BTProf. Dr. Burak TatlıÇocuk Nörolojisi ve Gelişim
Arşiv

Güncel Tedaviler ve Haberler

Çocuk nörolojisi alanındaki araştırma ve tedavi gelişmelerinin sade Türkçe özetleri. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı her zaman klinik muayene sonrasında hekiminize aittir.

Otizm / Phelan-McDermid SendromuEylül 2026

Phelan-McDermid sendromu sanılandan daha sık: yaklaşık her 7.300 kişide bir

Mount Sinai'deki Seaver Otizm Araştırma ve Tedavi Merkezi bilim insanlarının Autism Research dergisinde yayımladığı yeni bir araştırma, Phelan-McDermid sendromunun (PMS) yaklaşık her 7.300 kişide bir görüldüğünü — yani önceki tahminlerden belirgin biçimde daha yaygın olduğunu — ortaya koydu. PMS, çoğunlukla 22q13 bölgesindeki SHANK3 geninin kaybı ya da değişimiyle ilişkili nadir bir genetik durumdur; tıbbi, bilişsel ve davranışsal güçlüklere yol açabilir ve hastaların büyük çoğunluğu otizm spektrum bozukluğu ölçütlerini de karşılar. Çalışma, on bağımsız kaynaktan genetik testi yapılmış yaklaşık 180.000 otizmli bireyin verisini inceledi ve binlerce kişinin — büyük ölçüde genetik testin yeterince kullanılmaması nedeniyle — muhtemelen tanı almadığını buldu. Bu sonuç, otizmli çocuklarda genetik değerlendirmenin (tüm ekzom/tüm genom gibi) önemini bir kez daha vurguluyor: altta yatan bir sendromun belirlenmesi izlem ve aile danışmanlığını değiştirebilir. Bulgular, hâlihazırda birden çok PMS klinik çalışmasının sürdüğü kritik bir dönemde geldi.

Devamını oku
Angelman SendromuEylül 2026

Angelman sendromunda GTX-102 (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonlanım noktalarına ulaşamadı

Ultragenyx, Angelman sendromu için geliştirilen araştırma amaçlı antisens oligonükleotid (ASO) GTX-102'nin (apazunersen) Faz 3 Aspire çalışması sonuçlarını açıkladı. Çalışma, birincil sonlanım noktasına (Bayley-4 bilişsel ham puanında başlangıca göre değişim) ve ana ikincil sonlanım noktasına (Çok Alanlı Yanıt İndeksi — MDRI'da net yanıt) ulaşamadı; yani ilaç önceden belirlenen etkinlik hedeflerini karşılamadı. Ultragenyx (Emil Kakkis, MD, PhD) ve Angelman dernekleri (FAST ve Angelman Syndrome Foundation) sonucu hayal kırıklığı olarak nitelendirip araştırmaya katılan ailelere teşekkür etti; firma bir topluluk webinarı planladığını ve basın bültenini yayımladığını bildirdi. Klinik bağlam: Angelman sendromunda halen ruhsatlı, hastalığı değiştiren bir tedavi bulunmuyor; bu sonuç, gen susturma/ASO temelli yaklaşımların umut verici olmakla birlikte henüz kanıtlanmadığını ve araştırmaların sürdüğünü hatırlatıyor. Hâlihazırda bir Ultragenyx çalışmasına katılan aileler, soruları için çalışmayı yürüten hekime (PI) veya patientinquiry@ultragenyx.com adresine başvurabilir.

Devamını oku
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)2026-Aug-18

Multimodal Digital Therapeutics Enhanced by Task Design and AI for Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder Core Symptoms and Executive Functions in Children and Adolescents: Systematic Review and Network Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials.

32 RCT'yi (2819 hasta) içeren Bayesyen network meta-analizde, dört farklı dijital terapötik (DTx) modalitesi karşılaştırılmış: tek görevli, bilişsel-motor çift görevli, AI-entegre tek görevli ve AI-entegre bilişsel-motor çift görevli DTx. AI-entegre bilişsel-motor çift görevli DTx, hem DEHB çekirdek belirtileri (ADHD-RS, SNAP-IV dikkatsizlik ve hiperaktivite-dürtüsellik alt ölçekleri) hem de yürütücü işlevler (BRIEF) üzerinde tüm sonuçlarda en yüksek SUCRA sıralamasına (%57.5-92.6) ulaşarak en etkili modalite olarak öne çıkmış. Ancak pairwise analizlerde SNAP-IV ve BRIEF için %95 tahmin aralıkları sıfırı geçtiğinden çalışmalar arası heterojenlik yüksek ve genellenebilirlik sınırlı; tedavi süresi ve yaş heterojenliğin olası kaynakları olarak belirlenmiş. Klinik açıdan, DEHB'li çocuk/ergenlerde nonfarmakolojik seçenek olarak AI-destekli çift görevli dijital terapötiklerin düşünülebileceğini, ancak kanıt kalitesinin sınırlı olduğunu akılda tutmak gerekiyor.

Devamını oku
Dravet Sendromu2026-Aug-22

Efficacy and safety of fenfluramine in Dravet syndrome: The impact of patient clinical characteristics.

Üç RCT'nin (toplam 348 DS hastası, 216'sı fenfluramin) post-hoc havuzlanmış analizinde, fenfluramin plaseboya kıyasla nöbet sıklığını azaltma, nöbetsiz süreyi uzatma ve CGI-I ile ölçülen genel iyileşmede yaş (<4 vs ≥4), önceki ASM sayısı (1-3, 4-6, ≥7) ve SCN1A varyant durumundan (pozitif/negatif) bağımsız olarak üstün bulunmuş. En az sayıda önceki ASM denemiş hastalarda hekim-değerlendirmeli CGI-I'de klinik olarak anlamlı iyileşme oranı en yüksek çıkmış; güvenlik profili tüm alt gruplarda benzer ve yeni bir güvenlik sinyali saptanmamış. Bu bulgular, fenfluraminin DS'de hasta özelliklerinden bağımsız olarak güvenle düşünülebileceğini destekliyor, ancak alt grup örneklem büyüklükleri küçük olduğundan sonuçların daha büyük çalışmalarla doğrulanması gerekiyor.

Devamını oku
Dravet Sendromu2026-Aug-18

Introducing the D-DAND scale: Development of a comprehensive caregiver-administered tool for Dravet syndrome comorbidities.

Dravet sendromunda nöbet-dışı gelişimsel ve davranışsal sorunları değerlendirmek için özel geliştirilen D-DAND adlı bakıcı-bildirimli ölçeğin 123 hastalık örneklemde psikometrik özellikleri raporlanmış. Test-tekrar test güvenilirliği çok yüksek (genel skor r≈.98) bulunmuş ve ölçeğin, Vineland gibi standart ölçeklerle bazı alanlarda güçlü, bazılarında zayıf korelasyon göstererek Dravet'e özgü, diğer araçların yakalayamadığı özellikleri ölçtüğü belirtilmiş. Bu araç, Dravet hastalarında bilişsel/davranışsal/uyku gibi nöbet-dışı sorunların sistematik, zaman içinde izlenmesini ve daha kişiselleştirilmiş bakım planlamasını mümkün kılabilir.

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026-Aug

STXBP1 Variants Associated With Epilepsy With Variable Severity.

STXBP1 geni geleneksel olarak ağır gelişimsel-epileptik ensefalopati (DEE) ile ilişkilendirilse de, bu çalışma bazı STXBP1 missense varyantlarının (Gly236Val, Pro434Leu) çok daha hafif fenotiplerle -febril nöbetler artı ve self-limited epilepsi with centrotemporal spikes (Rolandik epilepsi benzeri)- ilişkili olduğunu gösteriyor. Hafif fenotipe yol açan varyantlar, protein yapısında daha az yıkıcı etki gösterip Munc18-1 protein düzeyini normale yakın koruyorken, DEE'ye yol açan varyantlar Munc18-1 düzeyini belirgin azaltıyor. Klinik açıdan önemli olan: hafif seyirli/self-limited epilepsi tablosunda STXBP1 varyantı saptanması otomatik olarak kötü prognoz veya DEE beklentisi anlamına gelmemeli; varyantın moleküler etkisi (protein stabilitesi) prognozu öngörmede faydalı olabilir.

Devamını oku
Serebral Palsi2026-Aug-21

Identifying SHROOM4 as a novel X-linked susceptibility gene for cerebral palsy in Chinese males.

1010 Çinli erkek SP hastası ve 1014 kontrolde yapılan çalışmada, SHROOM4 genindeki bir haplotip (rs2873098-rs2295544-rs2295543) erkek SP riskiyle güçlü ilişkili bulunmuş (OR=6.091) ve özellikle intrauterin gelişme geriliği olan hastalarda zenginleşmiş. Ayrıca spastik SP ve entelektüel yetersizliği olan bir hastada nadir bir nonsense varyant (p.Arg684*) tespit edilmiş; fonksiyonel çalışmalar bu varyantların transkript düzeyini azalttığını ve aktin sitoskeleton organizasyonunu bozduğunu göstermiş. Bu bulgular SHROOM4'ü erkeklerde SP'ye X'e bağlı yeni bir yatkınlık geni olarak öne çıkarıyor; genetik danışmanlık ve gelecekteki tanısal panellerde dikkate alınabilir, ancak henüz rutin klinik uygulamaya girmemiştir.

Devamını oku
West Sendromu (İnfantil Spazm)2026-Aug-17

Executive summary of the Japanese clinical practice guidelines for tuberous sclerosis complex-associated epilepsy 2025.

Japon Çocuk Nörolojisi Derneği ve Tuberoskleroz Derneği'nin 2025 TSC-ilişkili epilepsi kılavuzu yayınlandı. Kılavuz, TSC'de fokal epilepsi ve infantil epileptik spazm sendromu (West sendromu dahil) için tanı, değerlendirme ve tedavi algoritmasını GRADE yöntemiyle özetliyor. Dirençli epilepsi tedavisinde cerrahi, VNS, ketojenik diyet seçenekleri ele alınmış; tek klinik soru olan adjuvan mTOR inhibitör tedavisi düşük kanıt düzeyiyle koşullu olarak önerilmiş. Bu, TSC'ye bağlı West sendromu yönetiminde pratik bir çerçeve sunuyor.

