Çocuk Nörolojisi ve Gelişim
Çocuğunuzun nörolojik sağlığı ve gelişimi için güvenilir bir adres
Prof. Dr. Burak Tatlı; epilepsi, gelişim geriliği, otizm ve çocukluk çağı nörolojik durumlarında tanı, tedavi ve düzenli gelişim takibi sunar. Şişli'deki muayenehanesinde ailelerle birlikte çalışır.
Bu site bilgilendirme amaçlıdır; muayene ve tedavi için randevu gereklidir.
Muayene ve Takip
Süreç
- Ayrıntılı öykü ve nörolojik muayene
- Gerekli tetkiklerin planlanması (EEG, MR, genetik)
- Tanıya yönelik tedavi planı
- Düzenli gelişim ve tedavi takibi
Aileler buraya yalnızca bir tanı için değil, bir yol arkadaşı için gelir.
Nörolojik değerlendirme; dikkatli bir öykü, özenli bir muayene ve gerektiğinde doğru tetkiklerle ilerler. Tanı ve tedavi kararı her zaman klinik muayene sonrasında Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından verilir.
Duyurular
Yeni bilimsel yayın: Otizmde alt tipe göre eksozom (hücre dışı vezikül) hipotezi
Prof. Dr. Burak Tatlı ve İbrahim Kamer'in ortak çalışması, uluslararası hakemli Frontiers in Child and Adolescent Psychiatry dergisinde 28 Ağustos 2026'da açık erişimli olarak yayımlandı. Çalışma bir hipotez/teori makalesidir ve otizmin tek bir tabloya indirgenemeyecek kadar çeşitli (heterojen) bir gelişimsel durum olduğu gerçeğinden yola çıkar. Makale, hücre dışı vezikül (eksozom) temelli dört farklı aday yaklaşımın yalnızca "otizm tanısı"na göre değil; çocuğun klinik alt tipine (endofenotip), nesnel biyobelirteçlere ve hastadan elde edilen laboratuvar yanıtına göre eşleştirilmesi gerektiğini öne sürer. Gerileme, konuşma gecikmesi veya davranış tek başına bir seçim ölçütü değildir; her aşamada kimlik, saflık, güvenlik ve etkinlik denetimleri şarttır. Önemle belirtmek gerekir ki bu çalışma kuramsal ve preklinik (deneysel) bir çerçevedir; test edilmesi gereken bir bilimsel hipotezdir ve klinik uygulamayı önermez — makalenin kendisi de klinik kullanımın henüz erken olduğunu açıkça vurgular. Bu duyuru yalnızca bilimsel bilgilendirme amaçlıdır, herhangi bir tanı veya tedavi vaadi içermez. Çocuğunuza ilişkin tanı, tetkik ve tedavi kararı her zaman klinik muayene sonrasında Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından verilir.
Makaleyi okuMuayene öncesi evde gelişimsel ön değerlendirme
1 Eylül'de başlayan yeni programımızda, uygun görülen çocukların gelişim, iletişim, hareket ve günlük yaşam becerileri kendi ev ortamlarında ilgili alanların uzmanlarınca gözlemlenir; elde edilen bilgiler hekim muayenesi öncesinde bütüncül bir ön değerlendirme raporuna dönüştürülür. Ev değerlendirmesi bir hekim muayenesi değildir; tanı, tetkik, ilaç ve tedavi/rehabilitasyon kararı klinik muayene sonrasında Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından verilir. Hizmet ilk aşamada İstanbul'da sunulur; çok yakında İzmir, Kocaeli, Sakarya, Edirne ve ülkemizin birçok bölgesinde, daha önce birlikte çalıştığımız ve değerlendirmelerine güvendiğimiz uzmanların katkısıyla yaygınlaşacaktır.
Ayrıntılı bilgiDaha kapsamlı ön değerlendirme ve izlem
Ağustos ayından itibaren, takip ettiğimiz ve ilk kez göreceğimiz hastalarımız için daha ayrıntılı bir ön değerlendirme ve izlem süreci uyguluyoruz. Uygun hastalar, tablolarına göre (dirençli/yoğun nöbetli epilepsi; otizm ön tanı ve tanısı; serebral palsi ve genetik hastalıklar) ilgili alanlarda deneyimli uzman hekimlerle konsültasyon ve yönlendirme yoluyla da değerlendirilir. Her hastanın ilk muayenesi, kontrolü ve takibi her zaman olduğu gibi Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından yürütülür; tanı ve tedaviye ilişkin son karar kendisine aittir. Amacımız çocuğunuzu daha derinlemesine ve daha düzenli izleyebilmektir.
Aile Portalı çok yakında
Çok yakında açılacak Aile Portalı ile evdeki bilgisayar, tablet veya cep telefonundan çocuğunuzun tıbbi kayıtlarına, güncel tedavilerine ve sonuçlarına ulaşabilir, acil sorularınızı daha hızlı iletebileceksiniz. Kayıtlarınız yalnızca size özeldir; izin vermediğiniz hiç kimse göremez (KVKK korumalı).
Aile Rehberleri
Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından, sade bir dille yazılmış kapsamlı aile rehberleri.
Çocuk Gelişimi ve Sorunları
Gelişim basamakları, yaşa göre kırmızı bayraklar, DEHB, öğrenme güçlükleri, uyku, beslenme — 21 bölüm.
Çocuklarda Otizm Spektrum Bozukluğu
Otizm nedir, tanı süreci, nedenler ve DSM-5 ölçütleri — sade dille.
Çocuklarda Epilepsi
Nöbette ilk yardım, tanı, tedavi ve günlük yaşam — 45 bölüm, 12 ek ve sözlük.
Serebral Palsi
Serebral palsi nedir, eşlik eden sorunlar, rehabilitasyon ve yeni tedaviler — 28 bölüm.
Genetik Nörogelişimsel Sendromlar
Genetik tanı, kalıtım ve izlem; Rett, Angelman, Dravet, Fragile X ve tuberoz skleroz dahil 20 sendrom — 25 bölüm.
Nörokutan Hastalıklar
Tuberoskleroz, nörofibromatozis, Sturge-Weber ve diğerleri; cilt bulguları, çok organlı izlem ve tedavi — 1. bölüm yayında.
Çocuklarda Travmatik Omurilik Yaralanması
Yaralanma nedir, acil dönem, iyileşme ve rehabilitasyon, evde bakım, kök hücre-eksozom için dürüst çerçeve, SCIWORA ve uzun dönem izlem — 11 bölüm.
Nasıl çalışır?
Muayene yolculuğu
İlk temastan düzenli izleme — dört adım.
Ön değerlendirme
Aileyle görüşme ve uygun çocuklarda muayene öncesi evde gelişimsel ön değerlendirme.
Muayene
Ayrıntılı öykü ve nörolojik muayene; gerekliyse EEG, görüntüleme ve genetik tetkikler planlanır.
Kişisel plan
Tanıya ve çocuğa özel tedavi, tetkik ve rehabilitasyon planı; aileye sade, dürüst bilgilendirme.
Düzenli izlem
Kontroller, gelişim takibi ve gerektiğinde planın güncellenmesi.
Güncel
Bilgi akışı ve güncel tedaviler
📡 Günlük Bilgi Akışı
30 Mayıs 2026
Muayenehane bilgilendirme
Randevular için WhatsApp veya telefon ile ulaşabilirsiniz. EEG randevuları hafta içi sabah saatlerinde planlanmaktadır.
Aile portalı
Aile portalı yakında hizmete açılacaktır; aşı, ilaç ve gelişim takibinizi buradan izleyebilecek, ev ölçümlerinizi paylaşabileceksiniz.
Not
Bu alan, Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından güncellenen bir bilgilendirme akışıdır.
30 Mayıs 2026
Muayenehane bilgilendirme
Randevular için WhatsApp veya telefon ile ulaşabilirsiniz. EEG randevuları hafta içi sabah saatlerinde planlanmaktadır.
Aile portalı
Aile portalı yakında hizmete açılacaktır; aşı, ilaç ve gelişim takibinizi buradan izleyebilecek, ev ölçümlerinizi paylaşabileceksiniz.
Not
Bu alan, Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından güncellenen bir bilgilendirme akışıdır.
💊 Güncel Tedaviler & Haberler
Pharmacotherapies for Co-Occurring Stimulant Use Disorder and Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder: A Network Meta-Analysis.
