansına göre şekillendirilmesi gerektiğini destekliyor.
Two-Year Outcomes of a 211 Care Coordination Trial.
21-42 aylık 499 çocukla yapılan RCT'de, 211LA çağrı merkezi tabanlı bakım koordinasyonu müdahalesi hizmete kayıt oranlarını artırmış olsa da, 24 ay sonunda PEDS-DM-AL (gelişimsel kilometre taşları) ve CBCL (davranışsal) ölçümlerinde usual care koluna göre anlamlı bir fark saptanmamış. Yazarlar bunu, müdahale grubunda göçmen/İngilizce yeterliliği sınırlı ailelerin fazla temsil edilmesi, kullanılan gelişimsel değerlendirme aracının performansının yetersiz olması ve pandemi koşullarının çalışmayı etkilemiş olabileceğiyle açıklıyor. Klinik mesaj: sadece hizmete yönlendirme/koordinasyon artışının doğrudan gelişimsel sonuçları iyileştirmesi garanti değildir; hizmetin niteliği ve süresi de önemli olabilir.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik ilaca dirençli epilepside RNS uygulamasını değerlendiren en kapsamlı meta-analizde (39 çalışma, 413 hasta), nöbet yanıt oranı (≥%50 azalma) %64.8, süper-yanıt oranı (≥%90 azalma) %28.4, tam nöbetsizlik oranı ise sadece %2.9 olarak bulunmuş. Yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrot yerleşimi nöbetsizliği öngörmezken, sadece daha uzun takip süresi nöbetsizlik olasılığını anlamlı şekilde artırmış. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çıktıları genellikle stabil veya iyileşmiş bulunmuş. Bulgular, pediatrik hastalarda RNS'nin seçilmiş vakalarda makul bir off-label seçenek olabileceğini destekliyor ancak prospektif çok merkezli uzun dönem verilere ihtiyaç var.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
NAUTILUS çalışması, ilaca dirençli idiopatik jeneralize epilepsi (jeneralize tonik-klonik nöbetli) hastalarında santromedian talamusa bilateral derin elektrot yerleştirerek responsive stimülasyon uygulamasını sham kontrolüyle karşılaştıran ilk randomize çalışmadır. Birincil güvenlik hedefi karşılanmış (SADE oranı %6.9, hedefin belirgin altında) ve kognisyon, mood veya uykuda olumsuz etki görülmemiştir; önceden belirlenen birincil etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKN'ye kadar geçen süre) anlamlı çıkmasa da, post-hoc analizde orijinal aktif grupta GTKN azalması sham gruba göre anlamlı derecede daha fazla bulunmuştur (%61 vs %49, p=.030). 18 aylık takipte medyan %76.8 GTKN azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik elde edilmiş; hasta ve hekimlerin büyük çoğunluğu genel iyileşme bildirmiştir. Bu çalışma, ilaca dirençli IGE'de cerrahi/nöromodülasyon seçeneklerinin sınırlı olduğu bir alanda yeni ve klinik olarak anlamlı bir adjuvan tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır.
Monoallelic loss-of-function variants in ZNF536 are associated with a neurodevelopmental disorder with prominent behavioral features.
ZNF536 genindeki monoallelik (heterozigot) fonksiyon kaybı varyantlarının, gelişimsel gerilik, otizm spektrum bozukluğu, entelektüel yetersizlik, hiperaktivite, agresif davranış, anksiyete ve hiperfaji ile karakterize yeni bir nörogelişimsel bozuklukla ilişkili olduğu gösterilmiş. 21 hastalık kohortta varyantların çoğu de novo saptanmış; epilepsi ve uyku bozuklukları da sık eşlik ediyor. Fare modeli, azalmış kortikal kalınlık ve otizm benzeri davranışlarla insan bulgularını destekliyor; bu nedenle nedeni açıklanamayan otizm/gelişimsel gerilik olgularında genetik tanı panellerine ZNF536'nın eklenmesi düşünülebilir.
