🚧 Bu site test (deneme) aşamasındadır — içerik ve özellikler geliştirilmektedir.
BTProf. Dr. Burak TatlıÇocuk Nörolojisi ve Gelişim
7. Bölüm · Otizmin Görünümleri

Tekrarlayıcı Davranışlar, Kısıtlı İlgi Alanları ve Rutinler

DSM-5'in ikinci ana tanı alanı olan tekrarlayıcı davranışlar ve kısıtlı ilgi alanları, dört alt boyutta tanımlanır: basmakalıp/tekrarlayıcı hareketler, aynılığa ısrar/rutinlere bağlılık, çok kısıtlı ve yoğun ilgi alanları, ve duyusal girdilere aşırı veya az tepki (duyusal duyarlılık, 8. Bölümde ayrı ele alınacaktır).

Basmakalıp/Tekrarlayıcı Hareketler ve Konuşma

"Stimming" olarak da bilinen tekrarlayıcı hareketler arasında el çırpma, parmak oynatma, sallanma, parmak ucunda yürüme ve nesneleri döndürme sayılabilir. Konuşmada ise ekolali (duyulan kelime veya cümlelerin -hemen ya da gecikmiş olarak- tekrarlanması), kendine özgü kelime kullanımları veya sabit ifade kalıpları görülebilir.

Bu davranışların işlevini anlamak önemlidir: Tekrarlayıcı hareketler çoğunlukla kendini düzenleme, duyusal arama veya duygusal ifade işlevi görür; heyecan, kaygı, mutluluk veya aşırı uyarılma anlarında artabilir. Bu davranışları otomatik olarak "durdurulması gereken" davranışlar olarak görmek yerine, önce işlevini anlamak ("bu davranış çocuğuma ne sağlıyor?") daha yapıcı bir yaklaşımdır.

Bilgi Kutusu — Stimming Hakkında Güncel Bakış

Tekrarlayıcı hareketlerin (stimming) tamamı "kötü" veya "tedavi edilmesi gereken" davranışlar değildir. Zararsız stimming (el çırpma, sallanma gibi), çocuğun kendini sakinleştirmesine veya duygularını düzenlemesine yardımcı olan işlevsel bir mekanizma olabilir. Güncel klinik yaklaşım, yalnızca çocuğa veya başkalarına zarar veren, öğrenmeyi ciddi biçimde engelleyen veya sosyal olarak ciddi dışlanmaya yol açan davranışları hedeflemeyi, zararsız stimming'i ise olduğu gibi kabul etmeyi önerir.

Aynılığa Israr ve Rutinlere Bağlılık

Pek çok OSB'li çocuk, günlük rutinlerdeki değişikliklere (farklı bir yol, farklı bir tabak, mobilyanın yer değiştirmesi) belirgin sıkıntıyla tepki verir. Bu, inatçılık veya "şımarıklık" değildir; öngörülebilirlik, bu çocuklar için dünyayı daha az kaygı verici ve daha anlaşılır hale getiren bir baş etme stratejisidir. Katı düşünme kalıpları ("ya hep ya hiç" tarzı düşünme, geçişlerde zorlanma) da bu kategoriye girer.

Çok Kısıtlı ve Yoğun İlgi Alanları

Bazı OSB'li çocuklar, belirli bir konuya (dinozorlar, trenler, haritalar, belirli bir çizgi film karakteri, sayılar) olağandışı yoğunlukta ve derinlikte ilgi duyar. Bu ilgi alanları, doğru desteklendiğinde güçlü bir öğrenme motivasyonu kaynağı, sosyal bağlantı köprüsü (aynı ilgiyi paylaşan akranlarla) ve hatta ileride mesleki bir yönelim haline gelebilir. Klinik yaklaşımımızda bu ilgi alanlarını bastırmak yerine, öğrenme ve iletişim hedeflerine ulaşmak için bir araç olarak kullanmayı öneriyoruz.

İpucu / Pratik Öneri

Değişiklik gereken durumlarda (tatil, taşınma, okul değişikliği) çocuğunuzu görsel bir takvim, sosyal öykü veya "geri sayım" ile önceden hazırlamak, ani değişikliklerin yol açtığı sıkıntıyı büyük ölçüde azaltabilir. Bu konuyu 36. Bölümde daha ayrıntılı ele alacağız.

Bu Davranışlar Ne Zaman Klinik Olarak Önemlidir?

Tekrarlayıcı davranışlar ve rutinlere bağlılık, belirli bir yoğunlukta tipik gelişimde de görülebilir (örneğin küçük çocukların favori kitabı tekrar tekrar okutması). Klinik açıdan önemli olan, bu davranışların günlük işlevselliği ne ölçüde etkilediği, sosyal katılımı ne ölçüde kısıtladığı ve diğer alanlardaki (sosyal iletişim) bulgularla birlikte değerlendirildiğinde nasıl bir tablo oluşturduğudur. Bu nedenle bu bulgular, hiçbir zaman tek başına değil, bütüncül bir değerlendirmenin parçası olarak yorumlanmalıdır.

Bu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.