Eş zamanlı stimulan kullanım bozukluğu (StUD) ve DEHB olan yetişkinlerde 6 çalışmayı içeren network meta-analize göre, yüksek doz stimulan bazlı tedaviler (özellikle MPH ve MAS) plaseboya göre üstün sonuçlar sağlamış. Sürekli yoksunlukta MAS 80 mg en etkili seçenek olarak öne çıkarken (OR=8.45), DEHB semptom şiddetinde en büyük iyileşme MPH 180 mg ile görülmüş (SMD=-0.59). Güvenlik profilleri plasebo ile karşılaştırılabilir bulunmuş; bu sonuçlar, StUD ve DEHB birlikteliğinde stimulan tedavisinden kaçınma yerine optimize edilmiş yüksek doz stimulan kullanımının düşünülebileceğini destekliyor, ancak daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.
The Impact of Untreated Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder on Motor Vehicle Accidents: A Systematic Review and Meta-Analysis.
Tedavi edilmeyen DEHB'li sürücülerde trafik kazası riski genel sürücü popülasyonuna göre %93 artmış bulunmuş; bu artış kanabis kullananlardaki (%85) ve opioid/benzodiazepin kullananlardaki (%53) risk artışına yakın, uykulu/yorgun sürücülerdeki (%162) artıştan ise düşük. Bulgular, tedavi edilmeyen DEHB'nin araç kazası riski açısından iyi bilinen diğer risk faktörleriyle kıyaslanabilir düzeyde önemli olduğunu ve DEHB tedavisinin sürüş güvenliği üzerinde olumlu etkisi olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle ergen/yetişkin DEHB hastalarına sürüş güvenliği ve tedavi uyumu konusunda danışmanlık verirken bu veriler kullanılabilir.
Optimizing exercise interventions for motor skills enhancement in attention deficit hyperactivity disorder: Evidence from meta-analysis.
21 çalışmayı (850 katılımcı) içeren bu meta-analize göre fiziksel egzersiz, DEHB'li çocuk ve ergenlerde hem kaba motor becerileri (Hedge's g=0.62) hem de ince motor becerileri (Hedge's g=0.72) orta düzeyde iyileştiriyor; lokomosyon, nesne kontrolü, denge, el becerisi, el-göz koordinasyonu ve el yazısı gibi alt bileşenlerde de anlamlı gelişme görülmüş. Daha uzun seans süresi (>45 dk) ve daha yüksek sıklık (≥haftada 3 seans) daha fazla fayda ile ilişkili bulunmuş; ince motor beceriler için kaba motor becerilere göre daha fazla kümülatif egzersiz maruziyeti (yaklaşık 1350 dk'ya karşı 810 dk) gerekiyor gibi görünüyor. Bu bulgular, DEHB'li hastalarda motor beceri hedeflerine yönelik kişiye özel egzersiz reçetelemesinin klinik ve eğitim uygulamalarına entegre edilmesini destekliyor.
Pediatric developmental epileptic encephalopathies treated with cenobamate: Real-world outcomes across etiologies, syndromes, and seizure types.
İspanya'da 17 merkezde 152 pediatrik DEE hastasında (%27.6 LGS, %58.6 sınıflandırılamayan DEE, medyan 9 önceki ASM) sennobamat ile retansiyon 3-6-12. aylarda %88-90-93, yanıt oranı (≥%50 azalma) %64-73-79 olarak bulunmuş; ancak Dravet sendromunda sürdürülebilir fayda sınırlı kalmış. Yapısal etiyolojide 12 aylık yanıt oranı (%93) nonstrüktürelden (%68) belirgin yüksek, tonik ve bilateral tonik-klonik nöbetlerde yanıt en iyi, absans nöbetlerinde en düşük (%54) bulunmuş. Sodyum kanal blokörleri yan etki riskini artıran ana faktör olarak saptanmış (OR=2.10); yavaş kilo-bazlı titrasyon ve eşzamanlı sodyum kanal blokörü/klobazam sadeleştirmesinin fayda-risk dengesini optimize edebileceği vurgulanmış. Dravet'te sennobamatın diğer DEE'lere göre daha sınırlı etkili olabileceği klinik açıdan önemli bir ayrım.
Impact of novel anti-seizure medications on status epilepticus in Dravet syndrome: a multicenter real-world cohort study.
61 Dravet hastasında (1033 status epileptikus atağı) yapılan çok merkezli gerçek-yaşam kohort çalışmasında, ilk basamak benzodiazepin tedavisi ataklarin %95.8'inde nöbeti sonlandırmada oldukça etkili bulunmuş. Fenfluramin kullanımı SE insidansında belirgin azalmayla ilişkilendirilmiş (IRR 0.19), stiripentol ise SE süresini anlamlı şekilde kısaltmış (yaklaşık 5 dakika azalma); ayrıca her ek ASM eklenmesi hem SE insidansını hem süresini kümülatif olarak azaltmış. Bulgular, Dravet sendromunda yeni nesil ASM'lerin (özellikle fenfluramin ve stiripentol) uzun dönem tedavide SE yükünü ve şiddetini azaltmaya katkı sağlayabileceğini destekliyor.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik dirençli epilepside RNS (responsive nörostimülasyon) kullanımına ilişkin 39 çalışma/413 hastayı içeren bu meta-analizde, hastaların yaklaşık %65'inde nöbetlerde ≥%50 azalma (yanıt), %28.4'ünde ≥%90 azalma (süper-yanıt) sağlanmış; nöbetsizlik oranı ise düşük (%2.9) bulunmuş. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çoğunlukla stabil kalmış veya iyileşmiş. Tek anlamlı prediktör daha uzun takip süresi olup yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrod yerleşimi yanıtı öngörmemiş — bu veriler RNS'nin pediatrik dirençli epilepside seçilmiş olgularda off-label kullanımını destekliyor.
Multidomain neuropsychiatric outcomes after epilepsy surgery: A systematic review and meta-analysis of depression, psychosis, cognition, and psychosocial adjustment.
Erişkinlerde epilepsi cerrahisi sonrası depresyonda küçük-orta düzeyde iyileşme saptanmış (SMD=-.24), bu iyileşme nöbetsiz hastalarda belirgin (-.47) iken nöbetleri devam edenlerde anlamlı değil. Ameliyat sonrası yeni psikiyatrik bozukluk hastaların %16.3'ünde ortaya çıkmış (en sık depresyon %9.8, anksiyete %7.1, psikoz %2.7); epilepsiyle ilişkili psikoz oranı ameliyat öncesi %17.5'ten sonrası %4.2'ye düşmüş. Temporal lob cerrahisi sonrası verbal bellek gerilemesi %17-37 oranında görülse de nöbetsizlik sağlandığında yaşam kalitesini bağımsız etkilemiyor; nöbetsiz hastalarda yaşam kalitesi 5 yıl boyunca sürekli artıyor. Bulgular, cerrahi öncesi psikiyatrik tarama ve ameliyat sonrası uzun süreli izlemin önemini destekliyor.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
Dirençli idiyopatik generalize epilepsi (GTKS'li) hastalarında santromedyan talamusa yönelik responsive stimülasyonun (RNS benzeri, talamik hedefli) değerlendirildiği NAUTILUS çalışması, IGE'de yapılan ilk randomize kontrollü nöromodülasyon çalışması. Primer etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKS'e kadar geçen süre) anlamlılığa ulaşmasa da, post-hoc analizde aktif stimülasyon grubunda GTKS azalması sham gruba göre anlamlı bulunmuş (%61 vs %49, p=.030); 18. ayda medyan %76.8 GTKS azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik oranı elde edilmiş. Güvenlik profili kabul edilebilir bulunmuş (ciddi cihaz-ilişkili yan etki oranı %6.9, kognisyon/mood/uyku üzerinde olumsuz etki yok) ve hasta/hekimlerin büyük çoğunluğu klinik iyileşme bildirmiş. Bu sonuçlar, medikal tedaviye dirençli IGE hastalarında talamik responsive stimülasyonun yeni ve güvenli bir palyatif tedavi seçeneği olabileceğini destekliyor.
Epilepsy with fever-sensitivity in patients with ATP6V0C pathogenic variants.