Recurrent Sterile Polyserositis Reveals an Underrecognized Autoinflammatory Phenotype in MECP2 Duplication Syndrome.
MECP2 duplikasyon sendromlu (MDS) hastalarda açıklanamayan tekrarlayan plevral/perikardiyal efüzyonlarla seyreden steril polyserozit, altta yatan bir otoinflamatuar mekanizmayı düşündürüyor. Bu hastalarda ayrıca hipogamaglobulinemi ve anormal T/B hücre profilleri gibi immün disregülasyon bulguları saptanmış. Antimikrobiyal tedavi ve drenaja rağmen efüzyonlar sebat ederken, immünomodülatör tedavilerle düzelme gözlenmiş; erken başlanan immünomodülasyon daha hızlı iyileşme ve daha az morbiditeyle ilişkili bulunmuş. MDS hastalarında açıklanamayan poliserozit gelişirse otoinflamatuar süreç ve erken immünofenotipleme/immünomodülatör tedavi seçeneği akılda tutulmalı.
A phenotypic paradigm for cerebral palsy genetics.
Literatürde CP ile ilişkilendirilmiş 515 gen bildirilmiş olsa da, bu çalışmanın istatistiksel analizine göre bunların yalnızca 89'u için CP ilişkisi anlamlı olarak doğrulanabiliyor. Shriner Children's network'te genom dizilemesi yapılan 460 CP'li çocuğun %15.8'inde 60 farklı gende patojenik/olası patojenik varyant saptanmış, ancak bu 60 genden sadece 16'sının literatürde CP ile anlamlı ilişkisi bulunmakta. Yazarlar, genetik varyantlara CP nedenselliği atfederken stratifiye (kanıt düzeyine dayalı) bir yaklaşımın, hastalarda daha isabetli precision genomik tıp uygulamalarını destekleyebileceğini öne sürüyor. Bu çalışma, CP tanısı alan hastalarda genetik test sonuçlarının yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini ve "CP mimic" ile gerçek CP-ilişkili genetik nedenler arasındaki ayrımın önemini vurguluyor.
Magnesium sulphate for women at risk of preterm birth for neuroprotection of the fetus.
34. gebelik haftasından önce preterm doğum riski taşıyan kadınlarda antenatal magnezyum sülfat uygulaması, plaseboya kıyasla 2 yaşına kadar serebral palsi riskini (RR 0.71, NNTB 60) ve ölüm veya SP riskini (RR 0.87, NNTB 56) anlamlı azaltıyor (yüksek kesinlikli kanıt) — bu, magnezyum sülfatın fetal nöroprotektif etkisine dair mevcut uluslararası öneriyi güçlü şekilde destekliyor. Ancak okul çağında yapılan takiplerde SP, ölüm veya majör nörogelişimsel bozukluk açısından anlamlı fark bulunmamış (düşük kesinlikli kanıt), yani erken dönem yararının okul çağına kadar sürüp sürmediği belirsiz. Anne tarafında ciddi yan etkiler (ölüm, kardiyak/respiratuar arrest) açısından fark yokken, tedavinin kesilmesini gerektirecek şiddette yan etkiler magnezyum grubunda anlamlı derecede daha fazla görülmüş (RR 3.21). Bulgular, magnezyum sülfatın preterm doğum riskindeki kadınlarda fetal nöroproteksiyon amacıyla kullanımını yüksek kesinlikli kanıtla destekliyor, ancak uzun dönem (adölesan/erişkinlik) etkiler ve düşük-orta gelirli ülkelere genellenebilirlik için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Phenotypic and transcriptomic characterization of biallelic RNU2-2 developmental and epileptic encephalopathy.