Devamını oku
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)2026-Oct

Prenatal and childhood infections as risk factors for psychiatric disorders: A systematic review and meta-analysis.

75 kohort çalışmasını içeren bu sistematik derleme/meta-analize göre, gebelikte geçirilen enfeksiyonlar DEHB riskini %18 (RR=1.18), çocukluk döneminde (0-12 yaş) geçirilen enfeksiyonlar ise riski %45 (RR=1.45) artırıyor. Alt grup analizlerinde hem prenatal hem çocukluk dönemi bakteriyel enfeksiyonların DEHB ve ASD riskiyle ilişkili olduğu görülmüş. Bulgular, erken dönem immün aktivasyonun DEHB dahil çeşitli psikiyatrik bozukluk risklerinin şekillenmesinde rol oynayabileceğini destekliyor; ancak gözlemsel çalışmalara dayandığından nedensellik kesin değil.

Devamını oku
Dravet Sendromu2026-Jul-29

Age-stratified interictal epileptiform discharges in SCN1A-related epilepsy: Association with early sodium channel-blocking antiseizure medication exposure.

(özet üretilemedi)

Devamını oku
Rett Sendromu2026-Aug-10

Translational reading frame predicts the pathogenicity of C-terminal frameshift deletions in MeCP2.

MECP2 geninde C-terminal bölgeyi etkileyen frameshift delesyonları (CTD'ler, RTT mutasyonlarının yaklaşık %10'u) her zaman hastalığa yol açmıyor; bazı tipik görünen CTD taşıyıcıları Rett sendromu geliştirmiyor. Çalışma, patojenitenin +2 okuma çerçevesine kayma sonucu oluşan "-PPX" (prolin-prolin-stop) motifine ve buna bağlı MeCP2 protein düzeyindeki belirgin azalmaya bağlı olduğunu; +1 çerçeveye kayan CTD'lerin ise bu motifi oluşturmadığı için benign kaldığını gösteriyor. Bu bulgu, hangi CTD mutasyonlarının patojenik hangilerinin benign olduğunu öngörmek için genetik danışmanlıkta kullanılabilecek pratik bir ayrım sunuyor; ayrıca fare modelinde stop kodonun triptofanla değiştirilmesi (adenin baz editörüyle uygulanabilir) fenotipi düzeltmiş, bu da gelecekteki gen düzeltme stratejileri için önemli bir kanıt oluşturuyor.

Devamını oku
West Sendromu (İnfantil Spazm)2026-Aug-13

Impact of vigabatrin on risk of relapse of infantile spasms.

Vigabatrine yanıt veren 164 infantil spazm hastasının %38'i medyan 7.5 ayda relaps yaşamış. Önceki relaps öyküsü, başlangıçta eşlik eden diğer nöbet tipleri ve tanı sırasında anormal gelişim relaps riskini artıran bağımsız faktörler olarak bulunmuş. 100-149 mg/kg/gün aralığındaki orta doz vigabatrin, daha düşük dozlara kıyasla relapsa karşı koruyucu bulunmuş; bu bulgular tedavi süresi ve doz konusunda bireyselleştirilmiş yaklaşım için yol gösterici olabilir, ancak prospektif doğrulama gerekiyor.

Devamını oku
West Sendromu (İnfantil Spazm)2026-Aug-10

Developmental pathways to autism in tuberous sclerosis complex: Evidence from a longitudinal cohort.

TSC'li 125 çocuğun ~10 yıl izlendiği bu kohort çalışmasında, katılımcıların yaklaşık %40'ında otizm tanısı, ek %42'sinde ise yüksek otistik belirti düzeyi saptanmış. Yapısal eşitlik modellemesi, TSC1/TSC2 mutasyonunun otizm skoruna iki ayrı yol üzerinden bağlandığını gösteriyor: biri yüksek kortikal tuber yükü ve infantil spazm üzerinden, diğeri doğrudan spazm üzerinden. Ayrıca güncel nöbet şiddeti ve düşük IQ da daha yüksek otizm skorlarıyla ilişkili bulunmuş. Bulgular, TSC'li bebeklerde erken ve şiddetli epileptik aktivitenin (özellikle infantil spazmların) sonraki otizm riskini artıran bağımsız bir gelişimsel yol olabileceğini destekliyor; bu da West sendromu tanısı konan TSC hastalarında erken spazm kontrolünün nörogelişimsel önemini vurguluyor.

Devamını oku
Dravet Sendromu2026-Aug-05

Beyond seizures in Dravet and Lennox-Gastaut syndromes - An Italian Expert Consensus on Non-Seizure issues and the role of fenfluramine.

İtalyan epilepsi uzmanlarından oluşan bir panel (Estimate-Talk-Estimate yöntemiyle, ≥%70 uzlaşı eşiğiyle), Dravet ve LGS'de sadece nöbetlere değil bilişsel, davranışsal, uyku, iletişim, motor ve adaptif işlev sorunlarına (nöbet-dışı sorunlar/NSI) da odaklanan 11 konsensüs ifadesi geliştirmiş. Panel, fenfluraminin bu nöbet-dışı alanlarda -özellikle Dravet'te, LGS'de daha değişken olmak üzere- klinik olarak anlamlı fayda sağlayabileceğini, bu etkilerin her zaman nöbet sıklığı ölçümleriyle tam yakalanamadığını vurgulamış. Sonuç olarak, tedavi hedeflerinin yalnızca nöbet kontrolüne değil hastanın genel net-faydasına göre belirlenmesi ve nöbet-dışı sorunların sistematik, boylamsal olarak izlenmesi öneriliyor; bu, klinik pratikte tedavi başarısının değerlendirilme şeklini etkileyebilecek bir perspektif sunuyor.

Devamını oku
Otizm Spektrum Bozukluğu2026-Aug-04

Exposure to Organophosphate Ester Flame Retardants and Plasticizers during Pregnancy and Autism-Related Outcomes in the ECHO Cohort.

15 ECHO kohortundan 4159 anne-çocuk çiftinde gebelikte idrarda ölçülen organofosfat ester alev geciktirici/plastikleştirici (OPE) düzeyleri ile çocukta otizm ilişkili özellikler ve tanı arasındaki ilişki incelenmiş. Yüksek BBOEP maruziyeti daha yüksek otistik özellik skorları (özellikle erkeklerde) ve otizm tanısı olasılığında artışla ilişkili bulunmuş (OR 1.27); BCPP de artmış otistik özelliklerle ilişkiliyken, BCETP beklenmedik şekilde düşük tanı oranıyla ilişkilendirilmiş. Bu bulgular kesin nedensellik göstermese de, gebelikte çevresel kimyasal maruziyetinin (plastik/ev tozu kaynaklı OPE'ler) nörogelişimsel risk faktörü olabileceğine dair kanıtı güçlendiriyor; danışmanlıkta çevresel maruziyet azaltma önerileri için destekleyici veri olarak değerlendirilebilir.

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026-Aug-06

Impact of Age on the Diagnostic Yield of Routine EEG in People With Childhood or Juvenile Absence Epilepsy: A Cross-Sectional Study.

CAE veya JAE tanılı 82 hastada rutin EEG (rEEG), hastaların %37.8'inde negatif çıkmış (ASM almayanlarda bile %25.6); tanı 24 saatlik ambulatuvar EEG ile doğrulanmış. Yaş, rEEG negatifliğinin bağımsız öngörücüsü olarak bulunmuş (OR=1.23), yani hasta ne kadar büyükse rutin EEG'nin absans deşarjlarını/nöbetlerini yakalama olasılığı o kadar azalıyor. Youden analizine göre ≥14 yaş, negatif rEEG için optimal eşik olarak belirlenmiş. Klinik pratikte: büyük çocuk/adölesan absans epilepsi şüphesinde normal rutin EEG tanıyı dışlamaz, uzun süreli/ambulatuvar EEG düşünülmelidir.

Devamını oku
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)2026

Systematic Review and Meta-Analysis of Attention Deficit Hyperactivity Disorder: First Estimates of the Prevalence by Sex Amongst People Who Use Psychoactive Substances and Alcohol.

84 çalışmayı içeren, 34.036 kişilik bir meta-analizde, madde/alkol kullanımı nedeniyle tedavi ve destek hizmetlerine başvuran yetişkinlerde genel DEHB prevalansı %22 bulunmuş. En yüksek oranlar kannabis kullananlarda (%33) ve benzodiazepin kullanan hem kadınlarda (%33) hem erkeklerde (%31) saptanmış; opioid kullananlarda kadın %27, erkek %24; kokain kullanan kadınlarda ise en düşük oran (%5) görülmüş. Çalışmalar arası heterojenlik yüksek olsa da, madde bağımlılığı tedavi hizmetlerinde DEHB taramasının cinsiyet ve madde türüne göre farklılaştırılabileceğini ve uluslararası DEHB tedavi/eğitim konsensus dokümanlarının bu popülasyonlarda uygulanması gerektiğini vurguluyor.

Devamını oku
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)2026-Jul

The impact of maternal vitamin D levels during pregnancy and risk of autism spectrum disorder and attention deficit hyperactivity disorder diagnosis and symptoms in offspring: a systematic review and dose-response meta-analysis.

15 çalışmayı içeren doz-yanıt meta-analizinde, gebelikte maternal serum 25-hidroksivitamin D düzeyinin yüksek olması hem ASD hem DEHB riskinde azalma ile ilişkili bulunmuş (ASD için RR=0.91, DEHB için RR=0.90, yüksek vs düşük vitamin D grubu karşılaştırması). Doz-yanıt analizinde, her 10 nmol/L artış için ASD riski %9 azalmış; ilişki eşiksiz ve lineer görünüyor. DEHB semptomlarıyla ilişki de ters yönde ama çalışma sayısının azlığı nedeniyle istatistiksel olarak daha az kesin. Bulgular, gebelikte vitamin D düzeyinin değerlendirilmesi ve eksiklik durumunda takviyenin fetal beyin gelişimi ve nöroprotektif etki açısından düşünülebileceğini öneriyor, ancak gözlemsel çalışmalara dayandığından nedensellik kesin değil.