Ateşe duyarlı nöbet/epilepsisi olan çocuklarda yapılan genetik taramada (721 hasta, 53'ü ateşe duyarlı epilepsi), patojenik/olası patojenik varyantların %30'unda ATP6V0C geni saptanmış ve bu gen kohortta en sık implike edilen genlerden biri olarak öne çıkmış. İlişkili fenotip; erken başlangıçlı ateşle tetiklenen motor nöbetler, başlangıçta normal olup sonra multifokal anormalliğe dönüşen EEG, normal MR ve sonradan gelişen nörogelişimsel bozukluk ile karakterize. Bu bulgu, SCN1A-negatif ateşe duyarlı nöbet/epilepsi olgularında ATP6V0C'nin de genetik tanı panellerinde akılda tutulması gerektiğini gösteriyor.
Impact of Postpandemic Pediatric Infection Rebound on Febrile Seizures: A Nationwide Cohort Study, 2013-2023.
Japonya'da 2013-2023 yıllarını kapsayan 5.5 milyon kişi-yıllık ulusal kohort çalışmasında, 6 ay-5 yaş arası çocuklarda febril nöbet insidansı 2013-2018'de 1000 kişi-yılda 58.6-69.2 iken 2020'de %59.9 azalmış, 2023'te ise 71.7'ye çıkarak pandemi öncesi düzeyi aşmıştır. Nöbet/enfeksiyon oranı 2023'te pandemi öncesiyle aynı bulunmuş; yani artış, çocukların enfeksiyona daha duyarlı hale gelmesinden değil, toplumdaki pediatrik enfeksiyon sıklığının eski düzeyine dönmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bulgu, febril nöbet vaka yükü ve hastane kaynak planlamasının toplumdaki enfeksiyon sürveyansına göre şekillendirilmesi gerektiğini destekliyor.
Two-Year Outcomes of a 211 Care Coordination Trial.
21-42 aylık 499 çocukla yapılan RCT'de, 211LA çağrı merkezi tabanlı bakım koordinasyonu müdahalesi hizmete kayıt oranlarını artırmış olsa da, 24 ay sonunda PEDS-DM-AL (gelişimsel kilometre taşları) ve CBCL (davranışsal) ölçümlerinde usual care koluna göre anlamlı bir fark saptanmamış. Yazarlar bunu, müdahale grubunda göçmen/İngilizce yeterliliği sınırlı ailelerin fazla temsil edilmesi, kullanılan gelişimsel değerlendirme aracının performansının yetersiz olması ve pandemi koşullarının çalışmayı etkilemiş olabileceğiyle açıklıyor. Klinik mesaj: sadece hizmete yönlendirme/koordinasyon artışının doğrudan gelişimsel sonuçları iyileştirmesi garanti değildir; hizmetin niteliği ve süresi de önemli olabilir.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik ilaca dirençli epilepside RNS uygulamasını değerlendiren en kapsamlı meta-analizde (39 çalışma, 413 hasta), nöbet yanıt oranı (≥%50 azalma) %64.8, süper-yanıt oranı (≥%90 azalma) %28.4, tam nöbetsizlik oranı ise sadece %2.9 olarak bulunmuş. Yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrot yerleşimi nöbetsizliği öngörmezken, sadece daha uzun takip süresi nöbetsizlik olasılığını anlamlı şekilde artırmış. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çıktıları genellikle stabil veya iyileşmiş bulunmuş. Bulgular, pediatrik hastalarda RNS'nin seçilmiş vakalarda makul bir off-label seçenek olabileceğini destekliyor ancak prospektif çok merkezli uzun dönem verilere ihtiyaç var.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
NAUTILUS çalışması, ilaca dirençli idiopatik jeneralize epilepsi (jeneralize tonik-klonik nöbetli) hastalarında santromedian talamusa bilateral derin elektrot yerleştirerek responsive stimülasyon uygulamasını sham kontrolüyle karşılaştıran ilk randomize çalışmadır. Birincil güvenlik hedefi karşılanmış (SADE oranı %6.9, hedefin belirgin altında) ve kognisyon, mood veya uykuda olumsuz etki görülmemiştir; önceden belirlenen birincil etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKN'ye kadar geçen süre) anlamlı çıkmasa da, post-hoc analizde orijinal aktif grupta GTKN azalması sham gruba göre anlamlı derecede daha fazla bulunmuştur (%61 vs %49, p=.030). 18 aylık takipte medyan %76.8 GTKN azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik elde edilmiş; hasta ve hekimlerin büyük çoğunluğu genel iyileşme bildirmiştir. Bu çalışma, ilaca dirençli IGE'de cerrahi/nöromodülasyon seçeneklerinin sınırlı olduğu bir alanda yeni ve klinik olarak anlamlı bir adjuvan tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır.
Monoallelic loss-of-function variants in ZNF536 are associated with a neurodevelopmental disorder with prominent behavioral features.
ZNF536 genindeki monoallelik (heterozigot) fonksiyon kaybı varyantlarının, gelişimsel gerilik, otizm spektrum bozukluğu, entelektüel yetersizlik, hiperaktivite, agresif davranış, anksiyete ve hiperfaji ile karakterize yeni bir nörogelişimsel bozuklukla ilişkili olduğu gösterilmiş. 21 hastalık kohortta varyantların çoğu de novo saptanmış; epilepsi ve uyku bozuklukları da sık eşlik ediyor. Fare modeli, azalmış kortikal kalınlık ve otizm benzeri davranışlarla insan bulgularını destekliyor; bu nedenle nedeni açıklanamayan otizm/gelişimsel gerilik olgularında genetik tanı panellerine ZNF536'nın eklenmesi düşünülebilir.
Recurrent Sterile Polyserositis Reveals an Underrecognized Autoinflammatory Phenotype in MECP2 Duplication Syndrome.
MECP2 duplikasyon sendromlu (MDS) hastalarda açıklanamayan tekrarlayan plevral/perikardiyal efüzyonlarla seyreden steril polyserozit, altta yatan bir otoinflamatuar mekanizmayı düşündürüyor. Bu hastalarda ayrıca hipogamaglobulinemi ve anormal T/B hücre profilleri gibi immün disregülasyon bulguları saptanmış. Antimikrobiyal tedavi ve drenaja rağmen efüzyonlar sebat ederken, immünomodülatör tedavilerle düzelme gözlenmiş; erken başlanan immünomodülasyon daha hızlı iyileşme ve daha az morbiditeyle ilişkili bulunmuş. MDS hastalarında açıklanamayan poliserozit gelişirse otoinflamatuar süreç ve erken immünofenotipleme/immünomodülatör tedavi seçeneği akılda tutulmalı.
A phenotypic paradigm for cerebral palsy genetics.
Literatürde CP ile ilişkilendirilmiş 515 gen bildirilmiş olsa da, bu çalışmanın istatistiksel analizine göre bunların yalnızca 89'u için CP ilişkisi anlamlı olarak doğrulanabiliyor. Shriner Children's network'te genom dizilemesi yapılan 460 CP'li çocuğun %15.8'inde 60 farklı gende patojenik/olası patojenik varyant saptanmış, ancak bu 60 genden sadece 16'sının literatürde CP ile anlamlı ilişkisi bulunmakta. Yazarlar, genetik varyantlara CP nedenselliği atfederken stratifiye (kanıt düzeyine dayalı) bir yaklaşımın, hastalarda daha isabetli precision genomik tıp uygulamalarını destekleyebileceğini öne sürüyor. Bu çalışma, CP tanısı alan hastalarda genetik test sonuçlarının yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini ve "CP mimic" ile gerçek CP-ilişkili genetik nedenler arasındaki ayrımın önemini vurguluyor.
Magnesium sulphate for women at risk of preterm birth for neuroprotection of the fetus.
34. gebelik haftasından önce preterm doğum riski taşıyan kadınlarda antenatal magnezyum sülfat uygulaması, plaseboya kıyasla 2 yaşına kadar serebral palsi riskini (RR 0.71, NNTB 60) ve ölüm veya SP riskini (RR 0.87, NNTB 56) anlamlı azaltıyor (yüksek kesinlikli kanıt) — bu, magnezyum sülfatın fetal nöroprotektif etkisine dair mevcut uluslararası öneriyi güçlü şekilde destekliyor. Ancak okul çağında yapılan takiplerde SP, ölüm veya majör nörogelişimsel bozukluk açısından anlamlı fark bulunmamış (düşük kesinlikli kanıt), yani erken dönem yararının okul çağına kadar sürüp sürmediği belirsiz. Anne tarafında ciddi yan etkiler (ölüm, kardiyak/respiratuar arrest) açısından fark yokken, tedavinin kesilmesini gerektirecek şiddette yan etkiler magnezyum grubunda anlamlı derecede daha fazla görülmüş (RR 3.21). Bulgular, magnezyum sülfatın preterm doğum riskindeki kadınlarda fetal nöroproteksiyon amacıyla kullanımını yüksek kesinlikli kanıtla destekliyor, ancak uzun dönem (adölesan/erişkinlik) etkiler ve düşük-orta gelirli ülkelere genellenebilirlik için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Phenotypic and transcriptomic characterization of biallelic RNU2-2 developmental and epileptic encephalopathy.