Dokuz aileden 14 bireyde, konservatif 5' bölgede kümelenen biallelik RNU2-2 varyantlarının, ağır-derin entelektüel yetersizlik, yürüyememe/iletişim kuramama, hiperkinezi ve dirençli nöbetlerle giden yeni bir resesif gelişimsel-epileptik ensefalopatiye yol açtığı gösterilmiş. En sık nöbet tipleri infantil spazm ve tonik nöbetler olup Lennox-Gastaut benzeri fenotip sık görülmüş; bu nedenle açıklanamayan West sendromu/infantil spazm olgularında genetik tarama panellerine RNU2-2'nin eklenmesi düşünülebilir. Fibroblast dokusunda anormal splicing gösterilmiş olup kan örneklerinde bu bulgu saptanamadığından, gelecekte varyant doğrulaması için fibroblast bazlı RNA sekanslama yöntemi önerilmiştir.
Phelan-McDermid sendromu sanılandan daha sık: yaklaşık her 7.300 kişide bir
Mount Sinai'deki Seaver Otizm Araştırma ve Tedavi Merkezi bilim insanlarının Autism Research dergisinde yayımladığı yeni bir araştırma, Phelan-McDermid sendromunun (PMS) yaklaşık her 7.300 kişide bir görüldüğünü — yani önceki tahminlerden belirgin biçimde daha yaygın olduğunu — ortaya koydu. PMS, çoğunlukla 22q13 bölgesindeki SHANK3 geninin kaybı ya da değişimiyle ilişkili nadir bir genetik durumdur; tıbbi, bilişsel ve davranışsal güçlüklere yol açabilir ve hastaların büyük çoğunluğu otizm spektrum bozukluğu ölçütlerini de karşılar. Çalışma, on bağımsız kaynaktan genetik testi yapılmış yaklaşık 180.000 otizmli bireyin verisini inceledi ve binlerce kişinin — büyük ölçüde genetik testin yeterince kullanılmaması nedeniyle — muhtemelen tanı almadığını buldu. Bu sonuç, otizmli çocuklarda genetik değerlendirmenin (tüm ekzom/tüm genom gibi) önemini bir kez daha vurguluyor: altta yatan bir sendromun belirlenmesi izlem ve aile danışmanlığını değiştirebilir. Bulgular, hâlihazırda birden çok PMS klinik çalışmasının sürdüğü kritik bir dönemde geldi.
Angelman sendromunda GTX-102 (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonlanım noktalarına ulaşamadı
Ultragenyx, Angelman sendromu için geliştirilen araştırma amaçlı antisens oligonükleotid (ASO) GTX-102'nin (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonuçlarını açıkladı. Çalışma, birincil sonlanım noktasına (Bayley-4 bilişsel ham puanında başlangıca göre değişim) ve ana ikincil sonlanım noktasına (Çok Alanlı Yanıt İndeksi — MDRI'da net yanıt) ulaşamadı; yani ilaç önceden belirlenen etkinlik hedeflerini karşılamadı. Ultragenyx (Emil Kakkis, MD, PhD) ve Angelman dernekleri (FAST ve Angelman Syndrome Foundation) sonucu hayal kırıklığı olarak nitelendirip araştırmaya katılan ailelere teşekkür etti; firma bir topluluk webinarı planladığını ve basın bültenini yayımladığını bildirdi. Klinik bağlam: Angelman sendromunda halen ruhsatlı, hastalığı değiştiren bir tedavi bulunmuyor; bu sonuç, gen susturma/ASO temelli yaklaşımların umut verici olmakla birlikte henüz kanıtlanmadığını ve araştırmaların sürdüğünü hatırlatıyor. Hâlihazırda bir Ultragenyx çalışmasına katılan aileler, soruları için çalışmayı yürüten hekime (PI) veya patientinquiry@ultragenyx.com adresine başvurabilir.