Devamını oku
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)2026-Aug

The influence of existing interventions on sleep of youth with attention-deficit/hyperactivity disorder: A meta-analysis of randomized controlled trials.

40 RCT'lik (4361 katılımcı) meta-analize göre DEHB'li çocuk/ergenlerde uyku sorunlarına yönelik müdahalelerin genel olarak küçük ama anlamlı etkisi var. Davranışsal uyku müdahaleleri (BS) uyku bozukluğunu azaltmada en etkili yaklaşım olarak öne çıkarken (SMD -0.48), uyku ilaçları (hipnotikler) uyku başlangıç gecikmesini kısaltmada en iyi performansı göstermiş (SMD -0.68); DEHB ilaçlarının uyku üzerine anlamlı etkisi bulunmamış. Uyku etkinliği, uyku süresi ve gündüz uykululuğu üzerinde incelenen müdahalelerin anlamlı etkisi saptanmamış. Bulgular, DEHB'li gençlerde uyku sorunlarına yönelik kişiye özel, çok bileşenli müdahale stratejilerinin (özellikle davranışsal uyku yaklaşımlarının) tercih edilebileceğini destekliyor.

Devamını oku
Dravet Sendromu2026-Jul-30

Optimizing polytherapy management for Dravet syndrome in the United States: A National Expert Consensus.

Dravet sendromunda polifarmasi (çoklu antiepileptik ilaç) yönetimini optimize etmeye yönelik ABD merkezli ulusal bir uzman konsensüs bildirisi yayımlanmış. Bu tür konsensüs raporları genellikle ilaç kombinasyonlarının seçimi, etkileşimler ve tedavi sırası konusunda pratik öneriler sunar; ancak makalenin özeti mevcut olmadığından somut öneriler hakkında şu an detay verilemiyor. Hekimin, Dravet'te polifarmasi yönetimi konusunda güncel resmi bir kılavuzun çıktığından haberdar olması ve tam metni incelemesi önerilir.

Devamını oku
Dravet Sendromu2026-Jul-29

cGAS-mediated type I IFN signaling contributes to disease progression in drug-refractory epilepsy.

İnsan ilaca dirençli epilepsi (DRE) beyin dokusunda ve Dravet sendromu fare modellerinde, hiperuyarılabilir nöronlardan salınan DNA'nın mikroglial cGAS-STING yolunu aktive ederek tip I interferon yanıtı tetiklediği gösterilmiş. Bu nöroinflamatuvar yolun genetik olarak azaltılması veya ilaçla inhibisyonu, Dravet farelerinde nöbet fenotipini hafifletmiş, glial inflamasyonu ve nöronal transkriptomik değişiklikleri düzeltmiş. Bulgular, Dravet sendromunda nöbet patolojisine katkıda bulunan yeni bir nöroimmün mekanizma (cGAS-STING) tanımlıyor ve bunu potansiyel bir tedavi hedefi olarak öne çıkarıyor; henüz insanda tedavi verisi yok, erken/preklinik düzeyde bir bulgu.

Devamını oku
Epilepsi (genel)2026-Aug

Fenfluramine in developmental and epileptic encephalopathies: An age- and syndrome-stratified systematic review and meta-analysis.

Fenfluramin ile gelişimsel ve epileptik ensefalopatilerde (DEE) havuzlanmış ≥%50 yanıt oranı %64.8, ≥%70 azalma %41.6, nöbetsizlik %11.4 bulunmuş. Etkinlik Lennox-Gastaut sendromunda Dravet sendromuna göre anlamlı derecede daha düşük saptanmış; diğer DEE'lerde nokta tahminleri daha yüksek olsa da az sayıda çalışmaya dayanıyor. Erişkinlerde nöbetsizlik oranı (%38.2) çocuklara göre (%8.2) belirgin daha yüksek bulunmuş, ve uzun dönem takipte etkinlik kaybı gözlenmemiş — özellikle Dravet sendromunda kalıcı fayda sağlandığı destekleniyor.

Devamını oku
Epilepsi (genel)2026-Aug

Surgical outcomes for extratemporal lobe epilepsy: A systematic review and meta-analysis.

Ekstratemporal lob epilepsi (ETLE) cerrahisinde 26 çalışmadan 363 hastanın bireysel hasta verisi meta-analizinde genel nöbetsizlik oranı %66 bulunmuş — bu, önceki ETLE serilerine göre daha yüksek ve modern epilepsi cerrahisi yaklaşımlarının sonuçları iyileştirdiğini düşündürüyor. Multilobar rezeksiyon (HR 1.56, p=0.05) ve sol taraflı cerrahi (HR 1.46, p=0.03) anlamlı şekilde daha kötü nöbetsizlik sağkalımı ile ilişkili bulunmuş; diğer faktörlerde (cinsiyet, nöbet tipi, MRG lezyonu, patoloji, başlangıç/cerrahi yaşı) anlamlı fark saptanmamış. Bu bulgular, ETLE'de presürjikal lokalizasyon stratejilerinin ve cerrahi planlamanın kişiselleştirilmesi gerekliliğini destekliyor.

Devamını oku
Febril Nöbetler (Ateşli Havale)2026-Jul-27

Febrile seizure during the acute phase of Kawasaki disease: a Korean nationwide cohort study.

Kawasaki hastalığı (KD) sırasında görülen febril nöbet (FS) nadir olup (tüm FS'lerin %0.1'i), KD-FS'li çocuklar KD'siz FS'lilere göre daha küçük yaşta (ortalama 1.66 vs 1.81 yaş) ve kışın daha sık görülüyor; KD-FS'de klor hidrat ve acil antikonvülzan kullanımı, BOS analizi ve beyin BT daha sık uygulanmış olsa da, EEG/MR kullanımı ve mortalite benzer bulunmuş. Sonuç olarak KD ile ilişkili febril nöbet, KD'siz febril nöbete kıyasla daha ağır nörolojik seyir veya mortalite ile ilişkili değildir — bu bilgi, küçük yaşta kış aylarında febril nöbetle başvuran ve KD şüphesi olan çocuklarda klinisyene güven verici bir prognostik veri sunuyor.

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026-Jul-31

Parvalbumin interneuron activation rescues both seizures and impaired social novelty in digenic absence epilepsy mice.

Çocukluk çağı absans epilepsisinin (CAE) poligenik yapısını taklit eden yeni bir fare modelinde (Cacng2+Cacna1a çift mutant), hayvanlar hem absans nöbetleri hem de sosyal bozukluk gösteriyor. Etosüksimid (mevcut birinci basamak tedavi) nöbetleri baskılıyor ama sosyal defisiti düzeltmiyor; bu, nöbetleri kontrol eden mekanizma (T-tipi Ca kanalı) ile sosyal bozukluğu kontrol eden mekanizmanın farklı olduğunu gösteriyor. Parvalbumin interneuronlarının kemogenetik aktivasyonu ise hem nöbetleri hem sosyal davranış bozukluğunu düzeltmiş. Bu bulgu, CAE'de tedaviye dirençli nörokognitif/sosyal komorbiditeler için PV interneuron modülasyonunun gelecekte yeni bir tedavi hedefi olabileceğini düşündürüyor (henüz preklinik/hayvan çalışması, insan uygulaması yok).

Devamını oku
Serebral Palsi2026-Aug-01

Enhancing Physically Active Leisure Participation for Children With Cerebral Palsy: A Randomized Controlled Trial.

GMFCS I-IV düzeyindeki 8-14 yaş SP'li çocuklarda (n=110), 12 hafta boyunca haftalık 60 dakikalık motivasyonel görüşme temelli katılım odaklı terapi (Participate-CP), usual care'e kıyasla katılım hedeflerinde algılanan performansı (COPM), orta-şiddetli fiziksel aktivite yoğunluğunu, katılım engellerinin azalmasını ve toplum katılım sıklığını anlamlı şekilde artırmış. Bu bulgular, SP'li çocuklarda fiziksel aktif boş zaman katılımını artırmak için yapılandırılmış, bariyer odaklı bir terapötik yaklaşımın etkili olduğunu gösteriyor ve rehabilitasyon pratiğine yeni bir kanıt temelli seçenek sunuyor.

Devamını oku
Global Gelişim Geriliği / Zihinsel Yetersizlik2026-Jul

Umbrella Review and Meta-Analysis: Screening Tools for the Identification of Developmental Delay in Early Childhood.

38 farklı gelişimsel tarama aracını değerlendiren bu şemsiye derleme ve meta-analizde, yeterli veri bulunan 9 araç (ASQ, PEDS, DDST dahil) incelenmiş. Araçların çoğu iyi ayırt edici güç göstermesine rağmen (AUC 0.66-0.89), sensitivite ve spesifite için kabul edilen eşik değerleri (0.8) genellikle karşılamamış; güven aralıkları geniş ve heterojenlik yüksek bulunmuş. Sonuç olarak yazarlar, mevcut hiçbir tarama aracının klinik veya popülasyon bazlı tarama için yeterli doğrulukta olmadığını, dolayısıyla tarama sonuçlarının yorumlanmasında bu sınırlılıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor. Bu bulgu, 0-6 yaş grubunda gelişimsel gecikme taramasında kullanılan araçların klinik yorumlanmasını doğrudan etkileyebilir.

Devamını oku
Global Gelişim Geriliği / Zihinsel Yetersizlik2026-Jul

The Diagnostic Yield of Investigating Developmental Regression in Children: A Systematic Review and Meta-Analysis.

Gelişimsel regresyonu olan çocuklarda (15 çalışma, 596 hasta) tanısal verim, nörolojik veya epileptik semptomu olanlarda en yüksek (%68), nörogelişimsel gecikmesi olanlarda %40, otistik çocuklarda ise sadece %9 bulunmuş. Tetkik türüne göre bakıldığında genetik/genomik incelemelerin verimi (%70) metabolik (%28), nörofizyolojik (%13) ve nörogörüntülemeden (%6) belirgin şekilde yüksek çıkmış. Bu bulgular, gelişimsel regresyon değerlendirmesinde önceliğin genetik/genomik tetkiklere verilmesi gerektiğini ve klinik semptom profiline göre tetkik seçiminin yapılmasını destekliyor; ancak örneklem büyüklükleri küçük olup istatistiksel anlamlılık sınırlı.