Dokuz aileden 14 bireyde, konservatif 5' bölgede kümelenen biallelik RNU2-2 varyantlarının, ağır-derin entelektüel yetersizlik, yürüyememe/iletişim kuramama, hiperkinezi ve dirençli nöbetlerle giden yeni bir resesif gelişimsel-epileptik ensefalopatiye yol açtığı gösterilmiş. En sık nöbet tipleri infantil spazm ve tonik nöbetler olup Lennox-Gastaut benzeri fenotip sık görülmüş; bu nedenle açıklanamayan West sendromu/infantil spazm olgularında genetik tarama panellerine RNU2-2'nin eklenmesi düşünülebilir. Fibroblast dokusunda anormal splicing gösterilmiş olup kan örneklerinde bu bulgu saptanamadığından, gelecekte varyant doğrulaması için fibroblast bazlı RNA sekanslama yöntemi önerilmiştir.
Phelan-McDermid sendromu sanılandan daha sık: yaklaşık her 7.300 kişide bir
Mount Sinai'deki Seaver Otizm Araştırma ve Tedavi Merkezi bilim insanlarının Autism Research dergisinde yayımladığı yeni bir araştırma, Phelan-McDermid sendromunun (PMS) yaklaşık her 7.300 kişide bir görüldüğünü — yani önceki tahminlerden belirgin biçimde daha yaygın olduğunu — ortaya koydu. PMS, çoğunlukla 22q13 bölgesindeki SHANK3 geninin kaybı ya da değişimiyle ilişkili nadir bir genetik durumdur; tıbbi, bilişsel ve davranışsal güçlüklere yol açabilir ve hastaların büyük çoğunluğu otizm spektrum bozukluğu ölçütlerini de karşılar. Çalışma, on bağımsız kaynaktan genetik testi yapılmış yaklaşık 180.000 otizmli bireyin verisini inceledi ve binlerce kişinin — büyük ölçüde genetik testin yeterince kullanılmaması nedeniyle — muhtemelen tanı almadığını buldu. Bu sonuç, otizmli çocuklarda genetik değerlendirmenin (tüm ekzom/tüm genom gibi) önemini bir kez daha vurguluyor: altta yatan bir sendromun belirlenmesi izlem ve aile danışmanlığını değiştirebilir. Bulgular, hâlihazırda birden çok PMS klinik çalışmasının sürdüğü kritik bir dönemde geldi.
Angelman sendromunda GTX-102 (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonlanım noktalarına ulaşamadı
Ultragenyx, Angelman sendromu için geliştirilen araştırma amaçlı antisens oligonükleotid (ASO) GTX-102'nin (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonuçlarını açıkladı. Çalışma, birincil sonlanım noktasına (Bayley-4 bilişsel ham puanında başlangıca göre değişim) ve ana ikincil sonlanım noktasına (Çok Alanlı Yanıt İndeksi — MDRI'da net yanıt) ulaşamadı; yani ilaç önceden belirlenen etkinlik hedeflerini karşılamadı. Ultragenyx (Emil Kakkis, MD, PhD) ve Angelman dernekleri (FAST ve Angelman Syndrome Foundation) sonucu hayal kırıklığı olarak nitelendirip araştırmaya katılan ailelere teşekkür etti; firma bir topluluk webinarı planladığını ve basın bültenini yayımladığını bildirdi. Klinik bağlam: Angelman sendromunda halen ruhsatlı, hastalığı değiştiren bir tedavi bulunmuyor; bu sonuç, gen susturma/ASO temelli yaklaşımların umut verici olmakla birlikte henüz kanıtlanmadığını ve araştırmaların sürdüğünü hatırlatıyor. Hâlihazırda bir Ultragenyx çalışmasına katılan aileler, soruları için çalışmayı yürüten hekime (PI) veya patientinquiry@ultragenyx.com adresine başvurabilir.
Yeni etki mekanizmalı antiepileptik azetukalner: Faz 3 X-TOLE2 olumlu sonuçlandı
Xenon'un geliştirdiği azetukalner (Kv7 potasyum kanal açıcısı — yeni bir etki mekanizması) fokal başlangıçlı nöbetlerde erişkinlerde yürütülen Faz 3 X-TOLE2 çalışmasında birincil son noktaya ulaştı: 25 mg dozda aylık nöbet sıklığında medyan %53,2 azalma sağlandı (plaseboda %10,4). Nöbetlerinde en az %50 azalma görülen hasta oranı 25 mg grubunda %54,8, 15 mg grubunda %37,6 idi (plaseboda %20,8). İlaç genel olarak iyi tolere edildi (en sık baş dönmesi, baş ağrısı, uyku hali, yorgunluk). Çalışmaya çoğunlukla dirençli epilepsili (ortalama beş önceki ilaç denenmiş) hastalar alındı. Xenon, ABD FDA'ya ruhsat başvurusunu 2026'nın 3. çeyreğinde planlıyor; onaylanırsa azetukalner epilepside ilk Kv7 potasyum kanal açıcı ilaç olacak. Veriler Nisan 2026'daki AAN kongresinde sunulacak. (Erişkin çalışması; araştırma aşamasındadır, henüz ruhsatlı bir tedavi değildir; bilgilendirme amaçlıdır.)
Angelman için ION582 (REVEAL): Faz 3'te ilk kohortun alımı tamamlandı
Ionis'in Angelman sendromu için geliştirdiği antisens oligonükleotid (ASO) tedavisi ION582'nin Faz 3 REVEAL çalışmasında ilk kohortun (Kohort 1) hasta alımı tamamlandı (Temmuz 2026). Angelman topluluğunun görüşleri doğrultusunda tasarlanan REVEAL çalışması, tedavinin etkinliğini ve güvenliliğini değerlendirmek üzere planlandı. ION582, UBE3A geninin normalde susturulmuş olan babadan gelen kopyasını yeniden etkinleştirmeyi hedefler. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Rett gen tedavisi TSHA-102: pivotal çalışmada dozlama tamamlandı
Rett sendromu için araştırma aşamasındaki gen tedavisi TSHA-102'nin REVEAL pivotal çalışmasında dozlama tamamlandı. Faz 1/2 Part A uzun dönem verilerinde katılımcıların tamamı ince motor, kaba motor ve iletişim alanlarında en az bir gelişimsel basamak kazandı veya yeniden kazandı; kazanımlar 12 ay ve üzerinde birikmeye devam etti. Genel olarak iyi tolere edildi; tedaviyle ilişkili ciddi advers olay veya doz-kısıtlayıcı toksisite bildirilmedi. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Yeni ilaç denemesi: ION337 (ASCEND)
Ionis'in ION337 ilacı için ASCEND çalışması başladı: Dravet sendromlu 2–12 yaş çocuklarda güvenlilik ve tolerabilite değerlendiriliyor. Açık etiketli çalışma hâlen katılımcı alıyor (NCT07531745).
Genetik hedefli tedaviler ilerliyor
SCN1A'yı hedefleyen antisens tedavi (zorevunersen) Faz 3 çalışmada; erken verilerde nöbet azalması ve gelişimsel kazanım bildirildi.
ASO tedavileri Faz 3'te
UBE3A'nın sessiz babadan gelen kopyasını yeniden açmayı amaçlayan antisens tedaviler (GTX-102, ION582) geç aşama çalışmalarda.
İlk ilaç + gen tedavisi
Trofinetid Rett için onaylı ilk ilaç; MECP2 gen tedavileri (TSHA-102, NGN-401) ruhsatlandırma çalışmalarında.
Erken tedavi seyri değiştiriyor
Nusinersen, risdiplam ve gen tedavisi (onasemnogene) ile erken başlanan tedavi sonuçları belirgin iyileştiriyor; yenidoğan taraması kritik.
Dizileme tanı oranını artırdı
Tüm ekzom/genom dizileme, açıklanamayan epilepsi ve gelişim geriliğinde tanı oranını belirgin yükseltti; hassas (kişiye özel) tedavinin kapısını açıyor.