Yeni etki mekanizmalı antiepileptik azetukalner: Faz 3 X-TOLE2 olumlu sonuçlandı
Xenon'un geliştirdiği azetukalner (Kv7 potasyum kanal açıcısı — yeni bir etki mekanizması) fokal başlangıçlı nöbetlerde erişkinlerde yürütülen Faz 3 X-TOLE2 çalışmasında birincil son noktaya ulaştı: 25 mg dozda aylık nöbet sıklığında medyan %53,2 azalma sağlandı (plaseboda %10,4). Nöbetlerinde en az %50 azalma görülen hasta oranı 25 mg grubunda %54,8, 15 mg grubunda %37,6 idi (plaseboda %20,8). İlaç genel olarak iyi tolere edildi (en sık baş dönmesi, baş ağrısı, uyku hali, yorgunluk). Çalışmaya çoğunlukla dirençli epilepsili (ortalama beş önceki ilaç denenmiş) hastalar alındı. Xenon, ABD FDA'ya ruhsat başvurusunu 2026'nın 3. çeyreğinde planlıyor; onaylanırsa azetukalner epilepside ilk Kv7 potasyum kanal açıcı ilaç olacak. Veriler Nisan 2026'daki AAN kongresinde sunulacak. (Erişkin çalışması; araştırma aşamasındadır, henüz ruhsatlı bir tedavi değildir; bilgilendirme amaçlıdır.)
Angelman için ION582 (REVEAL): Faz 3'te ilk kohortun alımı tamamlandı
Ionis'in Angelman sendromu için geliştirdiği antisens oligonükleotid (ASO) tedavisi ION582'nin Faz 3 REVEAL çalışmasında ilk kohortun (Kohort 1) hasta alımı tamamlandı (Temmuz 2026). Angelman topluluğunun görüşleri doğrultusunda tasarlanan REVEAL çalışması, tedavinin etkinliğini ve güvenliliğini değerlendirmek üzere planlandı. ION582, UBE3A geninin normalde susturulmuş olan babadan gelen kopyasını yeniden etkinleştirmeyi hedefler. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Rett gen tedavisi TSHA-102: pivotal çalışmada dozlama tamamlandı
Rett sendromu için araştırma aşamasındaki gen tedavisi TSHA-102'nin REVEAL pivotal çalışmasında dozlama tamamlandı. Faz 1/2 Part A uzun dönem verilerinde katılımcıların tamamı ince motor, kaba motor ve iletişim alanlarında en az bir gelişimsel basamak kazandı veya yeniden kazandı; kazanımlar 12 ay ve üzerinde birikmeye devam etti. Genel olarak iyi tolere edildi; tedaviyle ilişkili ciddi advers olay veya doz-kısıtlayıcı toksisite bildirilmedi. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Yeni ilaç denemesi: ION337 (ASCEND)
Ionis'in ION337 ilacı için ASCEND çalışması başladı: Dravet sendromlu 2–12 yaş çocuklarda güvenlilik ve tolerabilite değerlendiriliyor. Açık etiketli çalışma hâlen katılımcı alıyor (NCT07531745).
Genetik hedefli tedaviler ilerliyor
SCN1A'yı hedefleyen antisens tedavi (zorevunersen) Faz 3 çalışmada; erken verilerde nöbet azalması ve gelişimsel kazanım bildirildi.
ASO tedavileri Faz 3'te
UBE3A'nın sessiz babadan gelen kopyasını yeniden açmayı amaçlayan antisens tedaviler (GTX-102, ION582) geç aşama çalışmalarda.
İlk ilaç + gen tedavisi
Trofinetid Rett için onaylı ilk ilaç; MECP2 gen tedavileri (TSHA-102, NGN-401) ruhsatlandırma çalışmalarında.
Erken tedavi seyri değiştiriyor
Nusinersen, risdiplam ve gen tedavisi (onasemnogene) ile erken başlanan tedavi sonuçları belirgin iyileştiriyor; yenidoğan taraması kritik.
Dizileme tanı oranını artırdı
Tüm ekzom/genom dizileme, açıklanamayan epilepsi ve gelişim geriliğinde tanı oranını belirgin yükseltti; hassas (kişiye özel) tedavinin kapısını açıyor.
Yeni antiepileptik seçenekler
Senobamat, fenfluramin, kannabidiol ve ganaksolon gibi yeni ilaçlar dirençli epilepsi ve Lennox-Gastaut'ta seçenekleri genişletiyor.