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026-Jul

Functional connectivity in self-limited epilepsy with centrotemporal spikes increases with epilepsy duration and interictal spike exposure.

SeLECTS'li 68 çocukta EEG konnektivite analizi, uyku sırasında epilepsi süresi uzadıkça (6 aydan kısa vs uzun) beyin fonksiyonel bağlantısının kontrollere göre progresif arttığını gösteriyor; artış başlangıçta sağ oksipital bölgede, süre uzadıkça sol temporal bölgede belirginleşiyor. Tekrarlayan EEG'si olan alt grupta, dikenleri devam eden hastalarda konnektivite zamanla artarken, dikenleri gerileyenlerde azalıyor. Bu bulgu, süregelen interiktal dikenlerin sadece pasif bir EEG işareti değil, nöral ağ bozulmasına yol açan aktif bir süreç olabileceğini ve bilişsel sonuçları korumak için potansiyel bir tedavi hedefi olduğunu düşündürüyor.

Devamını oku
Febril Nöbetler (Ateşli Havale)2026

Immunological mechanisms and prevention strategies for febrile seizures in children.

Febril nöbet önlemesi artık tek tip ilaç yaklaşımından ziyade riske göre kişiselleştirilmiş üç düzeyli bir çerçevede ele alınıyor: birincil (aşılama-MMR, PCV13, COVID-19-ve enfeksiyon kontrolü), ikincil (yüksek riskli çocuklarda klinik öngörücüler, biyobelirteçler -hiponatremi, çinko/D vitamini eksikliği- ve patojene özgü riskler -influenza A, Omicron- ile risk sınıflaması) ve üçüncül (kompleks febril nöbet veya SCN1A/PCDH19 gibi genetik yatkınlığı olan çocuklarda komplikasyon ve epileptogenezi önleme). Antipiretiklerin uzak febril ataklarda nöbet tekrarını önlemediği, ancak aralıklı benzodiazepin (diazepam, intranazal midazolam) kullanımının yüksek riskli çocuklarda erken tekrarı etkili şekilde azalttığı (NNT=6.8) ancak %36'ya varan yan etki riski taşıdığı belirtiliyor. COVID-19 döneminde alınan non-farmakolojik önlemlerin febril nöbet insidansını %54-70 azalttığı, Omicron varyantının ise kompleks febril nöbetle ilişkili yeni bir tetikleyici olarak ortaya çıktığı vurgulanıyor.

Devamını oku
Febril Nöbetler (Ateşli Havale)2026-May-22

Prevalence and factors associated with acute kidney injury in children presenting to the emergency department with a first tonic-clonic seizure: an exploratory study.

İlk kez tonik-klonik nöbet (febril veya afebril) ile başvuran çocuklarda akut böbrek hasarı (AKI) yaklaşık %12 oranında görülmüş; hiçbir hastada renal replasman tedavisi gerekmemiş. Febril nöbetlerde AKI ile ilişkili faktörler: gebelik yaşına göre düşük doğum ağırlığı (SGA), yüksek CRP düzeyi ve önceden parasetamol+ibuprofen kombinasyonu kullanımı olarak saptanmış. Bulgular keşifsel nitelikte olup, febril nöbetli çocuklarda özellikle bu risk faktörleri varlığında böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi akılda tutulmalı.

Devamını oku
Febril Nöbetler (Ateşli Havale)2026-May-13

Prime editing of a pathogenic Scn1a allele ameliorates seizure phenotypes in a GEFS+ mouse model.

SCN1A geninde GEFS+'a yol açan K1270T mutasyonunu taşıyan fare modelinde, "prime editing" adı verilen gen düzenleme tekniği AAV vektörleriyle yenidoğan farelerin beynine verilmiş. Bu tedavi ile mutant alelin bir kısmı (DNA'da ~%35, mRNA'da ~%81) düzeltilmiş; sonuç olarak sağkalım %80'den %100'e çıkmış, inhibitör sinaptik iletim iyileşmiş ve indüklenen febril nöbet sıklığı %78.6'dan %13.3'e (yabani tip farelerdeki %8'e yakın) düşmüş. Bu, SCN1A ilişkili GEFS+ için gen düzeltme tedavisinin gelecekte bir tedavi seçeneği olabileceğini gösteren erken dönem, hayvan bazlı bir kanıt niteliğinde; henüz klinik uygulamaya yönelik değildir ama alanın geleceği açısından takip edilmeye değer.

Devamını oku
Febril Nöbetler (Ateşli Havale)2026-Apr-27

Clinical characteristics and genetic analysis of patients with SCN1A gene pathological variant-related disorders: a single-center retrospective study.

SCN1A gen varyantlı 50 çocukta yapılan bu retrospektif çalışmada, N-terminal bölge varyantlarının status epileptikus riskiyle, S2-S3/S3-S4 bölge varyantlarının ise EEG anormallikleriyle güçlü ilişkili olduğu bulunmuş. Missense mutasyonlar Dravet-dışı fenotiplerde, status epileptikus ise Dravet grubunda anlamlı derecede daha sık görülmüş. Tedavi açısından ketojenik diyet olguların %80'inde etkili bulunurken, sodyum kanal blokerleri olguların %66,6'sında nöbetleri kötüleştirmiş — bu nedenle SCN1A ile ilişkili febril nöbet/epilepsi fenotiplerinde SCB kullanımında dikkatli olunması öneriliyor. Ayrıca 24 yeni patojenik varyant tanımlanarak genetik spektrum genişletilmiş.

Devamını oku
Febril Nöbetler (Ateşli Havale)2026-Jul

Duration and determinants of impaired consciousness after febrile status epilepticus in children.

Febril status epileptikus (≥30 dk) geçiren 227 çocuğun %34.8'inde bilinç açılması 4 saatten uzun sürmüş; medyan bilinç düzelme süresi 176 dakika bulunmuş. Uzamış bilinç bozukluğu fenobarbital kullanımıyla ve düşük pH, düşük baz açığı, yüksek kreatinin/glukoz/amonyak gibi laboratuvar bozukluklarıyla ilişkili bulunmuş; çoklu değişken analizde asidoz (düşük pH) tek bağımsız belirleyici olarak öne çıkmış. Bu bulgu, ansefalopati veya menenjit olmaksızın febril status sonrası uzun süren bilinç kapalılığının erken tanınmasında ve laboratuvar (özellikle kan gazı) takibinin klinik karar sürecine yön vermesinde yardımcı olabilir.

Devamını oku
Febril Nöbetler (Ateşli Havale)2026

Incidence and prognostic factors for febrile seizure recurrence in children: A prospective cohort study in Vietnam.

631 çocuğun izlendiği prospektif kohortta ilk febril nöbet sonrası 2 yıllık nüks oranı ortalama %27.6 (173/1000 kişi-yılı) bulunmuştur. Bağımsız nüks öngördürücüleri: ilk nöbette yaşın 21 aydan küçük olması, ailede febril nöbet öyküsü ve aynı ateşli hastalık sırasında birden fazla nöbet geçirilmesi olarak belirlenmiştir. Bu üç faktörün sayısına göre 2 yıllık nüks riski %13.8 (0 faktör) ile %63.1 (3 faktör) arasında değişmekte olup, ailelere danışmanlık ve takip planlaması için basit bir risk sınıflandırma aracı önerilmektedir (model ayrım gücü orta düzeyde, AUC 0.67).

Devamını oku
Fragile X Sendromu (FMR1)2026-Jul-15

Two new cases of fragile X syndrome without CGG triplet expansion. Clinical-molecular characterization and review of the literature.

Klasik FMR1 CGG tekrar genişlemesi olmadan da Fragile X sendromu fenotipi (gelişimsel gerilik, entelektüel yetiyitimi, davranışsal bulgular) ortaya çıkabiliyor. Tanımlanan iki olguda sırasıyla FMR1 geninde patojenik intronik varyant ve FMR1 geninin tam delesyonu saptanmış, ikisi de gen ifadesini bozarak klasik FXS'e benzer klinik tablo oluşturmuş. Klinik şüphe güçlü olduğunda ve rutin CGG tekrar analizi negatif çıktığında, sekans analizi ve delesyon/duplikasyon taraması gibi kapsamlı moleküler testlerin de düşünülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Devamını oku
Fragile X Sendromu (FMR1)2026-Jul-07

Extended newborn screening using DNA methylation testing for fragile X syndrome in 17,107 infants.

17.107 bebekte FMR1 metilasyon durumuna dayalı (MS-QMA) yeni doğan taraması uygulanmış; hem erkek hem kız bebeklerde işe yarayan bir 1. basamak test olduğu gösterilmiş. İkinci basamak doğrulama testleriyle (EpiTYPER, AmplideX) 2 erkekte kesin FXS tanısı ve 1 kızda tam mutasyon saptanmış; ayrıca 2 kızda FXS yapmayan premutasyon (55-158 CGG) bulunmuş. Bu çalışma, FXS için popülasyon bazlı yeni doğan taramasının teknik olarak uygulanabilir olduğunu gösteren ilk büyük ölçekli çalışmalardan biri ve erken tanı/erken müdahale stratejileri açısından önemli.

Devamını oku
Global Gelişim Geriliği / Zihinsel Yetersizlik2026-May-23

Associations of socioeconomic status and nurturing environment with developmental outcomes in very preterm children without sensorimotor impairment: a secondary analysis of the INTACT study.

1500 gr altı doğum ağırlıklı, majör sensorimotor bozukluğu olmayan çok preterm çocuklarda (2148 hasta, 22-31 hafta), 3 yaşındaki gelişim kotasyonu (KSPD ile ölçülen) ile ebeveyn eğitim düzeyi ve grup bakımevi (childcare) kullanımı arasında bağımsız pozitif ilişki bulunmuş; bu ilişki postnatal morbiditelerden bağımsız olarak devam etmiş. En erken gebelik haftası grubunda (22-24 hafta) dahil tüm gruplarda etki gösterilmiş. Bulgular, çok preterm bebeklerin izleminde sosyoekonomik destek ve erken grup bakım ortamının bilişsel/dil gelişimini olumlu etkileyebileceğini düşündürüyor, dolayısıyla taburculuk sonrası ailelere yönelik sosyoekonomik/çevresel destek önerilerinin önemini vurguluyor.