Yeni antiepileptik seçenekler
Senobamat, fenfluramin, kannabidiol ve ganaksolon gibi yeni ilaçlar dirençli epilepsi ve Lennox-Gastaut'ta seçenekleri genişletiyor.
Pharmacotherapies for Co-Occurring Stimulant Use Disorder and Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder: A Network Meta-Analysis.
Eş zamanlı stimulan kullanım bozukluğu (StUD) ve DEHB olan yetişkinlerde 6 çalışmayı içeren network meta-analize göre, yüksek doz stimulan bazlı tedaviler (özellikle MPH ve MAS) plaseboya göre üstün sonuçlar sağlamış. Sürekli yoksunlukta MAS 80 mg en etkili seçenek olarak öne çıkarken (OR=8.45), DEHB semptom şiddetinde en büyük iyileşme MPH 180 mg ile görülmüş (SMD=-0.59). Güvenlik profilleri plasebo ile karşılaştırılabilir bulunmuş; bu sonuçlar, StUD ve DEHB birlikteliğinde stimulan tedavisinden kaçınma yerine optimize edilmiş yüksek doz stimulan kullanımının düşünülebileceğini destekliyor, ancak daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.
The Impact of Untreated Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder on Motor Vehicle Accidents: A Systematic Review and Meta-Analysis.
Tedavi edilmeyen DEHB'li sürücülerde trafik kazası riski genel sürücü popülasyonuna göre %93 artmış bulunmuş; bu artış kanabis kullananlardaki (%85) ve opioid/benzodiazepin kullananlardaki (%53) risk artışına yakın, uykulu/yorgun sürücülerdeki (%162) artıştan ise düşük. Bulgular, tedavi edilmeyen DEHB'nin araç kazası riski açısından iyi bilinen diğer risk faktörleriyle kıyaslanabilir düzeyde önemli olduğunu ve DEHB tedavisinin sürüş güvenliği üzerinde olumlu etkisi olabileceğini gösteriyor. Bu nedenle ergen/yetişkin DEHB hastalarına sürüş güvenliği ve tedavi uyumu konusunda danışmanlık verirken bu veriler kullanılabilir.
Optimizing exercise interventions for motor skills enhancement in attention deficit hyperactivity disorder: Evidence from meta-analysis.
21 çalışmayı (850 katılımcı) içeren bu meta-analize göre fiziksel egzersiz, DEHB'li çocuk ve ergenlerde hem kaba motor becerileri (Hedge's g=0.62) hem de ince motor becerileri (Hedge's g=0.72) orta düzeyde iyileştiriyor; lokomosyon, nesne kontrolü, denge, el becerisi, el-göz koordinasyonu ve el yazısı gibi alt bileşenlerde de anlamlı gelişme görülmüş. Daha uzun seans süresi (>45 dk) ve daha yüksek sıklık (≥haftada 3 seans) daha fazla fayda ile ilişkili bulunmuş; ince motor beceriler için kaba motor becerilere göre daha fazla kümülatif egzersiz maruziyeti (yaklaşık 1350 dk'ya karşı 810 dk) gerekiyor gibi görünüyor. Bu bulgular, DEHB'li hastalarda motor beceri hedeflerine yönelik kişiye özel egzersiz reçetelemesinin klinik ve eğitim uygulamalarına entegre edilmesini destekliyor.
Pediatric developmental epileptic encephalopathies treated with cenobamate: Real-world outcomes across etiologies, syndromes, and seizure types.
İspanya'da 17 merkezde 152 pediatrik DEE hastasında (%27.6 LGS, %58.6 sınıflandırılamayan DEE, medyan 9 önceki ASM) sennobamat ile retansiyon 3-6-12. aylarda %88-90-93, yanıt oranı (≥%50 azalma) %64-73-79 olarak bulunmuş; ancak Dravet sendromunda sürdürülebilir fayda sınırlı kalmış. Yapısal etiyolojide 12 aylık yanıt oranı (%93) nonstrüktürelden (%68) belirgin yüksek, tonik ve bilateral tonik-klonik nöbetlerde yanıt en iyi, absans nöbetlerinde en düşük (%54) bulunmuş. Sodyum kanal blokörleri yan etki riskini artıran ana faktör olarak saptanmış (OR=2.10); yavaş kilo-bazlı titrasyon ve eşzamanlı sodyum kanal blokörü/klobazam sadeleştirmesinin fayda-risk dengesini optimize edebileceği vurgulanmış. Dravet'te sennobamatın diğer DEE'lere göre daha sınırlı etkili olabileceği klinik açıdan önemli bir ayrım.
Impact of novel anti-seizure medications on status epilepticus in Dravet syndrome: a multicenter real-world cohort study.
61 Dravet hastasında (1033 status epileptikus atağı) yapılan çok merkezli gerçek-yaşam kohort çalışmasında, ilk basamak benzodiazepin tedavisi ataklarin %95.8'inde nöbeti sonlandırmada oldukça etkili bulunmuş. Fenfluramin kullanımı SE insidansında belirgin azalmayla ilişkilendirilmiş (IRR 0.19), stiripentol ise SE süresini anlamlı şekilde kısaltmış (yaklaşık 5 dakika azalma); ayrıca her ek ASM eklenmesi hem SE insidansını hem süresini kümülatif olarak azaltmış. Bulgular, Dravet sendromunda yeni nesil ASM'lerin (özellikle fenfluramin ve stiripentol) uzun dönem tedavide SE yükünü ve şiddetini azaltmaya katkı sağlayabileceğini destekliyor.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik dirençli epilepside RNS (responsive nörostimülasyon) kullanımına ilişkin 39 çalışma/413 hastayı içeren bu meta-analizde, hastaların yaklaşık %65'inde nöbetlerde ≥%50 azalma (yanıt), %28.4'ünde ≥%90 azalma (süper-yanıt) sağlanmış; nöbetsizlik oranı ise düşük (%2.9) bulunmuş. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çoğunlukla stabil kalmış veya iyileşmiş. Tek anlamlı prediktör daha uzun takip süresi olup yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrod yerleşimi yanıtı öngörmemiş — bu veriler RNS'nin pediatrik dirençli epilepside seçilmiş olgularda off-label kullanımını destekliyor.
Multidomain neuropsychiatric outcomes after epilepsy surgery: A systematic review and meta-analysis of depression, psychosis, cognition, and psychosocial adjustment.
Erişkinlerde epilepsi cerrahisi sonrası depresyonda küçük-orta düzeyde iyileşme saptanmış (SMD=-.24), bu iyileşme nöbetsiz hastalarda belirgin (-.47) iken nöbetleri devam edenlerde anlamlı değil. Ameliyat sonrası yeni psikiyatrik bozukluk hastaların %16.3'ünde ortaya çıkmış (en sık depresyon %9.8, anksiyete %7.1, psikoz %2.7); epilepsiyle ilişkili psikoz oranı ameliyat öncesi %17.5'ten sonrası %4.2'ye düşmüş. Temporal lob cerrahisi sonrası verbal bellek gerilemesi %17-37 oranında görülse de nöbetsizlik sağlandığında yaşam kalitesini bağımsız etkilemiyor; nöbetsiz hastalarda yaşam kalitesi 5 yıl boyunca sürekli artıyor. Bulgular, cerrahi öncesi psikiyatrik tarama ve ameliyat sonrası uzun süreli izlemin önemini destekliyor.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
Dirençli idiyopatik generalize epilepsi (GTKS'li) hastalarında santromedyan talamusa yönelik responsive stimülasyonun (RNS benzeri, talamik hedefli) değerlendirildiği NAUTILUS çalışması, IGE'de yapılan ilk randomize kontrollü nöromodülasyon çalışması. Primer etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKS'e kadar geçen süre) anlamlılığa ulaşmasa da, post-hoc analizde aktif stimülasyon grubunda GTKS azalması sham gruba göre anlamlı bulunmuş (%61 vs %49, p=.030); 18. ayda medyan %76.8 GTKS azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik oranı elde edilmiş. Güvenlik profili kabul edilebilir bulunmuş (ciddi cihaz-ilişkili yan etki oranı %6.9, kognisyon/mood/uyku üzerinde olumsuz etki yok) ve hasta/hekimlerin büyük çoğunluğu klinik iyileşme bildirmiş. Bu sonuçlar, medikal tedaviye dirençli IGE hastalarında talamik responsive stimülasyonun yeni ve güvenli bir palyatif tedavi seçeneği olabileceğini destekliyor.
Epilepsy with fever-sensitivity in patients with ATP6V0C pathogenic variants.