Rreth meje
Prof. Dr. Burak Tatlı
Profesor i Pediatrisë · Neurologji Pediatrike & Pediatri Zhvillimore
Prof. Dr. Burak Tatlı është specialist në pediatri, neurologji pediatrike dhe pediatri zhvillimore. Arsimin mjekësor e përfundoi në programin në gjuhën angleze të Fakultetit të Mjekësisë Cerrahpaşa të Universitetit të Stambollit; pas Provimit të Specializimit Mjekësor përfundoi specializimin në pediatri në Fakultetin e Mjekësisë së Stambollit (Çapa) dhe nën-specializimin në neurologji pediatrike dhe pediatri zhvillimore në të njëjtin fakultet. Karrierën akademike e vazhdoi në Fakultetin e Mjekësisë së Stambollit, duke u bërë Profesor i Asociuar në vitin 2006 dhe Profesor në vitin 2013. Që nga viti 2017 ushtron veprimtari private të pavarur. Ai është gjithashtu themelues dhe kryetar i Shoqatës Nörogender. Ka interes dhe përvojë të veçantë në sëmundjet neurogjenetike, neurologjinë fetale dhe neonatale, epilepsinë rezistente ndaj barnave, paralizën cerebrale, autizmin dhe neurologjinë e zhvillimit, ndjek nga afër literaturën shkencore bashkëkohore dhe e kryen vlerësimin e planifikimin e trajtimit në mënyrë të individualizuar (specifike për pacientin) dhe të bazuar në prova. Kohët e fundit ai po punon në mënyrë të veçantë dhe intensive në fushën e regjenerimit neurologjik pediatrik akut dhe kronik. Ai personalisht mbikëqyr dhe integron vlerësimin e çdo fëmije që shihet në klinikë.
Puna akademike dhe publikimet
- Autor i librit të parë në Turqi për neurologjinë neonatale
- Autor i librit të parë në anglisht për epilepsinë pediatrike
- Autor i librit të parë për neuroregjenerimin pediatrik
- Autor kapitujsh në më shumë se 10 libra turq
- Mbi 70 publikime shkencore në anglisht të indeksuara në PubMed
- Google Scholar: h-indeks 17 · mbi 1700 citime
Shërbim
Diagnoza dhe Trajtimi
Vlerësim dhe trajtim i detajuar i gjendjeve neurologjike të fëmijërisë — përfshirë epilepsinë, dhimbjen e kokës, sëmundjet e muskujve dhe shqetësimet e zhvillimit e të sjelljes.
Mëso më shumëShërbim
Ndjekja e Zhvillimit dhe Portali i Familjes
Matjet antropometrike, etapat e zhvillimit, kalendari i vaksinimit dhe ndjekja e mjekimit — ndiqni rrugëtimin e fëmijës suaj me ne përmes portalit të familjes.
Mëso më shumëSpecialist me përvojë
Vite të tëra përvojë akademike dhe klinike në neurologjinë e fëmijëve.
Vlerësim i integruar
Vlerësimi neurologjik dhe zhvillimor udhëhiqet nga një mjek; kur nevojitet, familjet udhëzohen te shërbimet e pavarura të terapisë.
Ndjekje me familjen
Matjet, vaksinat, mjekimi dhe të dhënat e zhvillimit ndahen në mënyrë transparente përmes portalit të familjes.
Diagnoza · Ndjekja · Trajtimi
Mjete të fuqishme diagnostike, ndjekje e vazhdueshme, trajtim i udhëhequr nga diagnoza
Mjete diagnostike
Sqarojmë shkakun me EEG, MRI dhe imazheri, analiza gjenetike dhe vlerësime standarde të zhvillimit.
Mëso më shumëSistemi i ndjekjes së sëmundjes
Përmes portalit të familjes ndjekim rritjen, etapat e zhvillimit, vaksinat, mjekimin dhe krizat — rregullisht, së bashku me ju.