Devamını oku
Global Gelişim Geriliği / Zihinsel Yetersizlik2026-Jun

Rationale and study design for the first precision medicine randomized placebo-controlled trial in the 16p11.2 deletion syndrome.

16p11.2 delesyon sendromlu (5-17 yaş) 60 çocuk/gençte, GABA-B reseptör agonisti arbaklofen'i plasebo ile karşılaştıran çok merkezli, çift kör, faz 2 RCT'nin (L16hthouse, NCT04271332) tasarımı yayınlandı. Birincil sonlanım konuşma artikülasyonu (GFTA-3), ikincil sonlanımlar ise dizartri, bellek, motor kontrol ve bilişsel işlevleri kapsıyor. Bu, 16p11.2 delesyon sendromunda yapılan ilk randomize kontrollü ilaç çalışması olup henüz sonuç verisi bildirilmemiştir; sonuçları takip edilmeli.

Devamını oku
Global Gelişim Geriliği / Zihinsel Yetersizlik2026-May-01

Prevalence of motor development delay in children with craniosynostosis: a systematic review and meta-analysis.

Kraniyosinostozlu çocuklarda (çoğunlukla non-sendromik, 510 hasta, 8 çalışma) ameliyat öncesi motor gelişim geriliği prevalansı %31 (non-sendromik grupta %36) olarak bulunmuş. Bu, kraniyosinostoz vakalarının yaklaşık üçte birinde bir düzeyde motor gecikme olduğunu gösteriyor ve suture alt tipinden bağımsız olarak preoperatif dönemde standardize motor değerlendirme ile erken multidisipliner müdahale önerilmektedir. Çalışmalar arası heterojenite yüksek (I²=85.8%), bu nedenle bulgular dikkatle yorumlanmalı.

Devamını oku
Global Gelişim Geriliği / Zihinsel Yetersizlik2026-Jul

The impact of hypertensive disorders of pregnancy on cognitive outcomes in offspring: Systematic review and meta-analysis.

Gebelikte hipertansif bozukluklara (preeklampsi, gestasyonel hipertansiyon vb.) maruz kalan çocuklarda zihinsel yetersizlik riski %39, düşük Mental Gelişim İndeksi (MDI) riski ise %51 oranında artmış bulunmuş (39 çalışma, 12.5 milyondan fazla anne-çocuk çifti). Buna karşın ortalama IQ puanlarında anlamlı bir fark saptanmamış. Bu bulgu, HDP öyküsü olan annelerin çocuklarında erken gelişimsel tarama ve müdahale programlarının önemini destekliyor; global gelişim geriliği/zihinsel yetersizlik değerlendirmesinde perinatal öykü sorgulamasının değerini artırıyor.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Aug

The efficacy and safety of ketogenic diet therapy among adolescents and adults with drug resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis.

Adolesan ve erişkin ilaca dirençli epilepsi hastalarında ketojenik diyet tedavisi (33 çalışma, 1019 hasta) %42.8 oranında %50'den fazla nöbet azalması sağlamış; generalize DRE'de yanıt oranı (%53.4) fokal DRE'ye (%14.4) göre belirgin şekilde daha yüksek bulunmuş. Diyet tipi (KD, MAD, MCT vb.) etkinlik farkı yaratmamış; genel bırakma oranı %20.95 olup çoğunlukla kısıtlayıcılık/uyum güçlüğüne bağlı. Diyetin genel olarak güvenli ve tolere edilebilir olduğu, özellikle generalize DRE'li erişkin/adolesanlarda adjuvan tedavi seçeneği olarak düşünülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Aug

Investigating the effect of probiotics on seizure-related symptoms in children with medication-resistant epilepsy: a randomized clinical trial.

62 pediatrik ilaca dirençli epilepsi hastasında yapılan triple-blind RCT'de, probiyotik alan grupta hastaların %64.5'inde nöbet sıklığında azalma görülmüş; bu fark plasebo grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş (P=0.007). Normal nörogörüntüleme sonucu olan hastalarda etki daha belirginmiş ve probiyotik kullanımı yalnızca fenobarbital dozunda anlamlı azalmayla ilişkilendirilmiş. Ancak ASM doz ayarlamaları protokolize edilmediği ve bazı karıştırıcı faktörler tam kontrol edilemediği için nedensellik kesin değil; sonuçlar dikkatli yorumlanmalı ve daha büyük çalışmalarla doğrulanmalı.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Jul

Optimal perampanel dose as the treatment for refractory partial-onset seizures: Network meta-analysis based on pivotal randomized double-blind clinical trials.

Dirençli parsiyel başlangıçlı nöbetlerde perampanel dozunu karşılaştıran, 4 RKÇ ve 2187 hastayı içeren ağ meta-analizinde: 12 mg dozunda %50 yanıt oranı ve nöbetsizlik oranı en yüksek olsa da, TEAE, bırakma oranı ve düşük retansiyon oranı da 12 mg'da belirgin şekilde artmış. 8 mg ise etkinlik ile tolerabilite arasında en iyi dengeyi sağlıyor. Kanıt kalitesi yüksek olarak değerlendirilmiş ve dirençli POS'ta ilk seçenek olarak perampanel 8 mg, gerektiğinde ikinci seçenek olarak 12 mg önerilmiş.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-May

Efficacy and quality of life outcomes in deep brain stimulation for epilepsy: A meta-analysis and systematic review.

480 ilaca dirençli epilepsi hastasını kapsayan 25 çalışmalık meta-analizde, DBS sonrası ≥%50 nöbet azalması 3-6 ayda %41.6, ≥1 yılda %63 oranında bildirilmiş. Havuzlanmış SUDEP oranı %1 olarak saptanmış. QOLIE-31 skorlarında 3. ve 6. aylarda klinik olarak anlamlı iyileşme (minimal klinik önemli farkın üzerinde) gözlenirken, ≥1 yıl verileri farklı hasta örneklemlerinden geldiği için daha değişken ve dikkatli yorumlanması gerektiği vurgulanmış. Bulgular DBS'in etkili bir tedavi seçeneği olduğunu destekliyor ancak hasta seçimi ve uzun dönem sonuçların optimize edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Jul

Deep brain stimulation of the thalamus for intractable epilepsy (FRANCE study): A randomized clinical trial.

VNS tedavisine yanıt vermemiş odaksal/multifokal ilaca dirençli epilepsi hastalarında (n=61), ANT-DBS ile BMT karşılaştırılmış; 12. ayda medyan nöbet azalması DBS grubunda -44%, BMT grubunda -6% olmuş ancak gruplar arası fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmamış (p=.09). DBS grubunun %44.5'i, BMT grubunun %27'si ≥%50 nöbet azalması sağlamış; grup-içi analizlerde DBS'in 12. ve 24. aylarda anlamlı nöbet azalması sağladığı gösterilmiş, ciddi DBS'e bağlı yan etki bildirilmemiş. Sonuçlar, VNS'e yanıtsız hastalarda ANT-DBS'in palyatif bir seçenek olarak güvenli ve potansiyel faydalı olabileceğini destekliyor, ancak üstünlük kanıtlanamamış.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Jun

Intracranial electroencephalographic connectivity analysis to localize epileptogenic networks: Systematic review and meta-analysis from ILAE Epilepsy Surgery Networks Task Force.

Fokal ilaca dirençli epilepside cerrahi öncesi ağ lokalizasyonunda kullanılan intrakraniyal EEG (iEEG) konnektivite analizinin, standart klinik değerlendirmeye kıyasla nöbet sonucu tahmininde mütevazı ama anlamlı bir katkı sağladığı gösterildi (birleştirilmiş OR=1.36, %95 GA 1.10-1.69). Katkı, özellikle nöbetsizlik oranı düşük olan temporal lob veya lezyonel epilepsi olgularında daha belirgin bulundu. Ancak hiçbir tekil çalışma tek başına anlamlı sonuç veremedi; yazarlar klinik pratiğe geçiş için daha büyük, çok merkezli ve hasta-düzeyinde veri paylaşımına dayalı çalışmalar öneriyor. Şu an için iEEG konnektivite analizi standart değerlendirmenin yerine değil, tamamlayıcısı olarak değerlendirilebilir.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Feb-27

Preoperative predictors of seizure freedom after hemispheric surgery for rasmussen's encephalitis: An individual participant data meta-analysis.

Rasmussen ensefaliti nedeniyle hemisferik cerrahi uygulanan hastalarda (21 çalışma, 158 hasta, IPD meta-analizi), en uzun takipte %77.8 oranında nöbetsizlik sağlanmış. Çok değişkenli analizde daha kısa preoperatif nöbet süresi, uzun dönem nöbetsizliğin bağımsız ve anlamlı prediktörü olarak bulunmuş (HR: 0.54, P=0.044); bu da erken cerrahi müdahalenin sonuçları iyileştirdiğini destekliyor. Preoperatif dil bozukluğu olan hastalarda hem hemisferotomi hem de kısa nöbet süresi daha düşük nüks riskiyle ilişkili bulunmuş. Postoperatif kognitif ve motor sonuçlar hastaların sırasıyla %70.1 ve %85.1'inde stabil veya iyileşmiş; ancak küçük örneklem ve seçim/raporlama yanlılığı nedeniyle bulgular temkinli yorumlanmalı.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Feb-21

Robot-assisted versus frame-based stereoelectroencephalography (sEEG) electrode implantation in drug-resistant epilepsy: a meta-analysis of accuracy, efficiency, and safety.

Sekiz retrospektif karşılaştırmalı çalışmayı (758 hasta) içeren bu meta-analize göre, robot-yardımlı ve çerçeve-bazlı sEEG elektrod yerleştirme arasında derinlik hatası, radyal hata, giriş/hedef nokta hatası açısından anlamlı fark bulunmamış; her iki yöntem de benzer doğruluk ve güvenlik profiline (hemorajik olay, nörolojik defisit, enfeksiyon, teknik komplikasyon oranları) sahip. Robot-yardımlı sEEG'de toplam operasyon süresi (ortalama fark: -32.58 dk) ve elektrod başına operasyon süresi (-6.55 dk) anlamlı derecede daha kısa bulunmuş, ön-implantasyon süresi ve hasta başına elektrod sayısı ise benzer. Bu bulgular, sEEG merkezi seçimi/planlaması yapan hekimler için robotik sistemlerin verimlilik avantajı sağlarken doğruluk ve güvenlikten ödün vermediğini gösteren pratik bir kanıt sunuyor.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Mar

Probiotic Supplementation as an Adjuvant Therapy in Pediatric Drug-Resistant Epilepsy: A Double-Blind Placebo-Controlled Trial.

