Otizm Spektrum Bozukluğu Ne Kadar Sık Görülür?

Çocuk Nörolojisi ve Gelişimsel Pediatri Uzmanı
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi · Nörogender Derneği
Son güncelleme:
Otizm spektrum bozukluğunun sıklığı, son otuz yılda belirgin biçimde artmış görünmektedir. Bu artışın büyük bölümü, tanı ölçütlerinin genişlemesi, farkındalığın artması ve tarama uygulamalarının yaygınlaşmasıyla açıklanmaktadır; ancak gerçek sıklıkta bir miktar artış olup olmadığı bilim insanları arasında halen tartışılan bir konudur. Bu bölümde, güncel verileri, bu verilerin nasıl toplandığını ve neden değişkenlik gösterdiğini ayrıntılı olarak ele alacağız.
Güncel Sıklık Verileri
Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'nin (CDC) Otizm ve Gelişimsel Yetersizlikleri İzleme Ağı'nın (ADDM) en güncel verilerine göre, 8 yaşındaki çocukların yaklaşık yüzde 3,2'sinde, yani her 31 çocuktan birinde OSB tanımlanmaktadır. Bu oran, iki yıl önceki değerlendirmede yaklaşık 36 çocukta bir iken artış göstermiştir; 2000 yılında ilk ADDM raporlandığında bu oran yaklaşık 150 çocukta bir düzeyindeydi. Dünya Sağlık Örgütü, dünya genelinde ortalama sıklığı her 100 çocukta bir olarak tahmin etmektedir; ülkeler arasındaki farklar, büyük ölçüde tanı olanaklarına erişimdeki farklılıkları yansıtır.
Türkiye'de ulusal ölçekte kapsamlı bir tarama çalışması henüz sınırlı olmakla birlikte, klinik gözlemler ve bölgesel çalışmalar, sıklığın uluslararası verilerle benzer bir aralıkta olduğunu düşündürmektedir. Ülkemizde son yıllarda gelişimsel tarama uygulamalarının (özellikle 18. ve 24. ay kontrollerinde) yaygınlaşması, tanı oranlarının da uluslararası eğilimlere paralel biçimde arttığını göstermektedir.
Sıklıktaki Artışı Nasıl Yorumlamalıyız?
Sıklıktaki bu belirgin artışı yorumlarken dört ana faktörü göz önünde bulundurmak gerekir:
- Genişleyen tanı ölçütleri — DSM-5 ile Asperger sendromu ve PDD-NOS gibi daha önce ayrı kabul edilen tabloların OSB şemsiyesine dahil edilmesi, tanı alan çocuk sayısını artırmıştır.
- Artan farkındalık — ebeveynler, öğretmenler ve birinci basamak hekimler, otizm belirtilerini eskiye göre çok daha erken fark edip yönlendirme yapabilmektedir.
- Yaygınlaşan tarama programları — rutin gelişimsel taramaların (bkz. 16. Bölüm) çocuk sağlığı izlemine dahil edilmesi, daha önce fark edilmeyen hafif tablodaki çocukların da tanı almasını sağlamıştır.
- Olası gerçek bir sıklık artışı — yukarıdaki üç faktör düzeltildikten sonra bile küçük bir gerçek artışın olup olmadığı, bilim insanları arasında tartışmalı bir konudur; bu yönde kesin bir kanıt henüz yoktur.
Erkek-Kız Oranı
OSB, erkek çocuklarda kız çocuklara göre belirgin olarak daha sık tanımlanmaktadır; güncel veriler erkek-kız oranını yaklaşık 3,4/1 ile 4/1 arasında göstermektedir (erkeklerde yaklaşık 20 çocukta bir, kızlarda yaklaşık 70 çocukta bir). Ancak bu oranın, gerçek biyolojik sıklık farkını mı yoksa kızlarda tanının gecikmesini ve gözden kaçmasını mı yansıttığı önemli bir tartışma konusudur. Kızlarda otizmin farklı görünümü, kitabın 11. Bölümünde ayrıntılı olarak ele alınacaktır.
Sosyoekonomik ve Bölgesel Farklılıklar
Geçmişte OSB tanısı, sosyoekonomik düzeyi yüksek ailelerin çocuklarında daha sık kaydediliyordu; bu durum gerçek bir sıklık farkından değil, bu ailelerin değerlendirme hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesinden kaynaklanıyordu. Son yıllarda tarama ve erişim olanaklarının yaygınlaşmasıyla bu fark azalmış, hatta bazı bölgelerde tersine dönmüştür. Bu değişim, sıklık farklarının önemli bir bölümünün tanıya erişimle ilgili olduğunu güçlü biçimde desteklemektedir.
Bilgi Kutusu
Sıklıktaki artışın büyük bölümü, daha iyi tanıma ve genişleyen tanı ölçütleriyle açıklanmaktadır.
OSB, tüm ırksal, etnik ve sosyoekonomik gruplarda görülür; belirli bir topluma veya kültüre özgü değildir.
Erken tanı oranlarındaki artış, aslında olumlu bir gelişmedir: Daha fazla çocuk, ihtiyaç duyduğu desteğe daha erken ulaşabilmektedir.
Tanı Yaşındaki Değişim
Geçmişte OSB tanısı genellikle okul öncesi dönemin sonlarına doğru konulurken, günümüzde artan farkındalık ve tarama araçlarının (bkz. 16. Bölüm) yaygınlaşmasıyla tanı yaşı belirgin biçimde düşmüştür. Bazı bölgelerde ortanca tanı yaşı 3 yaşın altına inmiştir; deneyimli merkezlerde güvenilir tanı, 18-24 ay gibi erken bir dönemde bile konulabilmektedir. Bu erken tanı, erken müdahale fırsat penceresinin daha iyi kullanılabilmesi açısından son derece değerlidir; ancak birçok ailenin hâlâ ilk endişeden tanıya kadar aylar, hatta yıllar süren bir bekleme sürecinden geçtiğini de dürüstçe belirtmek gerekir.
Erişkinlikte Otizm
OSB yalnızca çocukluk çağına özgü değildir; ömür boyu devam eder. CDC tahminlerine göre erişkinlerin yaklaşık yüzde 2,2'si otistiktir. Günümüzde erişkinlik döneminde ilk kez tanı alan, çocukluğunda fark edilmemiş pek çok birey bulunmaktadır; bu durum özellikle kız ve kadınlarda, hafif tablo gösteren bireylerde daha sık görülür. Erişkinlikte tanı alma konusu, kitabın 45. Bölümünde ele alınacaktır.
Bölüm Özeti
Bu bölümde OSB'nin güncel sıklığını, bu sıklığın zaman içindeki değişimini ve bu değişimin arkasındaki nedenleri ele aldık. Bir sonraki bölümde, "Neden benim çocuğum?" sorusuna bilimin verdiği yanıtı -genetik ve çevresel nedenleri- derinlemesine inceleyeceğiz.
Bu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.