Sistemi i ndjekjesTrajtimi
Plane mjekimi, rehabilitimi dhe ushqimore të udhëhequra nga diagnoza; rishikim i rregullt dhe përshtatje kur nevojitet.
Shih trajtimetPse familjet na zgjedhin
Një qasje gjithëpërfshirëse që kujdeset për zhvillimin e fëmijës suaj
Mjek me përvojë
Vite përvojë akademike dhe klinike në neurologjinë dhe zhvillimin e fëmijëve.
Ndjekje gjithëpërfshirëse
Nga diagnoza te trajtimi, nga ndjekja te edukimi i familjes — një proces i vetëm i vazhdueshëm.
Këndvështrim i integruar
Diagnoza, trajtimi dhe zhvillimi integrohen nga një mjek, me referim te specialistët përkatës kur nevojitet.
Privatësia dhe besimi
Të dhënat personale shëndetësore përpunohen të sigurta sipas ligjit turk KVKK.
Kujdes gjithëpërfshirës
Vlerësim i integruar dhe referim kur nevojitet
Fëmija juaj vlerësohet në klinikë nga Prof. Dr. Burak Tatlı. Sipas nevojës, mund të bëhet referim te specialistë ose qendra të pavarura në fushat e mëposhtme.
Fizioterapi dhe Rehabilitim
Mbështet lëvizjen, ekuilibrin, qëndrimin, tonusin muskulor dhe zhvillimin motorik. Përdoret shpesh në paralizën cerebrale, sëmundjet e muskujve, vonesën motorike dhe ndjekjen e foshnjave në rrezik. Bobath (trajtimi neurozhvillimor), MAES dhe Cuevas MEDEK janë ndër metodat kryesore të përdorura në këtë fushë.
Terapi Okupacionale (Integrim Sensorik)
Mbështet aftësitë e jetës së përditshme, përpunimin sensorik, vëmendjen-rregullimin dhe planifikimin fino-motorik. Përdoret në autizëm, ndryshime sensorike dhe vështirësi në planifikimin motorik. Në këtë fushë përdoren edhe qasje si Analiza e Aplikuar e Sjelljes (ABA).
Terapi e të Folurit dhe Gjuhës
Vlerësim dhe mbështetje për gjuhën, të folurit, komunikimin dhe, kur nevojitet, vështirësitë e gëlltitjes. Përdoret në vonesën e të folurit, çrregullimet e artikulimit dhe gjuhës.
Zhvillimi i Fëmijëve dhe Ndërhyrja e Hershme
Mbështet fushat njohëse, sociale dhe zhvillimore përmes vlerësimit zhvillimor dhe ndërhyrjes së hershme të përqendruar te familja. Veçanërisht e rëndësishme në vonesën zhvillimore dhe periudhën e hershme. Në këtë fushë përdoren qasje të bazuara në lojë dhe ndërveprim si DIR/Floortime.
Psikologji
Vlerësim dhe mbështetje për sjelljen, gjendjen emocionale, përshtatjen dhe proceset familjare. Përdoret në vështirësi sjelljeje dhe shqetësime përshtatjeje. Në këtë fushë përdoren mjete standarde vlerësimi si testet e inteligjencës dhe testet e vëmendjes.
Këto fusha ofrohen nga specialistë të pavarur. Pasi diagnoza dhe plani përcaktohen në klinikë, bëhet referim te fusha e duhur kur nevojitet. Ky seksion është vetëm për informim.
Nga kongresi
Fjalim në kongres shkencor
Prof. Dr. Burak Tatlı — nga fjalimi i tij në panelin "Qasjet e Trajtimit Rigjenerues" në një kongres shkencor.
Me fjalët e familjeve
Çfarë vlerësojnë familjet
Mund të lexoni reagimet e familjeve tona në profilin tonë në Google Business.
Vlerësimet tona në GoogleNa kontaktoni për një takim ose informacion
Kontaktoni klinikën tonë për pyetjet tuaja rreth shëndetit neurologjik dhe zhvillimit të fëmijës suaj.
Na kontaktoniBu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.