Ateşe duyarlı nöbet/epilepsisi olan çocuklarda yapılan genetik taramada (721 hasta, 53'ü ateşe duyarlı epilepsi), patojenik/olası patojenik varyantların %30'unda ATP6V0C geni saptanmış ve bu gen kohortta en sık implike edilen genlerden biri olarak öne çıkmış. İlişkili fenotip; erken başlangıçlı ateşle tetiklenen motor nöbetler, başlangıçta normal olup sonra multifokal anormalliğe dönüşen EEG, normal MR ve sonradan gelişen nörogelişimsel bozukluk ile karakterize. Bu bulgu, SCN1A-negatif ateşe duyarlı nöbet/epilepsi olgularında ATP6V0C'nin de genetik tanı panellerinde akılda tutulması gerektiğini gösteriyor.
Impact of Postpandemic Pediatric Infection Rebound on Febrile Seizures: A Nationwide Cohort Study, 2013-2023.
Japonya'da 2013-2023 yıllarını kapsayan 5.5 milyon kişi-yıllık ulusal kohort çalışmasında, 6 ay-5 yaş arası çocuklarda febril nöbet insidansı 2013-2018'de 1000 kişi-yılda 58.6-69.2 iken 2020'de %59.9 azalmış, 2023'te ise 71.7'ye çıkarak pandemi öncesi düzeyi aşmıştır. Nöbet/enfeksiyon oranı 2023'te pandemi öncesiyle aynı bulunmuş; yani artış, çocukların enfeksiyona daha duyarlı hale gelmesinden değil, toplumdaki pediatrik enfeksiyon sıklığının eski düzeyine dönmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bulgu, febril nöbet vaka yükü ve hastane kaynak planlamasının toplumdaki enfeksiyon sürveyansına göre şekillendirilmesi gerektiğini destekliyor.
Two-Year Outcomes of a 211 Care Coordination Trial.
21-42 aylık 499 çocukla yapılan RCT'de, 211LA çağrı merkezi tabanlı bakım koordinasyonu müdahalesi hizmete kayıt oranlarını artırmış olsa da, 24 ay sonunda PEDS-DM-AL (gelişimsel kilometre taşları) ve CBCL (davranışsal) ölçümlerinde usual care koluna göre anlamlı bir fark saptanmamış. Yazarlar bunu, müdahale grubunda göçmen/İngilizce yeterliliği sınırlı ailelerin fazla temsil edilmesi, kullanılan gelişimsel değerlendirme aracının performansının yetersiz olması ve pandemi koşullarının çalışmayı etkilemiş olabileceğiyle açıklıyor. Klinik mesaj: sadece hizmete yönlendirme/koordinasyon artışının doğrudan gelişimsel sonuçları iyileştirmesi garanti değildir; hizmetin niteliği ve süresi de önemli olabilir.
Responsive neurostimulation in pediatric drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis of seizure and non-seizure outcomes, safety, and predictors of response.
Pediatrik ilaca dirençli epilepside RNS uygulamasını değerlendiren en kapsamlı meta-analizde (39 çalışma, 413 hasta), nöbet yanıt oranı (≥%50 azalma) %64.8, süper-yanıt oranı (≥%90 azalma) %28.4, tam nöbetsizlik oranı ise sadece %2.9 olarak bulunmuş. Yaş, epilepsi tipi ve talamik elektrot yerleşimi nöbetsizliği öngörmezken, sadece daha uzun takip süresi nöbetsizlik olasılığını anlamlı şekilde artırmış. Yan etki oranı %15.8 olup en sık cihaz ilişkili enfeksiyon (~%4) görülmüş; yaşam kalitesi, kognisyon ve davranış çıktıları genellikle stabil veya iyileşmiş bulunmuş. Bulgular, pediatrik hastalarda RNS'nin seçilmiş vakalarda makul bir off-label seçenek olabileceğini destekliyor ancak prospektif çok merkezli uzun dönem verilere ihtiyaç var.
Responsive stimulation of the thalamus for idiopathic generalized epilepsy: Results of the randomized controlled NAUTILUS trial through 18 months.
NAUTILUS çalışması, ilaca dirençli idiopatik jeneralize epilepsi (jeneralize tonik-klonik nöbetli) hastalarında santromedian talamusa bilateral derin elektrot yerleştirerek responsive stimülasyon uygulamasını sham kontrolüyle karşılaştıran ilk randomize çalışmadır. Birincil güvenlik hedefi karşılanmış (SADE oranı %6.9, hedefin belirgin altında) ve kognisyon, mood veya uykuda olumsuz etki görülmemiştir; önceden belirlenen birincil etkinlik sonlanım noktası (ikinci GTKN'ye kadar geçen süre) anlamlı çıkmasa da, post-hoc analizde orijinal aktif grupta GTKN azalması sham gruba göre anlamlı derecede daha fazla bulunmuştur (%61 vs %49, p=.030). 18 aylık takipte medyan %76.8 GTKN azalması, %62.5 yanıt oranı ve %40 nöbetsizlik elde edilmiş; hasta ve hekimlerin büyük çoğunluğu genel iyileşme bildirmiştir. Bu çalışma, ilaca dirençli IGE'de cerrahi/nöromodülasyon seçeneklerinin sınırlı olduğu bir alanda yeni ve klinik olarak anlamlı bir adjuvan tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır.
Monoallelic loss-of-function variants in ZNF536 are associated with a neurodevelopmental disorder with prominent behavioral features.
ZNF536 genindeki monoallelik (heterozigot) fonksiyon kaybı varyantlarının, gelişimsel gerilik, otizm spektrum bozukluğu, entelektüel yetersizlik, hiperaktivite, agresif davranış, anksiyete ve hiperfaji ile karakterize yeni bir nörogelişimsel bozuklukla ilişkili olduğu gösterilmiş. 21 hastalık kohortta varyantların çoğu de novo saptanmış; epilepsi ve uyku bozuklukları da sık eşlik ediyor. Fare modeli, azalmış kortikal kalınlık ve otizm benzeri davranışlarla insan bulgularını destekliyor; bu nedenle nedeni açıklanamayan otizm/gelişimsel gerilik olgularında genetik tanı panellerine ZNF536'nın eklenmesi düşünülebilir.
Recurrent Sterile Polyserositis Reveals an Underrecognized Autoinflammatory Phenotype in MECP2 Duplication Syndrome.
MECP2 duplikasyon sendromlu (MDS) hastalarda açıklanamayan tekrarlayan plevral/perikardiyal efüzyonlarla seyreden steril polyserozit, altta yatan bir otoinflamatuar mekanizmayı düşündürüyor. Bu hastalarda ayrıca hipogamaglobulinemi ve anormal T/B hücre profilleri gibi immün disregülasyon bulguları saptanmış. Antimikrobiyal tedavi ve drenaja rağmen efüzyonlar sebat ederken, immünomodülatör tedavilerle düzelme gözlenmiş; erken başlanan immünomodülasyon daha hızlı iyileşme ve daha az morbiditeyle ilişkili bulunmuş. MDS hastalarında açıklanamayan poliserozit gelişirse otoinflamatuar süreç ve erken immünofenotipleme/immünomodülatör tedavi seçeneği akılda tutulmalı.
A phenotypic paradigm for cerebral palsy genetics.
Literatürde CP ile ilişkilendirilmiş 515 gen bildirilmiş olsa da, bu çalışmanın istatistiksel analizine göre bunların yalnızca 89'u için CP ilişkisi anlamlı olarak doğrulanabiliyor. Shriner Children's network'te genom dizilemesi yapılan 460 CP'li çocuğun %15.8'inde 60 farklı gende patojenik/olası patojenik varyant saptanmış, ancak bu 60 genden sadece 16'sının literatürde CP ile anlamlı ilişkisi bulunmakta. Yazarlar, genetik varyantlara CP nedenselliği atfederken stratifiye (kanıt düzeyine dayalı) bir yaklaşımın, hastalarda daha isabetli precision genomik tıp uygulamalarını destekleyebileceğini öne sürüyor. Bu çalışma, CP tanısı alan hastalarda genetik test sonuçlarının yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini ve "CP mimic" ile gerçek CP-ilişkili genetik nedenler arasındaki ayrımın önemini vurguluyor.
Magnesium sulphate for women at risk of preterm birth for neuroprotection of the fetus.