Pediatrik ilaca dirençli epilepside standart antiepileptik tedaviye (valproik asit, okskarbazepin, levetirasetam) ek olarak 6 ay boyunca Lactobacillus acidophilus probiyotik desteği verilmesi, plaseboya kıyasla nöbet sıklığında anlamlı azalma ve QOLCE-55 ile ölçülen yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlamıştır. Ayrıca probiyotik grubunda serum HMGB1, NLRP3, homosistein ve IL-1β düzeylerinde anlamlı düşüş gözlenmiş, bu da nöroinflamasyonun azaldığını düşündürmektedir. Bulgular, mikrobiyota hedefli ek tedavilerin dirençli epilepside potansiyel bir adjuvan seçenek olabileceğini işaret etse de, sonuçların doğrulanması için daha büyük çalışmalara ihtiyaç vardır.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Jun

Repetitive transcranial magnetic stimulation as adjunctive therapy in adult patients with drug-resistant epilepsy-A systematic review and meta-analysis.

12 çalışma (150 hasta) içeren bu sistematik derleme ve meta-analizde, ilaca dirençli epilepsi hastalarında ek tedavi olarak rTMS uygulamasının nöbet sıklığında 4. ve 8. haftada istatistiksel olarak anlamlı ama küçük bir azalma sağladığı gösterilmiş; işlem sonrası hemen ölçümde anlamlı fark bulunmamış. Sık görülen yan etkiler baş ağrısı (%14-33) ve işitme sorunları (%9-14) olarak bildirilmiş; bazı çalışmalarda yaşam kalitesi ve depresyonda iyileşme saptanmış. Kanıt kalitesi GRADE'e göre orta, OCEBM'e göre düşük düzeyde olup, yazarlar daha büyük prospektif çok merkezli çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamış; bu nedenle rTMS seçilmiş hastalarda düşünülebilecek ancak kanıt düzeyi sınırlı bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Feb

Comparative efficacy of the classical ketogenic diet and modified Atkins diet in children with drug-resistant epilepsy: A systematic review and meta-analysis.

İlaca dirençli epilepsili çocuklarda klasik ketojenik diyet (CKD) ile modifiye Atkins diyetini (MAD) karşılaştıran bu meta-analizde, CKD'nin >%50 nöbet azalması sağlamada MAD'a göre istatistiksel olarak anlamlı üstünlüğü bulunmuş (OR=0.55). Ancak tam nöbet kontrolü (%100 azalma) ve >%90 azalma açısından iki diyet arasında anlamlı fark saptanmamış. Lipid yan etkileri ve gastrointestinal semptomlar açısından da anlamlı fark yok; MAD'da kusma ve kabızlık daha az görülme eğiliminde ancak istatistiksel anlamlı değil. Bu bulgu, daha kısıtlayıcı olan CKD'nin özellikle belirgin nöbet azalması hedeflenen vakalarda tercih sebebi olabileceğini destekliyor.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026

Neuromodulation in Refractory Bitemporal Lobe Epilepsy in Adults: A Systematic Review and Meta-Analysis.

Bilateral temporal lob epilepsili (bitemporal) hastalarda VNS, RNS ve DBS'i karşılaştıran bu meta-analizde (20 çalışma, 142 hasta), üç yöntem de nöbet azaltmada etkili bulunmuş ve ortalama nöbet azalma oranları benzer çıkmıştır (VNS %61.7, RNS %67.5, DBS %66.7; p=0.932). Komplikasyon oranları da yöntemler arasında anlamlı farklılık göstermemiştir. Rezeksiyona uygun olmayan bitemporal epilepsi hastalarında tedavi seçiminin etkinlikten çok cerrahi uygunluk, hasta tercihi, komorbidite ve yan etki profiline göre yapılabileceğini destekleyen bir kanıt sunmaktadır.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2025-Dec-16

Factors predicting the response to vagus nerve stimulation (VNS) in pediatric patients with drug- resistant epilepsy: a systematic review and meta-analysis.

Pediatrik ilaca dirençli epilepside VNS sonrası anlamlı nöbet azalması (>%50) oranı ortalama %55 olarak bulunmuş; jeneralize epilepsilerde (%56) fokal epilepsilere (%46) göre daha iyi yanıt saptanmış. Çok değişkenli analizde nöbet başlangıç yaşının daha ileri olması yanıtla pozitif ilişkili tek anlamlı prediktör olarak bulunmuş. Stimülasyon amplitüdü ise çalışmalar arası heterojenliği en çok açıklayan, değiştirilebilir bir tedavi parametresi olarak öne çıkmış — bu da VNS ayarlarının optimizasyonunun klinik yanıtı etkileyebileceğini düşündürüyor.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2025-Dec-06

Non-invasive neurostimulation for drug-resistant epilepsy: systematic review and meta-analysis of effectiveness, safety, and optimal stimulation parameters.

İlaca dirençli epilepside noninvaziv beyin stimülasyon yöntemlerini (rTMS, tDCS, tACS, LI-FUS, tVNS, TNS) karşılaştıran 63 çalışmalık meta-analizde en güçlü etkinlik kanıtı rTMS ve tDCS için bulundu: nöbet sıklığında sırasıyla ortalama %30.2 ve %46.9 azalma, yanıt oranları (>%50 nöbet azalması) rTMS'de %38, tDCS'de %49 olarak raporlandı. tVNS de %49.2 nöbet azalması ile umut verici bulundu ancak tACS ve LI-FUS için yeterli veri yok. Ciddi yan etki bildirilmemiş olup, kanıt kalitesi genel olarak düşük-orta düzeyde ve çalışmalar arası heterojenlik mevcut; bu nedenle cerrahi dışı ek seçenek olarak değerlendirilebilir ama kesin klinik öneri için daha güçlü kanıta ihtiyaç var.

Devamını oku
İlaca Dirençli Epilepsi2026-Jan

Surgery for epilepsy secondary to vascular insults: A systematic review and meta-analysis of individual patient data.

Vasküler nedenli (inme sonrası) ilaca dirençli epilepside cerrahi sonrası nöbetsizlik, ulegyriye kıyasla iskemik/hemorajik inme etiyolojisinde belirgin şekilde daha yüksek bulunmuş (OR=10.21). Epilepsi başlangıcından cerrahiye kadar geçen sürenin uzaması nöbetsizlik olasılığını azaltıyor (OR=0.93), bu da erken cerrahi yönlendirmenin önemine işaret ediyor. Ayrıca ulegyri hastalarında postoperatif komplikasyon riski iskemik/hemorajik inme grubuna göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuş. Bu bulgular vasküler etiyolojili dirençli epilepside cerrahi aday seçimi ve zamanlaması konusunda klinik karar vermeye katkı sağlayabilir.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2026-Jul

Iatrogenic harm in paediatric and adolescent populations of patients with migraine: A systematic review with meta-analysis.

40 çalışma, 62 alt grup ve 2742 pediatrik migren hastasını içeren bu meta-analizde, profilaktik ilaç kullanan hastaların %30'unda en az bir yan etki bildirilmiş. En sık kullanılan ilaçlar topiramat, propranolol ve sodyum valproat olup; en sık görülen yan etkiler uyku hali, iştahsızlık, yorgunluk ve parestezi. Erenumab en yüksek yan etki oranını gösterirken (RCT'lerdeki daha hassas tespit nedeniyle olabilir), sinarizin en düşük oranı göstermiş. Yazarlar, etkinlik profillerinin topiramat dışında tutarsız olduğunu vurgulayarak, tedavi seçiminde güvenlik profilinin risk/yarar değerlendirmesi için kritik olduğunu belirtiyor.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2026-May-09

Cinnarizine vs. topiramate for migraine prophylaxis in children: a randomized, double-blind, parallel-group clinical trial.

96 çocukta (6-15 yaş) yapılan randomize çift-kör çalışmada, cinnarizin (25 mg/gün) ile topiramat (25 mg/gün) 12 haftalık migren proflaksisinde karşılaştırılmış. Her iki ilaç da atak sıklığını ve şiddetini anlamlı şekilde azaltmış, gruplar arasında etkinlik farkı saptanmamış (3. ayda medyan 2 atak/ay, her iki grupta). İştah azalması topiramat grubunda sayısal olarak daha sık görülmüş (%14.6 vs %4.2) ancak istatistiksel anlamlılığa ulaşmamış; cinnarizin, topiramata alternatif bir proflaktik seçenek olarak düşünülebilir.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2026-Jun

Randomized controlled trial of intravenous dexamethasone to prevent relapse in the treatment of migraine in a pediatric emergency department.

Çocuk ve adolesanlarda (8-17 yaş) akut migren atağı nedeniyle acil serviste IV kurtarma tedavisi (metoklopramid+difenhidramin) alanlarda, standart tedaviye ek olarak verilen tek doz IV deksametazon (0.6 mg/kg, max 15 mg), taburculuk sonrası 48 saat içinde relaps oranını plaseboya göre azaltmadı (%39 vs %44, fark anlamlı değil). Ağrı skorları, okula/aktiviteye dönüş ve sağlık hizmeti başvurularında da fark saptanmadı. Çalışma düşük güçlü olsa da, bu bulgular pediatrik migren yönetiminde rutin deksametazon kullanımını sorgulatmaktadır.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2026-Jan-15

Fremanezumab in Children and Adolescents with Episodic Migraine.