34. gebelik haftasından önce preterm doğum riski taşıyan kadınlarda antenatal magnezyum sülfat uygulaması, plaseboya kıyasla 2 yaşına kadar serebral palsi riskini (RR 0.71, NNTB 60) ve ölüm veya SP riskini (RR 0.87, NNTB 56) anlamlı azaltıyor (yüksek kesinlikli kanıt) — bu, magnezyum sülfatın fetal nöroprotektif etkisine dair mevcut uluslararası öneriyi güçlü şekilde destekliyor. Ancak okul çağında yapılan takiplerde SP, ölüm veya majör nörogelişimsel bozukluk açısından anlamlı fark bulunmamış (düşük kesinlikli kanıt), yani erken dönem yararının okul çağına kadar sürüp sürmediği belirsiz. Anne tarafında ciddi yan etkiler (ölüm, kardiyak/respiratuar arrest) açısından fark yokken, tedavinin kesilmesini gerektirecek şiddette yan etkiler magnezyum grubunda anlamlı derecede daha fazla görülmüş (RR 3.21). Bulgular, magnezyum sülfatın preterm doğum riskindeki kadınlarda fetal nöroproteksiyon amacıyla kullanımını yüksek kesinlikli kanıtla destekliyor, ancak uzun dönem (adölesan/erişkinlik) etkiler ve düşük-orta gelirli ülkelere genellenebilirlik için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Phenotypic and transcriptomic characterization of biallelic RNU2-2 developmental and epileptic encephalopathy.
Dokuz aileden 14 bireyde, konservatif 5' bölgede kümelenen biallelik RNU2-2 varyantlarının, ağır-derin entelektüel yetersizlik, yürüyememe/iletişim kuramama, hiperkinezi ve dirençli nöbetlerle giden yeni bir resesif gelişimsel-epileptik ensefalopatiye yol açtığı gösterilmiş. En sık nöbet tipleri infantil spazm ve tonik nöbetler olup Lennox-Gastaut benzeri fenotip sık görülmüş; bu nedenle açıklanamayan West sendromu/infantil spazm olgularında genetik tarama panellerine RNU2-2'nin eklenmesi düşünülebilir. Fibroblast dokusunda anormal splicing gösterilmiş olup kan örneklerinde bu bulgu saptanamadığından, gelecekte varyant doğrulaması için fibroblast bazlı RNA sekanslama yöntemi önerilmiştir.
Phelan-McDermid sendromu sanılandan daha sık: yaklaşık her 7.300 kişide bir
Mount Sinai'deki Seaver Otizm Araştırma ve Tedavi Merkezi bilim insanlarının Autism Research dergisinde yayımladığı yeni bir araştırma, Phelan-McDermid sendromunun (PMS) yaklaşık her 7.300 kişide bir görüldüğünü — yani önceki tahminlerden belirgin biçimde daha yaygın olduğunu — ortaya koydu. PMS, çoğunlukla 22q13 bölgesindeki SHANK3 geninin kaybı ya da değişimiyle ilişkili nadir bir genetik durumdur; tıbbi, bilişsel ve davranışsal güçlüklere yol açabilir ve hastaların büyük çoğunluğu otizm spektrum bozukluğu ölçütlerini de karşılar. Çalışma, on bağımsız kaynaktan genetik testi yapılmış yaklaşık 180.000 otizmli bireyin verisini inceledi ve binlerce kişinin — büyük ölçüde genetik testin yeterince kullanılmaması nedeniyle — muhtemelen tanı almadığını buldu. Bu sonuç, otizmli çocuklarda genetik değerlendirmenin (tüm ekzom/tüm genom gibi) önemini bir kez daha vurguluyor: altta yatan bir sendromun belirlenmesi izlem ve aile danışmanlığını değiştirebilir. Bulgular, hâlihazırda birden çok PMS klinik çalışmasının sürdüğü kritik bir dönemde geldi.
Angelman sendromunda GTX-102 (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonlanım noktalarına ulaşamadı
Ultragenyx, Angelman sendromu için geliştirilen araştırma amaçlı antisens oligonükleotid (ASO) GTX-102'nin (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonuçlarını açıkladı. Çalışma, birincil sonlanım noktasına (Bayley-4 bilişsel ham puanında başlangıca göre değişim) ve ana ikincil sonlanım noktasına (Çok Alanlı Yanıt İndeksi — MDRI'da net yanıt) ulaşamadı; yani ilaç önceden belirlenen etkinlik hedeflerini karşılamadı. Ultragenyx (Emil Kakkis, MD, PhD) ve Angelman dernekleri (FAST ve Angelman Syndrome Foundation) sonucu hayal kırıklığı olarak nitelendirip araştırmaya katılan ailelere teşekkür etti; firma bir topluluk webinarı planladığını ve basın bültenini yayımladığını bildirdi. Klinik bağlam: Angelman sendromunda halen ruhsatlı, hastalığı değiştiren bir tedavi bulunmuyor; bu sonuç, gen susturma/ASO temelli yaklaşımların umut verici olmakla birlikte henüz kanıtlanmadığını ve araştırmaların sürdüğünü hatırlatıyor. Hâlihazırda bir Ultragenyx çalışmasına katılan aileler, soruları için çalışmayı yürüten hekime (PI) veya patientinquiry@ultragenyx.com adresine başvurabilir.
Yeni etki mekanizmalı antiepileptik azetukalner: Faz 3 X-TOLE2 olumlu sonuçlandı
Xenon'un geliştirdiği azetukalner (Kv7 potasyum kanal açıcısı — yeni bir etki mekanizması) fokal başlangıçlı nöbetlerde erişkinlerde yürütülen Faz 3 X-TOLE2 çalışmasında birincil son noktaya ulaştı: 25 mg dozda aylık nöbet sıklığında medyan %53,2 azalma sağlandı (plaseboda %10,4). Nöbetlerinde en az %50 azalma görülen hasta oranı 25 mg grubunda %54,8, 15 mg grubunda %37,6 idi (plaseboda %20,8). İlaç genel olarak iyi tolere edildi (en sık baş dönmesi, baş ağrısı, uyku hali, yorgunluk). Çalışmaya çoğunlukla dirençli epilepsili (ortalama beş önceki ilaç denenmiş) hastalar alındı. Xenon, ABD FDA'ya ruhsat başvurusunu 2026'nın 3. çeyreğinde planlıyor; onaylanırsa azetukalner epilepside ilk Kv7 potasyum kanal açıcı ilaç olacak. Veriler Nisan 2026'daki AAN kongresinde sunulacak. (Erişkin çalışması; araştırma aşamasındadır, henüz ruhsatlı bir tedavi değildir; bilgilendirme amaçlıdır.)
Angelman için ION582 (REVEAL): Faz 3'te ilk kohortun alımı tamamlandı
Ionis'in Angelman sendromu için geliştirdiği antisens oligonükleotid (ASO) tedavisi ION582'nin Faz 3 REVEAL çalışmasında ilk kohortun (Kohort 1) hasta alımı tamamlandı (Temmuz 2026). Angelman topluluğunun görüşleri doğrultusunda tasarlanan REVEAL çalışması, tedavinin etkinliğini ve güvenliliğini değerlendirmek üzere planlandı. ION582, UBE3A geninin normalde susturulmuş olan babadan gelen kopyasını yeniden etkinleştirmeyi hedefler. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Rett gen tedavisi TSHA-102: pivotal çalışmada dozlama tamamlandı
Rett sendromu için araştırma aşamasındaki gen tedavisi TSHA-102'nin REVEAL pivotal çalışmasında dozlama tamamlandı. Faz 1/2 Part A uzun dönem verilerinde katılımcıların tamamı ince motor, kaba motor ve iletişim alanlarında en az bir gelişimsel basamak kazandı veya yeniden kazandı; kazanımlar 12 ay ve üzerinde birikmeye devam etti. Genel olarak iyi tolere edildi; tedaviyle ilişkili ciddi advers olay veya doz-kısıtlayıcı toksisite bildirilmedi. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)
Yeni ilaç denemesi: ION337 (ASCEND)
Ionis'in ION337 ilacı için ASCEND çalışması başladı: Dravet sendromlu 2–12 yaş çocuklarda güvenlilik ve tolerabilite değerlendiriliyor. Açık etiketli çalışma hâlen katılımcı alıyor (NCT07531745).
Genetik hedefli tedaviler ilerliyor
SCN1A'yı hedefleyen antisens tedavi (zorevunersen) Faz 3 çalışmada; erken verilerde nöbet azalması ve gelişimsel kazanım bildirildi.