6-17 yaş episodik migrenli 234 çocuk/adolesanda yapılan RCT'de, aylık subkutan fremanezumab (45 kg altı için 120 mg, üstü için 225 mg) 3 ay boyunca plaseboya göre migren gün sayısını anlamlı azalttı (fremanezumab ile 2.5 gün azalma vs plasebo ile 1.4 gün, fark 1.1, p=0.02). Migren günlerinde ≥%50 azalma oranı fremanezumab grubunda %47.2, plasebo grubunda %27.0 idi (p=0.002). En sık yan etki enjeksiyon yeri eritemi (fremanezumab %9.8, plasebo %5.4) olup, uzun dönem etkinlik ve güvenlik verisi için daha uzun takip gerekiyor.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2026-Mar

A Novel Neuromodulation Method for Childhood Migraine: Comparing Noninvasive Pulsed Radiofrequency Therapy With Calcium Channel Blockers, a Randomized Controlled Trial.

60 pediatrik migren hastasında (7-18 yaş), büyük oksipital sinire uygulanan noninvaziv pulsed radyofrekans (NiPRF, haftada bir, 3 seans) tedavisi ile günlük 5 mg flunarizin karşılaştırılmış. Her iki tedavi de baş ağrısı sıklığını, şiddetini ve engellilik skorunu 1. ve 3. ayda anlamlı azaltmış; 3. ayda flunarizin grubu sıklık azalması ve engellilik skorunda biraz daha üstün bulunmuş. Flunarizin grubunda 2 hastada geçici karaciğer enzim yüksekliği görülürken NiPRF grubunda anlamlı yan etki bildirilmemiş — bu da NiPRF'yi güvenli, noninvaziv bir alternatif seçenek olarak öne çıkarıyor. Uzun dönem etkinlik ve protokol optimizasyonu için ileri çalışmalara ihtiyaç var.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2026-Jan

Calcitonin Gene-Related Peptide (CGRP) Levels of Children and Adolescents With Migraine: A Systematic Review and Meta-Analysis of Observational Studies.

Sekiz gözlemsel çalışmayı içeren bu meta-analizde, migrenli çocuk ve adolesanlarda kan CGRP düzeyleri kontrollere göre anlamlı derecede yüksek bulunmuş (SMD 1.44, orta kanıt düzeyi); bu yükseklik hem atak sırasında hem ataksız dönemde, aurası olan ve olmayan hastalarda gösterilmiş (düşük-çok düşük kanıt düzeyi). Sonuçlar CGRP'nin pediatrik migrende potansiyel tanısal biyobelirteç ve profilaktik tedavi hedefi olabileceğini düşündürmekte, ancak yazarlar mevcut kanıtın CGRP'yi akut faz tedavi hedefi olarak doğrulamadığını ve yüksek kaliteli longitudinal çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurgulamaktadır.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2025-Oct

International Headache society evidence-based guidelines on the use of non-invasive neuromodulation devices for the acute and preventive treatment of migraine.

International Headache Society, migren akut ve önleyici tedavisinde non-invaziv nöromodülasyon cihazları için ilk kanıta dayalı kılavuzunu yayınladı. Akut migren atağı tedavisinde SAVI Dual, Cefaly, Relivion ve Nerivio için; önleyici tedavide ise gammaCore Sapphire, Cefaly ve Nerivio için zayıf düzeyde öneriler verilmiş (kanıt kalitesi çok düşük-orta arası). Pediatrik popülasyon, vestibüler migren, kronik migren, menstrüel migren ve ilaç aşırı kullanım baş ağrısı gibi RCT ile yeterince desteklenmeyen alanlar için uzman konsensüs önerileri de geliştirilmiş. Cihazlar genel olarak güvenli, iyi tolere edilebilir ve ilaç etkileşimi olmayan alternatifler olarak değerlendirilmiş; pediatrik migren için bu cihazlar ilaç dışı bir seçenek olarak akılda tutulabilir ancak kanıt düzeyi sınırlı.

Devamını oku
Pediatrik Migren / Baş Ağrısı2025-Oct

OnabotulinumtoxinA for the preventive treatment of episodic migraine: Results from the phase 3, multicenter randomized, double-blind, placebo-controlled phase of the PRECLUDE trial.

PRECLUDE faz 3 çalışması (n=775, 18-65 yaş, erişkin popülasyon), epizodik migren önlemesinde onabotulinumtoxinA 155 U ve 195 U dozlarının plaseboya kıyasla aylık migren günü sayısını anlamlı şekilde azaltmadığını gösterdi. Sekonder sonlanım noktaları (baş ağrısı günleri, %50 yanıt oranı, akut ilaç kullanımı) de anlamlı fark göstermedi. Yan etki profili kronik migrendeki bilinen profille uyumluydu. Sonuç: onabotA kronik migrende etkiliyken epizodik migren için kanıt desteklemiyor; pediatrik uygulamada da bu ayrımın göz önünde bulundurulması önemli (çalışma erişkinlerde yapılmış olsa da EM/CM ayrımı ve tedavi seçimi açısından bilgilendirici).

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026-Jul-18

Childhood Absence Epilepsy with Coexisting Centrotemporal Spikes: Frequency, Electroclinical Course and Prognosis.

276 CAE hastasının %9'unda EEG'de santrotemporal diken saptanmış, ancak hiçbirinde fokal nöbet görülmemiş; bu bulgunun bir EEG özelliği olduğu (klinik fokal epilepsi değil) düşünülüyor. ASM tedavisiyle jeneralize diken deşarjları %95.5 oranında geriliyor, buna karşın santrotemporal dikenler hastaların %59'unda devam ediyor. Nöbet prognozu mükemmel: tüm hastalarda absans nöbetleri kontrol altına alınmış, sadece %16'sı başka bir idiyopatik jeneralize epilepsi tipine evrilmiş. Sonuç olarak CAE'de santrotemporal diken varlığının prognozu kötüleştirmediği, gereksiz endişe yaratmaması gerektiği vurgulanıyor.

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026-Jun-19

Efficacy, tolerability, and EEG lateralization-based predictors of neuropsychiatric adverse events in pediatric SeLECTS treated with perampanel monotherapy.

62 tedavi-naif SeLECTS (Rolandik epilepsi) hastasında perampanel monoterapi ile hastaların %87.1'inde tam nöbet kontrolü sağlanmış; 6. ayda nöbetlerin devam etmesi uzun dönemde kötü kontrolü öngörmüş. Yan etkiler (%32.3, en sık irritabilite ve somnolans) doza bağımlı değil, bazal EEG'deki hemisfer lateralizasyonuyla ilişkili bulunmuş: sol hemisfer/temporal odaklı aktivite irritabilite riskini, sağ hemisfer aktivitesi ise somnolans riskini artırmış. Bu bulgu, tedavi öncesi EEG lateralizasyon profilinin yan etki öngörüsünde biyobelirteç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026

Efficacy and safety of perampanel as the first medication for children with newly diagnosed epilepsy: a real-world single-center prospective observational study.

Perampanelin ilk monoterapi olarak kullanıldığı 128 çocuk hastalık tek merkezli prospektif çalışmada, 12 ayda genel nöbetsizlik oranı %64.1 bulunmuş; SeLECTS (Rolandik epilepsi) alt grubunda bu oran %78.6 ile non-SeLECTS gruptan (%56.9) belirgin daha yüksek. En sık yan etkiler baş dönmesi, uyku hali ve irritabilite olup çoğunlukla hafif-geçici, yavaş titrasyonla tolere edilebilmiş; 4 mg/gün dozu en yüksek nöbetsizlik oranıyla ilişkili bulunmuş. Bu veriler perampanelin Rolandik epilepside ilk-basamak monoterapi seçeneği olarak etkin ve güvenli olabileceğini destekliyor.

Devamını oku
Rolandik Epilepsi (BECTS) ve Absans Epilepsi2026-Jul

Self-limited epilepsy with centrotemporal spikes (SeLECTS) with spike-and-wave activation in sleep (SWAS): clinical characteristics and electroencephalogram outcomes at the 2-year follow-up.

SeLECTS (BECTS) ve uykuda diken-dalga aktivasyonu (SWAS) olan 111 çocuğun 2 yıllık izleminde, hastaların %57.66'sında SWI %50'nin altına inerek SWAS geriledi. Persistan SWAS ile ilişkili bağımsız risk faktörleri: daha erken nöbet başlangıç yaşı, bilateral EEG deşarjları, yüksek başlangıç SWI değeri, 6 ay standart tedavi sonrası SWI'nin artması ve 6 ay tedaviye rağmen nöbetlerin devam etmesi olarak belirlendi. Bu beş faktörden oluşturulan nomogram yüksek prediktif performans gösterdi (AUC 0.908) ve yüksek riskli çocukları erken tanımlayarak izlem/tedavi kararlarını yönlendirmede klinik açıdan faydalı bir araç olabilir.

Devamını oku
Tuberoz Skleroz Kompleksi (TSC)2026-Jul-16

Epilepsy and disability in adults with tuberous sclerosis complex: a 16-year retrospective analysis.

180 TSC'li erişkinin (148'i dahil edilmiş) 16 yıllık retrospektif kohortunda, çocukluk döneminde ilaca dirençli epilepsi (DRE), erişkinlikte kalıcı nöbetlerin en güçlü belirleyicisi olarak bulunmuş (OR 4.98). Disabilite (mRS>2) ile başlangıçta spazm (OR 4.78) ve çocukluk DRE (OR 4.65) ilişkili bulunmuş; erişkin başlangıçlı epilepsi nadir (%5.4) ve genelde hafif seyirli. TSC2 mutasyonları daha ağır kognitif ve organ tutulumuyla ilişkili olsa da erişkinlikte nöbet seyrini öngörmüyor. Sonuçlar, çocuklukta erken ve optimize epilepsi tedavisinin erişkin dönem prognozu için önemini destekliyor.

Devamını oku
Tuberoz Skleroz Kompleksi (TSC)2026-Aug

Research of Tuberous Sclerosis Complex (TSC)-Associated Neuropsychiatric Disorders (TAND) in China.

311 TSC hastasında (Çin, iki merkez) yapılan çalışmada TAND bulguları neredeyse evrensel bulunmuş: en sık ruh hali dalgalanması, dil gecikmesi ve dikkat eksikliği görülmüş; formal IQ testi yapılanların %68.4'ünde entelektüel yetersizlik, %22.2'sinde otizm spektrum bozukluğu saptanmış. Çocuklarda dil/öz bakım/dikkat sorunları, yetişkinlerde anksiyete/depresyon daha belirgin bulunmuş. TSC2 varyantı olan hastalarda TSC1'e göre nöropsikiyatrik tablo anlamlı olarak daha ağır seyretmiş (p<0.05), bu da rutin TAND taramasının ve genotipe duyarlı kişiselleştirilmiş yönetimin önemini destekliyor.