ASO tedavileri Faz 3'te
UBE3A'nın sessiz babadan gelen kopyasını yeniden açmayı amaçlayan antisens tedaviler (GTX-102, ION582) geç aşama çalışmalarda.
İlk ilaç + gen tedavisi
Trofinetid Rett için onaylı ilk ilaç; MECP2 gen tedavileri (TSHA-102, NGN-401) ruhsatlandırma çalışmalarında.
Erken tedavi seyri değiştiriyor
Nusinersen, risdiplam ve gen tedavisi (onasemnogene) ile erken başlanan tedavi sonuçları belirgin iyileştiriyor; yenidoğan taraması kritik.
Dizileme tanı oranını artırdı
Tüm ekzom/genom dizileme, açıklanamayan epilepsi ve gelişim geriliğinde tanı oranını belirgin yükseltti; hassas (kişiye özel) tedavinin kapısını açıyor.
Yeni antiepileptik seçenekler
Senobamat, fenfluramin, kannabidiol ve ganaksolon gibi yeni ilaçlar dirençli epilepsi ve Lennox-Gastaut'ta seçenekleri genişletiyor.

Hakkımda
Prof. Dr. Burak Tatlı
Pediatri Profesörü · Çocuk Nörolojisi & Gelişimsel Pediatri
Prof. Dr. Burak Tatlı; çocuk sağlığı ve hastalıkları, pediatrik nöroloji ve gelişimsel pediatri uzmanıdır. Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin İngilizce programında tamamlamış; Tıpta Uzmanlık Sınavı'nın ardından İstanbul Tıp Fakültesi'nde (Çapa) çocuk sağlığı ve hastalıkları ihtisasını, aynı fakültede çocuk nörolojisi ve gelişimsel pediatri yan dal eğitimlerini tamamlamıştır. Akademik kariyerine yine İstanbul Tıp Fakültesi'nde öğretim üyesi olarak devam etmiş; 2006'da doçent, 2013'te profesör unvanını almıştır. 2017'den bu yana bağımsız özel muayenehanesinde çalışmaktadır. Ayrıca Nörogender Derneği'nin kurucusu ve başkanıdır. Nörogenetik hastalıklar, fetal ve yenidoğan nörolojisi, dirençli epilepsi, serebral palsi, otizm ve gelişim nörolojisi alanlarında özel ilgi ve deneyime sahiptir; güncel bilimsel literatürü yakından takip ederek değerlendirme ve tedavi planlamasını hastaya özel (bireyselleştirilmiş) ve kanıta dayalı biçimde yürütür. Son dönemde özellikle akut ve kronik pediatrik nörolojik regenerasyon alanında yoğun olarak çalışmaktadır. Muayenehanede görülen her çocuğun değerlendirmesini kişisel olarak yürütüp bütünleştirir.
Akademik çalışmalar ve yayınlar
- Türkiye'nin ilk yenidoğan nörolojisi kitabının yazarı
- İlk İngilizce pediatrik epilepsi kitabının yazarı
- İlk pediatrik nöroregenerasyon kitabının yazarı
- 10'dan fazla Türkçe kitapta bölüm yazarlığı
- PubMed'de 70'in üzerinde İngilizce bilimsel yayın
- Google Akademik: h-indeksi 17 · 1.700'ün üzerinde atıf
Hizmet
Tanı ve Tedavi
Epilepsi, baş ağrısı, kas hastalıkları, gelişimsel ve davranışsal sorunlar dahil çocukluk çağı nörolojik durumlarında ayrıntılı değerlendirme ve tedavi.
Daha fazla bilgiHizmet
Gelişim Takibi ve Aile Portalı
Antropometrik ölçümler, gelişim basamakları, aşı takvimi ve ilaç takibi; aile portalı üzerinden çocuğunuzun sürecini bizimle birlikte izleyebilirsiniz.
Daha fazla bilgiUzman ve deneyimli
Çocuk nörolojisi alanında uzun yıllara dayanan akademik ve klinik deneyim.
Bütüncül değerlendirme
Nörolojik ve gelişimsel değerlendirme tek elden yürütülür; gerektiğinde uygun terapi alanlarına yönlendirme yapılır.
Aileyle birlikte takip
Aile portalı ile ölçüm, aşı, ilaç ve gelişim verileri şeffaf biçimde paylaşılır.
Tanı · Takip · Tedavi
Güçlü tanı araçları, sürekli takip, tanıya yönelik tedavi
Tanı Araçları
EEG, MR ve görüntüleme, genetik test ve standart gelişim değerlendirmeleriyle nedeni netleştiririz.
Ayrıntılı bakHastalık Takip Sistemi
Aile portalı üzerinden büyüme, gelişim basamakları, aşı, ilaç ve nöbet takibi — süreç sizinle birlikte düzenli izlenir.
Takip sistemiTedavi
Tanıya yönelik ilaç, rehabilitasyon ve diyet planları; düzenli kontrol ve gerektiğinde uyarlama.
Tedavilere bakAileler neden bizi tercih ediyor
Çocuğunuzun gelişimini önemseyen, bütüncül bir yaklaşım
Deneyimli hekim
Çocuk nörolojisi ve gelişiminde uzun yıllara dayanan akademik ve klinik deneyim.
Bütüncül takip
Tanıdan tedaviye, gelişim takibinden aile eğitimine tek elden süreç.
Bütüncül bakış
Tanı, tedavi ve gelişim tek elden bütünleştirilir; gereken durumlarda ilgili uzmanlara yönlendirilir.
Gizlilik ve güven
Kişisel sağlık verileri KVKK kapsamında güvenle işlenir.
Bütüncül Bakım
Bütüncül değerlendirme ve gerektiğinde yönlendirme
Çocuğunuz muayenehanede Prof. Dr. Burak Tatlı tarafından değerlendirilir. İhtiyaca göre, aşağıdaki alanlarda bağımsız uzmanlara veya merkezlere yönlendirme yapılabilir.
Fizyoterapi ve Rehabilitasyon
Hareket, denge, duruş, kas tonusu ve motor gelişimi destekler. Serebral palsi, kas hastalıkları, motor gecikme ve riskli bebek takibinde sıkça yararlanılır. Bobath (nörogelişimsel tedavi), MAES ve Cuevas MEDEK bu alanda kullanılan başlıca yöntemlerdendir.
Ergoterapi (Duyu Bütünleme)
Günlük yaşam becerileri, duyusal işlemleme, dikkat-regülasyon ve el-motor planlama becerilerini destekler. Otizm, duyusal farklılıklar ve motor planlama güçlüklerinde kullanılır. Uygulamalı Davranış Analizi (ABA) gibi yaklaşımlar da bu alanda uygulanır.
Dil ve Konuşma Terapisi
Dil, konuşma, iletişim ve gerektiğinde yutma güçlüklerine yönelik değerlendirme ve destek sağlar. Konuşma gecikmesi, artikülasyon ve dil bozukluklarında yararlanılır.
Çocuk Gelişimi ve Erken Müdahale
Gelişimsel değerlendirme ve aile merkezli erken müdahale ile bilişsel, sosyal ve gelişimsel alanları destekler. Gelişim geriliğinde ve erken dönemde özellikle önemlidir. DIR/Floortime gibi oyun ve etkileşim temelli yaklaşımlar bu alanda kullanılır.
Psikoloji
Davranış, duygu-durum, uyum ve aile süreçlerine yönelik değerlendirme ve destek sağlar. Davranışsal güçlükler ve uyum sorunlarında yararlanılır. Zeka testleri ve dikkat testleri gibi standart değerlendirme araçları bu alanda uygulanır.
Bu alanlar bağımsız uzmanlarca yürütülür. Muayenehanede tanı ve plan belirlendikten sonra, gerektiğinde uygun alana yönlendirme yapılır. Bu bölüm bilgilendirme amaçlıdır.
Kongreden
Bilimsel kongre konuşması
Prof. Dr. Burak Tatlı — bilimsel bir kongrede "Rejeneratif Tedavi Yaklaşımları" paneli konuşmasından.
Ailelerin sözleriyle
Ailelerin değer verdiği şeyler
Ailelerimizin geri bildirimlerini Google İşletme profilimizde görebilirsiniz.
Google'da değerlendirmelerimizRandevu veya bilgi için bize ulaşın
Çocuğunuzun nörolojik sağlığı ve gelişimi hakkındaki sorularınız için muayenehanemizle iletişime geçebilirsiniz.
İletişime GeçinBu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.