Devamını oku
Tuberoz Skleroz Kompleksi (TSC)2026-Jul

Prenatal diagnosis of cardiac rhabdomyoma: implications for predicting tuberous sclerosis complex and guiding perinatal management.

Kardiyak rabdomyom saptanan fetuslerde TSC tanısı için tümör çokluğunun duyarlılığı yüksek (%87,5) ama özgüllüğü düşük (%50) bulunmuş; fetal beyin MRI ise özgüllüğü %100 olup TSC olgularının %89,4'ünde SSS lezyonu göstermiş (bunların %81'i ultrasonda görünmeyen, gizli lezyonlar). Trio-WES, MRI'si normal olan 5 TSC olgusunda patojenik varyant (çoğunlukla TSC2, %85) saptayarak MRI'ye ek tanısal değer sağlamış; TSC2 varyantları subependimal dev hücreli astrositom gibi daha ağır fenotiplerle ilişkili bulunmuş. TSC-pozitif canlı doğan tüm bebeklerde postnatal epilepsi gelişmiş ve gebeliği sonlandırma oranı TSC-pozitif grupta %87,5'e ulaşmış; bu nedenle kesin prenatal tanı için MRI+trio-WES birlikte kullanımı öneriliyor.

Devamını oku
Tuberoz Skleroz Kompleksi (TSC)2026-Jul-22

Neural crest cell signatures drive tumorigenesis in tuberous sclerosis complex and lymphangioleiomyomatosis.

TSC ve LAM tümörlerinde, nöral krest hücre özellikleri gösteren yeni bir tümör alt popülasyonu tanımlanmış (Sox9, Tfap2a, Spp1, Lcn2, Clu, Krt18 ekspresyonu ile). Bu bulgu, TSC/LAM'ı bir tür "nörokristopati" olarak modelleyen yeni bir mekanistik çerçeve sunuyor ve WNT/SHH sinyal yolaklarının rol oynadığını gösteriyor. LAM hastalarında serum SPP1 ve KRT18 yüksekliği, LCN2 düşüklüğü, geleneksel VEGFD'den bağımsız yeni biyobelirteç adayları olarak öne çıkıyor; bu da mTOR inhibisyonu dışında potansiyel tedavi hedefleri işaret ediyor. Ancak veriler henüz büyük ölçekte klinik doğrulama gerektiriyor, pratik değişikliği için erken aşamada.

Devamını oku
Tuberoz Skleroz Kompleksi (TSC)2026-Apr

Genotype and subependymal lesion burden influence volumetric response to everolimus in tuberous sclerosis complex-associated subependymal giant cell astrocytoma: A 10-year real-world study.

TSC ilişkili SEGA'da everolimus ile tedavi edilen 43 hastalık 10 yıllık gerçek yaşam kohortunda, tedaviye yanıt verenlerde (≥%30 hacim küçülmesi) TSC1 patojenik varyantı non-responderlara göre anlamlı derecede daha sık bulundu (%28.6 vs %4.0). Ayrıca yanıt verenlerde bazal olarak "potansiyel SEGA" olarak tanımlanan büyümeyen 0.5-1 cm subependimal lezyon yükü daha düşüktü (%12.5 vs %55.6). Hastaların hiçbirinde takipte hidrosefali gelişmedi veya cerrahi gerekmedi; bu bulgular genotipe ve bazal görüntüleme yüküne göre tedavi yanıtının bireyselleştirilmiş öngörülmesine olanak sağlayabilir.

Devamını oku
Otizm Spektrum Bozukluğu2026-Jul-24

Nonlinear dose-response relationship between exercise intervention and executive function in children with autism spectrum disorder: A systematic review and multilevel meta-analysis.

3-15 yaş arası 742 ASB'li çocuğu kapsayan 21 çalışmalık meta-analizde, egzersiz müdahaleleri yönetici işlevleri anlamlı düzeyde iyileştirmiş (Hedges' g=0.64), özellikle bilişsel esneklik üzerinde (g=0.75) belirgin etki görülmüş; inhibisyon kontrolü (g=0.59) ve çalışma belleği (g=0.56) de anlamlı iyileşme göstermiş. Doz-yanıt modellemesi, gözlenen verinin üst sınırına yakın dozlarda en yüksek etkinin öngörüldüğünü ve yaşın etkiyi modere ettiğini gösteriyor. Kanıt kesinliği düşük olduğu için sonuçlar temkinli yorumlanmalı, ancak egzersizin yönetici işlevleri destekleyici bir müdahale seçeneği olarak klinik pratikte değerlendirilmesi makul görünüyor.

Devamını oku
Dirençli epilepsiMart 2026

Yeni etki mekanizmalı antiepileptik azetukalner: Faz 3 X-TOLE2 olumlu sonuçlandı

Xenon'un geliştirdiği azetukalner (Kv7 potasyum kanal açıcısı — yeni bir etki mekanizması) fokal başlangıçlı nöbetlerde erişkinlerde yürütülen Faz 3 X-TOLE2 çalışmasında birincil son noktaya ulaştı: 25 mg dozda aylık nöbet sıklığında medyan %53,2 azalma sağlandı (plaseboda %10,4). Nöbetlerinde en az %50 azalma görülen hasta oranı 25 mg grubunda %54,8, 15 mg grubunda %37,6 idi (plaseboda %20,8). İlaç genel olarak iyi tolere edildi (en sık baş dönmesi, baş ağrısı, uyku hali, yorgunluk). Çalışmaya çoğunlukla dirençli epilepsili (ortalama beş önceki ilaç denenmiş) hastalar alındı. Xenon, ABD FDA'ya ruhsat başvurusunu 2026'nın 3. çeyreğinde planlıyor; onaylanırsa azetukalner epilepside ilk Kv7 potasyum kanal açıcı ilaç olacak. Veriler Nisan 2026'daki AAN kongresinde sunulacak. (Erişkin çalışması; araştırma aşamasındadır, henüz ruhsatlı bir tedavi değildir; bilgilendirme amaçlıdır.)

Devamını oku
Angelman sendromuTemmuz 2026

Angelman için ION582 (REVEAL): Faz 3'te ilk kohortun alımı tamamlandı

Ionis'in Angelman sendromu için geliştirdiği antisens oligonükleotid (ASO) tedavisi ION582'nin Faz 3 REVEAL çalışmasında ilk kohortun (Kohort 1) hasta alımı tamamlandı (Temmuz 2026). Angelman topluluğunun görüşleri doğrultusunda tasarlanan REVEAL çalışması, tedavinin etkinliğini ve güvenliliğini değerlendirmek üzere planlandı. ION582, UBE3A geninin normalde susturulmuş olan babadan gelen kopyasını yeniden etkinleştirmeyi hedefler. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)

Devamını oku
Rett sendromuGüncel · 2026

Rett gen tedavisi TSHA-102: pivotal çalışmada dozlama tamamlandı

Rett sendromu için araştırma aşamasındaki gen tedavisi TSHA-102'nin REVEAL pivotal çalışmasında dozlama tamamlandı. Faz 1/2 Part A uzun dönem verilerinde katılımcıların tamamı ince motor, kaba motor ve iletişim alanlarında en az bir gelişimsel basamak kazandı veya yeniden kazandı; kazanımlar 12 ay ve üzerinde birikmeye devam etti. Genel olarak iyi tolere edildi; tedaviyle ilişkili ciddi advers olay veya doz-kısıtlayıcı toksisite bildirilmedi. (Araştırma aşamasındadır; henüz ruhsatlı bir tedavi değildir.)

Devamını oku
Dravet sendromuGüncel · 2026

Yeni ilaç denemesi: ION337 (ASCEND)

Ionis'in ION337 ilacı için ASCEND çalışması başladı: Dravet sendromlu 2–12 yaş çocuklarda güvenlilik ve tolerabilite değerlendiriliyor. Açık etiketli çalışma hâlen katılımcı alıyor (NCT07531745).

Devamını oku
Dravet sendromuGüncel · 2026

Genetik hedefli tedaviler ilerliyor

SCN1A'yı hedefleyen antisens tedavi (zorevunersen) Faz 3 çalışmada; erken verilerde nöbet azalması ve gelişimsel kazanım bildirildi.

Devamını oku
Angelman sendromuGüncel · 2026

ASO tedavileri Faz 3'te

UBE3A'nın sessiz babadan gelen kopyasını yeniden açmayı amaçlayan antisens tedaviler (GTX-102, ION582) geç aşama çalışmalarda.

Devamını oku
Rett sendromuGüncel · 2026

İlk ilaç + gen tedavisi

Trofinetid Rett için onaylı ilk ilaç; MECP2 gen tedavileri (TSHA-102, NGN-401) ruhsatlandırma çalışmalarında.

Devamını oku
Spinal musküler atrofiGüncel · 2026

Erken tedavi seyri değiştiriyor

Nusinersen, risdiplam ve gen tedavisi (onasemnogene) ile erken başlanan tedavi sonuçları belirgin iyileştiriyor; yenidoğan taraması kritik.

Devamını oku
Genetik tanıGüncel · 2026

Dizileme tanı oranını artırdı

Tüm ekzom/genom dizileme, açıklanamayan epilepsi ve gelişim geriliğinde tanı oranını belirgin yükseltti; hassas (kişiye özel) tedavinin kapısını açıyor.

Devamını oku
Dirençli epilepsiGüncel · 2026

Yeni antiepileptik seçenekler

Senobamat, fenfluramin, kannabidiol ve ganaksolon gibi yeni ilaçlar dirençli epilepsi ve Lennox-Gastaut'ta seçenekleri genişletiyor.

Devamını oku

Haber özetleri hakemli yayın ve resmî açıklamalara dayanır; içerik Türkçedir.

Bu site yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. İçerikler tanı, tedavi veya reçete yerine geçmez; doktorunuzun bakımının yerini almaz.